Bir Olmanın Sırrını Keşfetmek
76674 | | | 25-03-2015

Atilla OLÇUM

Bizim hayatımız, mazinin derinliklerinden istikbale doğru akan bir nehirdir. İstikbalimizi, maziden aldığımız güçle bugünkü yaptıklarımız inşa edecek. Bu yüce davanın kurucusu olan Mehmet Akif İnan ağabeyimizin arkadaşları ile beraber attığı tohum, bu teşkilatın binlerce yöneticisi ve yüz binlerce üyesinin azimle çalışmaları sonucunda önce bir fidan, sonra bir çınar olmuştur. Geldiğimiz noktanın ötesine geçmek, sınırları aşmak ve kadim medeniyetimizin bizden beklediği sorumluluğu bihakkın yerine getirmek durumundayız. 

 

Allah’a çok şükür ki, fikrimiz ve inancımızdan dolayı farklı muamelelere tabi tutulduğumuz günler geride kalmıştır. Gelinen bu nokta, sorumluğumuzu daha da artırmıştır. Zira dava, müntesiplerinin omuzlarında yükselir. Bir davanın sancısını gönlünde hissetmeyen, onu ne tanır ne de sever. Bu hakikatten hareketle sendikal anlayışımız, insanımızın manevi değerlerinin hayat hakkı için onların ızdırabının her daim demi olmuştur. Çünkü inançla bağlantısı olmayan sadece maddi ve dünyevi olarak meydana gelecek her hareket noksan ve aldatıcıdır.

 

Eğitim-Bir-Sen olarak, sendikal anlayışımız, çalışanın hakkını korumaya, onu güçlü kılmaya, ezdirmemeye, itibarını yükseltmeye yönelik politika, strateji ve uygulamaları hâkim kılmayı merkeze alan bir anlayıştır. Bunu yaparken de, sadece eleştiren değil, çözümler üreten bir sendikal anlayışla da diğer sendikaların çatışma, tahrip etme ve yıkmaya endeksli çalışmalarından ayrılarak hak talebinde bulunduğumuz merciin doğrularına değil, yanlışlarına tepki gösterir; talebimizi, beklentimizi bilimsel ve hukuki gerekçelerle ortaya koyup hak arama mücadelemizi demokratik yollarla gerçekleştiririz. Modası ve son kullanma tarihi çoktan geçmiş köhne ideolojilere saplanıp kalanların yaptığı gibi, milletimizin değerleri ve inançlarıyla kavga etmeyiz. Milletimiz ne isterse onun hayata geçmesi, uygulanması için her türlü mücadeleyi herkese karşı korkmadan, yılmadan, sonuç alıncaya kadar veririz.

 

Bizim sendikacılığımız ahlakın kalbine sorumluluk duygusunu da koymak demektir. Çünkü sorumlu olduğumuz için hürüz. Bu millet artık parya muamelesi gören bir millet değildir. Sendikal anlayışımız, büyük Türkiye’nin inşası hususunda her türlü olumlu faaliyete ‘evet’ demek erdemiyle anlam kazanır. Bu ülkeye ve insanına olan inancımız, basit aklın ürettiği menfaatlerin dışında hatta menfaatleri, menfilikleri boğan bir ruh faaliyetidir.

 

Hak ve hukukun, adaletin tecelli ettiği bir iklimi var etme derdindeyiz. Haddini aşan her şey zıddına  inkılâp eder. Bu yüzden zulme ve haksızlığa karşı sadece ülkemizin değil, bütün mazlum coğrafyaların; Kudüs’ün, Mısır’ın, Arakan’ın, Suriye’nin, Doğu Türkistan’ın da yürek sancısını duyanlarla birlikte nabzı atan bir sendikacılığı yaşatma derdindeyiz.

 

Bu millete fert fert aynı nazarla bakıp bu coğrafyadaki kardeşliğin tesisi hususunda da gayret sarf eden bir sendikal anlayışla hareket edeceğiz. Çünkü bir olmak sırrını yakalamadan diri de olamayız, güçlü de, büyük de olamayız. Bu milleti, bu coğrafyayı “aziz-i vakt” haline getirmenin sırrı, yeniden büyük Türkiye ideali, bu vahdet şuurunda saklıdır. Toplu vurunca yüreklerin onu topun tüfeğin bile sindiremeyeceğini biliriz.

 

Bizim yolumuz insanlığa çıkar. İnsanı merkeze alan bu anlayış, insana ait hakların kazanımı mücadelesinde de bize itici güç olmuştur. Türkiye genelinde yaptığımız her türlü eylemi yeniden doğmak için yapmışızdır, çünkü biz kendimizi insan olarak bir tohum gibi ekmişiz sonsuzluğa…

 

Milletimizin refahı, devletimizin daha adil, şeffaf, güçlü ve özgürlükçü olması için yapılan bütün faaliyetlerin başarıya ulaşması için yalnızca elimizi değil, gövdemizi taşın altına sokmak, temsil ettiğimiz davaya ve üyelerimize karşı sorumluğumuz ve görevimizdir. Bu yolda yorulmayacağız, yılmayacağız, bıkmayacağız; yüreğimizin keskin tarafı kın yüzü görmeden, dinlenmeden, ruhumuzu, bedenimizi hantallaştırmadan bitip tükenmez bir enerjiyle çalışacağız, çalışmaya ve mücadeleye devam edeceğiz.

 

Sendikamızın kuruluşundan bu yana emek veren, destek veren herkese, soylu adlar bırakıp ahirete göçenlerimize selam olsun. Yeni ufuklar için çıktığımız bu yolculukta Allah yar ve yardımcımız olsun. 

Önceki Yazılar
1- Aydınlıkta kaybedileni karanlıkta aramak
2- Vesayetin esaretinden milletin hakemliğine
3- İstiklâl ve istikbâl mücadelemiz
4- İLKSAN iflası seçti, üye de seçimleri pas geçti
5- Yeni anayasa, yeni müfredat
6- Eylem ve söylem estetik bir mahiyet kazanınca
7- Büyük buluşmanın coşkusuyla yürüyüşümüz devam edecek
8- Yarınların tohumunu yüreklere serpmek
9- Bir başarısızlık hikâyesi: İLKSAN
1
Top