Canlı Manzaralar Ruhlu Bedenler Olmalıyız / Etem Atlı
78229 | | | 25-12-2011

Diğer Yazarlar

Sendika olarak amacımız kamu çalışanlarının özlük haklarını korumak ve geliştirmek, toplumsal sorunlara çözüm üretme, çalışma alanımız olan eğitim çalışanlarının sosyal, kültürel ve özlük haklarının geliştirilmesidir.

Günümüzde küresel sermayenin uzantısı olarak emeğin hakkı yenilmektedir. Belki de bu anlamda en çok mağdur olan eğitim çalışanlarıdır.

Bugün, Hak ve Adalet Hz. Ömer tarafından dağıtılmamaktadır. Hak ve Adalet dağıtılırken, karar alma sürecine kim  baskıyı kurarsa, onlar haklarını  alacaklardır.

Biz eğitimciler, öğrencilerimize çözümde görev almayı öğretiriz. Zira biliriz ki, çözümde görev almayanlar, sorunun bir parçası olurlar. Bizler sorunların çözümü konusunda taraf olup, uygun koşul ve zamanlarda çözüm üretip, her türlü konuda hakkımızı almak için  mücadele etmeliyiz. Öncelikle eğitim çalışanlarının özlük hakları konusundaki sorunlarının çözümü için bir güç olarak, baskı grubu olmalıyız ve çözüm aramalıyız.

İnsan onuruna yakışır, hiç kimsenin mağdur olmadığı ve eğitim çalışanlarının hak ve özgürlüklerinin en iyi şekilde korunduğu bir düzen için toplumsal sorumluluk taşıyarak, duyarlı toplum olma yolunda mücadele etmeye devam edeceğiz.

Yaşanır bir toplum olmak için insanımızın bilgili, becerikli, ahlaklı ve donanımlı bir şekilde yetiştirilmelerini sağlamalıyız.

Eğitimciler olarak bulunduğumuz ortamda, iyilikleri artırma, kötülüklerle mücadele etme, “Sizin en hayırlınız, insanlara en faydalı olanınızdır” şiarıyla insanlara faydalı olmayı, doğruların yanında yer alıp, yanlışların düzeltilmesi için mücadele etmeyi; inanç, düşünce ve kültürel konularda hoşgörüye sahip olmayı amaç edinmeliyiz. İçimizdeki nefretlikleri ve düşmanlıkları değil, sevgileri ve dostlukları geliştirmeliyiz. Her zaman olaylara iyi taraftan bakmayı öğrenmeliyiz.

Yaşadığımız toplumda, insanlara hizmet bakımından kimimiz lokomotif, kimimiz vagon, kimimiz ray, kimimiz rayları tutan vidalar, kimimiz de raylar arasındaki çakıl taşları gibi olmalıyız. Trene bakanlardan  veya treni taşlayanlardan olmamalıyız.

Hizmet amacıyla bulunduğumuz ortamda canlı manzaralar, ruhlu bedenler, gecenin kandilleri, ilim pınarları, yükselen ağacın toprak üstündeki kökü olmalı, İbrahim’e su taşıyanları alkışlamalı, Nemrud’a odun taşıyanları alkışlamamalıyız.


Haksızlığa uğrayanı savunmayı, hak alma mücadelesinde kimseye haksızlık etmemeyi, hayatımızın en değerli şiarları arasına yerleştirmeliyiz. Adaleti tutkumuz, hakikati taassubumuz, zulmü düşmanımız, zalimi ise hasmımız olarak görmeliyiz. Hobimiz ve özel zevkimiz insana hizmet etmek olmalıdır.


Gecemizi güzelleştirirsek, gündüzümüz de güzel olacaktır. Her toplumda oturanlara göre yürüyenler, yürüyenlere göre koşanlar hızlı olarak adlandırılmaktadır.  Yarının koşanları olabilmek için bugün oturmayı bırakıp, yola düşüp yürümeye başlamalıyız.


Cadde olamazsan patika ol

Güneş olamazsan yıldız ol

Kazanmak ya da kaybetmek ölçü değildir

Sen her neysen onun en iyisi ol (Atilla-Hun İmparatorluğu).

Ayakkabım yok diye üzülüp oturmayı bırakıp, ayağı olmayıp da çoktan yola düşenleri artık görmeliyiz. Haklı mücadelemizde, haklarımızı alma konusunda topların sarsamadığı, toplu vuran yürekler olmalıyız…



Önceki Yazılar
1- Öğretmen Mehmet Akif İnan / Hıdır YILDIRIM
2- Mehmet Akif İnan'ın şiir anlayışı ve 'vefa' beyti / Hıdır YILDIRIM
3- Toplu sözleşme sürecine dair / Şenol METİN
4- Yeni Türkiye tescillenmiştir / Talat YAVUZ
5- Vefa/t yahut Eğitim-Bir-Sen'in taşra tarihi / Hıdır YILDIRIM
6- Kâğıttan kaplan tüccarlarına cevap / Celal DEMİRCİ
7- Şair, mütefekkir, sendikacı Mehmet Akif İnan / Hıdır Yıldırım
8- Müdürler müfettiş olunca! / Talat YAVUZ
9- Eğitim-Bir-Sen sadece sendika değildir / Şenol METİN
10- Sendikal mücadelede algılar ve gerçekler / Celal Demirci
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
Top