Kararlı mücadeleyle güçlü Kazanımlar
77719 | | | 06-10-2015

Ramazan ÇAKIRCI

“Bir gemi doğuya gider, biri batıya, esen aynı rüzgârla. Hangi yöne gidebileceğini belirleyen rüzgâr değil, yelkendir” tespitinde bulunur ABD kökenli sanatçı  Ella Wheeler Wilcox.

Türkiye’de başta eğitim gündemi olmak üzere, sendikal ve sivil toplum faaliyetlerinde öncü olan, belirleyici olan en büyük örgütlü yapısıyla Eğitim-Bir-Sen teşkilatıdır.

Eğitim-Bir-Sen, yeni kazanımlar üreterek, erdemli sendikal yolculuğunu sürdürerek, masada etkin duruşuyla, gerçekleştirdiği temaslarla kasanın açılmasının yolunu sağlamış ve kazanımlara yelken açmıştır. Gerek sendikal özgürlüklerin teminat altına alınması gerek genel bir sendikal tanımlama olan “ortak hak ve menfaatlerin korunması, geliştirilmesi, artırılması” noktasında temel bir paradigma oluşturarak sendikaların armadası olan Eğitim Bir-Sen, 3. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde de proaktif bir duruş sergileyerek hak arama mücadelesinde etkinliğini bir kez daha perçinlemiştir.

Eğitim-Bir-Sen, kuruluşundan bugüne kadar insanlığın sorunlarını önemseyerek çözüm odaklı bir perspektifle hareket etmiştir. Bu perspektif, 350 binden fazla eğitim çalışanının Eğitim-Bir-Sen’i tercih etmesini sağladığı gibi modern ve öncü sendikacılığı uygulamayı başarmış, 350 bin üyesinin yanında tüm eğitim çalışanları adına da kazanım üretme sorumluluğu yüklenmesini sağlamıştır. Bu bağlamda Eğitim-Bir-Sen, eğitim çalışanlarının sosyal, kültürel, özlük ve ekonomik haklarını iyileştirmek için çalışanlarımızın vermiş olduğu yetkiyle, etkili bir şekilde mücadele ederek bugüne kadar yüzlerce kazanıma imza atmıştır. Yıllarca yetkili olan sendikaların eğitim çalışanlarımızın sosyal ve ekonomik haklarına yönelik hiçbir kazanımından söz edemezken, yetkiyi aldığımız ilk yıldan beri eğitim çalışanları adına destansı kazanımlar elde ettik. Bu kazanımlardan en önemlisi, sendikacılık tarihindeki dönüm noktalarından biri olan kamu görevlilerinin toplu sözleşme hakkını elde etmiş olmasıdır.

Kamu sendikacılığının toplumsal bir olgu olarak yerleşip kökleşmesinin başlıca merkezlerinden ve uygulayıcılarında biri olan Eğitim-Bir-Sen, bütün eğitim çalışanlarına insan onuruna yaraşır bir hayat düzeyi sunmak için, elverişli ücret ve sosyal yardımlar sağlamaya dönük ücret sendikacılığı yanında, daha iyi çalışma şartları sağlama, mesleki saygınlık kazandırma ve hayata dair diğer sorunları sendikal faaliyetler kapsamına almak suretiyle hizmet sendikacılığını hayata geçirmiştir. Eğitim-Bir-Sen bu sendikal anlayışla, sosyal adaletin sağlanması, gelir dağılımı adaletsizliğinin giderilmesi, çalışma şartlarının iyileştirilmesi, istihdam kalitesinin yükseltilmesi başta olmak üzere çalışma hayatına çok önemli katkılar sunmuştur.

2016 ve 2017 yıllarını kapsayan 3. Dönem Toplu Sözleşmesi’nde, daha önceki iki dönemde olduğu gibi bu dönemde de kazanımların tamamı genel yetkili sendika olan Eğitim-Bir-Sen’e aittir. Bu kazanımları, her ne kadar sağımızdaki ve solumuzdakiler görmezlikten gelseler de, eğitim çalışanlarımız iyi bilmektedir. Bu malum sendikacıların hâl-i pürmelâlini halk arasında meşhur olan şu söz ne de güzel özetliyor: Kedi uzanamadığı ciğere murdar dermiş. 9 yıl buyunca masadan eli boş dönenler, kazanımlarımızı gölgelemeye, itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Kazanımlarımızın itibarsızlaştırılmasına, emeğimizin değersizleştirilmesine asla fırsat vermeyiz. Kazanım adına ne varsa her şeyin altında bizim imzamız var. Özgürlük noktasında sayısız kazanımımız var. Bugün Türkiye normalleşiyorsa; kazanımların altında ya yerimiz ya terimiz ya da imzamız var. Biz eğitim çalışanlarımızın haklarını daha iyi hale getirmek için mücadele verirken, malum sendikaların tek sermayesi iftira olmuştur. Sermayesi iftira ve itibarsızlaştırma olanların ruh hali tıpkı “müflis tüccarlar” gibidir. Eğitim çalışanlarımıza verecekleri hiçbir şeyleri yoktur.

Mevlana “İki şey mühimdir: Birincisi okyanus gibi bol haysiyet. İkincisi elif gibi dimdik şahsiyet!” diyor. Bu ilkeleri kendilerine şiar edinen Eğitim-Bir-Sen teşkilat mensupları olarak hem kazanımlarımızın itibarsızlaştırılmasına fırsat vermeyeceğiz hem de bütün eğitim çalışanlarımızın haklarını, hukuklarını koruyacağız, değer üretmeye devam edeceğiz.

Kamu görevlilerinin 2016-2017 yıllarındaki mali ve sosyal haklarının belirlendiği üçüncü dönem toplu sözleşme görüşmelerine vizyoner bir çalışma yaparak masaya gittik. Başta üyelerimizin talepleri ve tüm eğitim çalışanlarımızın beklentileri olmak üzere gerçekleşen veya bugün itibarıyla ortaya çıkan ekonomik ve sosyal verileri dikkate alarak teşkilatımızdan gelen mali, sosyal ve özlük haklarına ilişkin talepler doğrultusunda kamu görevlilerinin sorunlarıyla ilgili teşhisleri koyarak, yapmış olduğumuz teknik ve istişari nitelikteki toplantılarla bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerini teklif haline çevirerek kazanımlara dönüştürdük.

Geçmiş yıllardaki toplu görüşme süreçlerinde masaya yetkili sendika sıfatıyla oturan iki sendika eğitim çalışanlarına münhasır mali ve sosyal hak kapsamlı tek bir kazanım bile elde edememişken, Eğitim-Bir-Sen yetkili olduğu dönemde gerçekleşen üç toplu sözleşmede eğitim çalışanları için önemli kazanımlar elde etmiştir. İmzaladığımız son toplu sözleşme rakamlarıyla birlikte en düşük öğretmen maaşı Ocak 2016 tarihi itibarıyla 2.515 TL; en yüksek öğretmen maaşı 3.503 TL olmuştur. Bu toplu sözleşme sadece öğretmenleri değil memur, hizmetli ve tüm eğitim çalışanları için ciddi kazanımlar getirmiştir.

Eğitim çalışanlarının verdiği güçle yeni kazanımlarla güçlenerek yolumuza devam edeceğiz. Teşkilatımızın liderleri başta olmak üzere her görevlisini, sahaya çıkarak hem kazanımlarımızı anlatmaya hem de teşkilatımıza üye olmayı bekleyen eğitim çalışanlarına davetimizi ulaştırmaya, onları soylu mücadelemizle buluşturmaya davet ediyorum.

Sözün özünü şairin hitabıyla noktalıyorum:

Mahzenlerde beklemek ziyan artık, yiğidim

Fecr-i sâdık vaktidir; uyan artık yiğidim

Ateşlere girsen de, dayan artık yiğidim

Hakikate dönüyor rüyan artık, yiğidim

 Buzlar çözüldü; kıştan kuru bir ayaz kaldı

Ufka bir bak yiğidim; inkılâba az kaldı.

 

Önceki Yazılar
1- Uluslararası sempozyumumuzun ardından
2- Sabır, dayanışma, direniş, kararlılık, alın teri...
3- İlimle yönetemeyen, zulümle yönetir
4- İyilik örgütlü gücümüzle kazanacak
5- Gelecek sizinle daha iyi olacak
6- Truva atı ya da beşinci kol faaliyetleri
7- Bir halk destanı: 15 Temmuz
8- Gelecek günler daha güzel olacak
9- Türkiye Buluşmamızda yapay sınırları aştık
10- Öze yeni bir yolculuk zamanı
1 2 3 4 5 6
Top