1 milyon sevdadır bizimkisi
76697 | | | 22-10-2015

Latif SELVİ

 

Bugün dünden, yarın bugünden daha iyi olmalıdır.

İki günü birbirine eşit olanın zararda olduğunu söyleyen inanç değerlerimizden hareketle geliştirdiğimiz çalışma anlayışı, bizi topluma yeni ufuklar kazandırma noktasında durmaksızın çaba göstermeye mecbur ediyor. Mecburiyet sadece sosyal rol ve statünün bizce pek önemli olmayan ritüellerinden değil, doğrudan inancımızı yaşama gereğindendir. Mümince yaşama hassasiyetinin varoluşsal mecburiyeti.

 

Bizim sendikacılığımız, temsil ettiğimiz çalışanların özlük ve sosyal hakları için mücadele etmekle beraber, ait olduğumuz medeniyeti ve Türkiye gerçekliğini gözetmek durumundadır. Kazancımız ülkenin kaybetmesine neden olacaksa, hiç olmasın. Türkiye’nin kazanımı asıl önceliğimizdir; hep böyle oldu, böyle olacaktır. Türkiye’yi medeniyet havzamızın öncü, örnek coğrafyası yapmak, hedefimizdir.

 

Her birimiz bu kutlu davaya el ve omuz vermek, katkıda bulunmak, destek olmak zorundayız. Söz konusu eğitim meselesi olunca bu gerçeğin önemi iki kat artar. Çünkü bir toplum kendisini eğitimle kurar. Bilgi, kültür ve felsefi temellerini eğitimle atar. Büyük Türkiye idealini felsefe, ruh ve idealden yoksun bir eğitim camiası ve anlayışıyla sürdürmenin imkânı yoktur. O nedenle, toplumda umudu büyütmek, bilgiyi, düşünceyi, araştırmayı çoğaltmak ve teşvik etmek istiyorsak, eğitim meselesine, eğitim camiasının birliğine, dayanışmasına azami önem vermeliyiz. Onun için münferit hareket etme lüksümüz yoktur. Eğitim çalışanlarının bir olması, sorunlarını birlikte tartışıp, çözüm önerilerini paylaşmaları, bizi millet kılan bilincin canlılığı, diriliği adına hayati önemdedir.

 

“Bizimle mi olacak?” diyenler, ilgisiz bir edilgenlik içindedir. Doğru yaklaşım, “Benimle olacak” diyebilmektir. Bizim güç birliğimiz, sayısal olarak da güçlü olmamız içindir. Sayısal çokluk ilk referans noktası, ilk göstergedir. Ancak ‘güç’ kavramını sadece sayısal çoklukla anlayanlardan değiliz, olmayacağız. Çoğaldıkça çözülen kimi yapılar asıl gücün kemiyette değil, keyfiyette olduğunu bize göstermiştir. Bizim birlikteliğimiz, bir medeniyet yürüyüşüdür, hayırlarda yarıştır. Biz ülkemize, ülkemiz insanlarına, ulaşabildiğimiz ölçüde bütün mazlum coğrafyalara esenlikler, muştular taşıyoruz.

 

Biz geniş bir aile ve kardeşler topluluğu olmak, birlikte elde ettiğimiz hakların yanında dostluğu, arkadaşlığı, yakınlığı, samimiyeti artırmak istiyoruz. Bu anlamda 350 bin üye çıtasını aşmış bir Eğitim-Bir-Sen ailesi olarak, hem eğitim sorunlarını yakından izliyor, sorunların çözümü için çaba gösteriyor hem de canlı, etkin katıldığımız toplumun öncüsü, aktif dinamiği oluyoruz.

 

Bu duyarlılığa sahip kardeşlerimizle 23 yıldan beri yolumuza devam ediyoruz. Çok mesafe kat ettik. Birçok sıkıntıyı birlikte göğüsledik. Eğitim-Bir-Sen ve bağlı bulunduğumuz Memur-Sen Konfederasyonu olarak, zor yıllarında hep Türkiye’nin, insanımızın yanında olduk. Onlara yılmamayı, inanmayı, direnmeyi, umut etmeyi söyledik. Sıkıntıları birlikte aştık. Bugün ülkemizin tekrar kaosa sürüklenmek istendiği bir dönemde, duruşunu istikrardan, milli iradeden yana çok net ortaya koyduk.

 

Bizim birliğimiz bir anlamda bütün bir Türkiye’nin birliği, milletin birliğidir. Vesayet odaklarına karşı kenetlenmenin, bütünleşmenin, ayrılıp dağılmamanın vaktidir. Ayrılıp dağılırsak gücümüz, nusretimiz elden gider.

 

213 kazanıma imza attığımız 3. Dönem Toplu Sözleşme’den hemen sonra, yeni kazanımlar için yeni hedefler belirledik. Dostluk, arkadaşlık yeni kazanımlarımız olsun istiyoruz. Yeni dostlar, arkadaşlarla birlikteliğimiz daha anlamlı, daha coşkulu olsun istiyoruz. Toplu sözleşme kazanımlarından sonra yeni gönüller, yeni heyecanlar, yeni soluklar kazanmak istiyoruz. Bu kazanımlarla, çözülmeden çoğalacak, Büyük Türkiye yürüyüşüne daha bir kararlılıkla devam edeceğiz. Çünkü çoğalmak bizde berekettir.

 

“Öncü Medeniyet, Güçlü Sendika, Büyük Türkiye, Hedef 1 Milyon Üye” sloganıyla yeni dönem üye kampanyamızı başlatmış bulunuyoruz. 81 iliyle bütün Türkiye’yi geziyoruz. Gittiğimiz her yerde büyük bir canlılık, heyecan ve dirilik görüyoruz. Arkadaşlarımız, temsil ettiğimiz misyonun ve vizyonun farkında olarak aktif ve coşkulu bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Buradan emek veren herkese teşekkür ediyor, başarılar diliyorum. 

Önceki Yazılar
1- Performans taslağı ve eğitimin geleceği
2- Kudüs zorbaların işgaline teslim edilemez
3- Sisler içinde sınav sistemi aranmaz
4- Helal kazançtan ne anlamalıyız
5- Küresel dünya düzenine niçin katlanmamalıyız
6- 16 Nisan'dan ne bekliyoruz?
7- Müzakere kültürü
8- Balkan tecrübesi ve gelecek paydaşlarımız
9- Duvarları aşmak
10- Malezya izlenimleri ve düşündürdükleri
1 2
Top