Seçimin ardından / Talat YAVUZ
78538 | | | 10-06-2015

Diğer Yazarlar

Ülkemiz bir seçim sınavından daha geçti. Seçim sonuçlarının, ülkemizin yararına olduğunu söyleyene pek rastlamadım. İlk heyecan geçtikten sonra, “Şimdi ne olacak” sorusu, “Neden böyle oldu” sorusunun önüne geçmiş durumda. Sevinenler de dâhil bir tedirginlik hali mevcut.

 

Yeni bir döneme girdiğimiz kesin. Bizler, bir sivil toplum kuruluşu olarak, siyasilerin yapması gereken sorguyu yapacak değiliz. Merak eden ve ihtiyaç duyan olursa, fikir ve tespitlerimizi paylaşırız.

 

Son yıllarda elde ettiğimiz kazanımların ne ölçüde kalıcı ve sağlam toplumsal sahiplenmeye dönüştüğünü önemseriz. Milletimizin değerlerine saygı duymayan ve ülkemizin kaynağını ayrıcalıklı sınıflarla paylaşan yönetim anlayışından ne kadar uzaklaşıldığı bizim için hayati önem taşır.

 

Kamuda, üniversitede ve ortaöğretimde serbest kıyafet özgürlüğü, imam hatiplerin geleceği, seçmeli dini dersler, katsayı zulmünün geri dönmemesi, bizim için varlık sebebimiz olmaya devam edecektir.

 

Son yıllarda birçok yasağın kaldırılmasına, yönetim zihniyetinin değişmesine rağmen demokrasimiz henüz oturmamış bir ülkedir. İktidar değişimi seçimle olmasına rağmen, en temel haklarımız konusunda, her defasında tedirginlik yaşanıyor olması, millet olarak üzerinde kafa yormamız gereken en önemli husustur. Yıllardır; “Yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç var” diye haykırışımız bundandır.

 

Herkesi farklılıklarıyla kabul eden ve rahatlatan; millet olarak hep beraber, bütün farklılıklarımız ve önceliklerimizle uğrunda beraber koşabileceğimiz ortak ideallere sahip olmadıkça, dünyaya hâkim güçlerin oyuncağı olmaktan kurtulamayacağız. Yaşadığımız olumsuzluklar karşısında, bütün kesimleriyle aynı tepkiyi veremez durumda oluşumuz, yeniden büyük millet olma yolunda daha alınacak çok yolumuz olduğunu gösteriyor. Korkularından arınmış, kendisi gibi düşünmeyeni yok etmeye çalışmayan, adaleti önce başkası için isteyerek yeri geldiğinde bunun için bedel ödeyen, kendi güven ve huzurunun, karşısındakinin güven ve huzuruna bağlı olduğunu bilen yeni bir nesil yetiştirmeliyiz.

 

Fikirleri ve idealleri olanların yürüyüşü bitmez. Biz türkümüzü söylemeye devam edeceğiz. Testi kırıldıktan sonra uyaran olmamayı ilke edinerek bugünlere geldik. Her şey yolundaymış gibi görünürken eleştirmenin kıymetine inanırım. Bu yüzden sık sık; “Rotasyonu bir cezalandırma aracı olarak görmeyin, sistemle sürekli oynamayın, temel lise değil, süper dershane getiriyorsunuz, sınav ücretlerindeki adaletsizliği kaldırın, okul normlarını güncelleyin ve insanları mağdur etmeyin, eğitimde önümüzü görebileceğimiz bir sakinlik oluşturun, okullarımızın ekonomik problemlerini çözün, öğretmenleri tahsildar durumuna düşürmeyin, ek ders ücretlerimizi artırın, kurslarla ilgili düzenlemeyi geciktirmeyin, bütün okullara sahip çıkın…” uyarılarında bulunduk.

 

“Hak ve adaletten ayrılmayın, şehirlerimizi kültürümüze uygun dizayn edin, plaza ve AVM kültüründen vazgeçin, zenginlerle iş tutarak halkınıza tepeden bakmayın, seçim ekonomisi yapmıyoruz ilkesini abartarak, asgari ücreti, maaş artışını, emekli ikramiyesini, enflasyon farkını, vergi dilimi mağduriyetini unutmayın” diyerek uyarılarımıza devam edeceğiz. Söyleyecek çok sözümüz var ve söylemeye devam edeceğiz. 

Önceki Yazılar
1- Öğretmen Mehmet Akif İnan / Hıdır YILDIRIM
2- Mehmet Akif İnan'ın şiir anlayışı ve 'vefa' beyti / Hıdır YILDIRIM
3- Toplu sözleşme sürecine dair / Şenol METİN
4- Yeni Türkiye tescillenmiştir / Talat YAVUZ
5- Vefa/t yahut Eğitim-Bir-Sen'in taşra tarihi / Hıdır YILDIRIM
6- Kâğıttan kaplan tüccarlarına cevap / Celal DEMİRCİ
7- Şair, mütefekkir, sendikacı Mehmet Akif İnan / Hıdır Yıldırım
8- Müdürler müfettiş olunca! / Talat YAVUZ
9- Eğitim-Bir-Sen sadece sendika değildir / Şenol METİN
10- Sendikal mücadelede algılar ve gerçekler / Celal Demirci
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
Top