Hüzün ve Gurur / Abdurrahim Şenocak
78562 | | | 24-05-2014

Diğer Yazarlar

Soma’da hepimizi derinden yaralayan elim kaza gerçekleşti. Hem oradaki acıyı, dramı yerinde görmüş biri olarak hem de bu acımızın içinden dersler çıkararak böyle bir yazıyı kaleme alıyorum. Öncelikle tüm milletimizin başı sağolsun.

 

Yazının başlığını özellikle hüzün ve gurur koydum. Diyeceksiniz ki böyle bir acıdan gurur nasıl çıkar. Buna en güzel cevabı son yüz yirmi yılın en büyük sel felaketini yaşayan Bosna’da selden kurtarılmış yaşlı bir amca veriyor: “Yavrum, Türkiye’den bir haber var mı? O madende  kaç çocuğumuz şehit oldu?"

 

Bunların ötesinde insanlık adına gurur duyulacak fotoğraflar vardı. Kurtulduğu halde arkadaşlarını kurtarmak için madene tekrar girip şehit olanlar ve yaşadıkları acıyı onurlarıyla karşılayan aileleri gördük. Böyle bir acı karşısında ülkemizin her tarafında insanımızın tek yumruk, tek yürek oluşunu gördük. Uzak coğrafyalarda Mısır zindanlarından Mursi’nin dua ve taziye mesajı, diğer milletlerden gelen mesajlar içinde bambaşka bir anlam taşıyordu. Filistin'de Başbakan Haniye'nin şehitlerimiz için binlerce kişiye kıldırdığı gıyabi cenaze namazı ve irat ettiği Cuma hutbesinde arkasında kadraja sığdırılmış Türk bayrağı... Günlerce uyumayan, her yere yetişmeye çalışan, umuduyla, heyecanıyla kederi ve gözyaşıyla Somalıların yüreğinde can suyu olan bir bakan ve iki bakan yardımcısı gördük orada. Daha burada sayamayacağım nice örnek vardı. Maalesef bütün bunlara rağmen acılarımızı çoğaltan, dilimize beddua gibi oturan başka fotoğraflar da vardı. Bu elim olaydan siyasi rant devşirmeye çalışan provokatörler, yazarlar ve siyasiler yine her zamanki sapkınlıklarıyla kâh medyanın köşe başlarında göründüler, kâh sokakları terörize etmeye çalıştılar.

 

O büyük depremde Yalova’da müteahhitlere yöneltilen tepki, bu defa,  asıl sorumlular ortadayken inadına hükümete yöneltilmeye çalışılıyor. Bir hanım gazeteci(!) yitirdiğimiz canlara "ne şehittir ne gazi" diyecek kadar küstahlaşıyordu. Yılmaz Özdil denen adam şehit emekçilerimizden bahsederken, AK Parti mitinglerine gidip oy verdiler, bunlara müstahak diyordu. Ali Ünal da, helak oldular diyerek Hocasının bedduasının tuttuğunu ima ediyor; hiç sıkılmadan madendeki gözyaşı üzerinden teolojik kıyaslar yapıyor, zırva tevil götürmez kabilinden tabii ki...

 

Bazı kadınlar başlarına birer örtü örtüp madenci eşi kılığına girerek BBC televizyonuna yalan ve kışkırtıcı demeçler veriyordu. Birisi, Başbakan beni yumrukladı diyor; ertesi gün verdiği röportajda Başbakan beni korudu aslında diyordu. Kışkırtılmış marjinaller molotoflarıyla polis yakmaya kalkışıyordu. Birileri çıkıp utanmadan "Somali olsa giderdiniz" diyordu. Rabia işaretiyle Soma arasında eleştiri köprüleri kuranlar da oldu.

 

"Olimpos Dağı’nın çocukları, Hira Dağı’nın evlatlarını asla kabullenemeyecektir" diyordu Cemil Meriç. Biraz önce verdiğimiz örneklerde ‘Mısır’dan, Bosna'dan, Suriye'den, Somali'den, Arakan'dan bize ne’ diyerek acıları ve ölümleri yarıştıranlar, aslında bu saydıklarımızın hepsinin aynı muhitin çocukları olduğunu, yani aynı medeniyete mensup olduklarını asla idrak edemeyeceklerdir.

 

Bu anlaşılması zor tepki ve davranışların arka planında, içinden geldiği bütün medeniyet kodlarından kopuk, sadece öteki üzerinden kendini tanımlamaya çalışan, öfkelerini akıllarının önüne geçiren bu insanlarla birlikte yaşıyoruz.

 

Islah edicilerle ifsad ediciler arasında mücadele biteviye sürecektir. Anadolu insanı aklıselim ile ülkesinin ve insanının yanında duracaktır.

 

Şu anda bir taraftan yıkılan yuvalar ve arkasında kalan insanların acılarını, hüzünlerini iliklerimde hissederken, bir yandan da Bosna’daki ihtiyar amcanın, Filistin'deki Haniye’nin, Mısır zindanlarındaki Mursi’nin ve necip milletimizin duruşunun gururunu yaşıyorum.

Allah bir daha bayraklarımızı yarıya indirtecek acılar yaşatmasın. 

Önceki Yazılar
1- Öğretmen Mehmet Akif İnan / Hıdır YILDIRIM
2- Mehmet Akif İnan'ın şiir anlayışı ve 'vefa' beyti / Hıdır YILDIRIM
3- Toplu sözleşme sürecine dair / Şenol METİN
4- Yeni Türkiye tescillenmiştir / Talat YAVUZ
5- Vefa/t yahut Eğitim-Bir-Sen'in taşra tarihi / Hıdır YILDIRIM
6- Kâğıttan kaplan tüccarlarına cevap / Celal DEMİRCİ
7- Şair, mütefekkir, sendikacı Mehmet Akif İnan / Hıdır Yıldırım
8- Müdürler müfettiş olunca! / Talat YAVUZ
9- Eğitim-Bir-Sen sadece sendika değildir / Şenol METİN
10- Sendikal mücadelede algılar ve gerçekler / Celal Demirci
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
Top