Kudüs
78880 | | | 29-12-2015

Talat YAVUZ

 

    

Kudüs, ilk kıblemiz, peygamberler şehri, göğe açılan kapı, mahşer günü toplanma merkezimiz. İnsanlığın Hz. Âdem’den beri aktığı, her metrekaresi şehit kanı ve sahabe gözyaşı ile sulanmış, peygamberlere ev sahipliği yapmış, işgaller yaşamış, kıyımlar görmüş mübarek belde. Yine işgal altında ve garip kalmış. Müslümanları bekliyor, sahip çıkılmayı bekliyor.

İşgalci İsrail’in insanlık dışı zulmü sınır tanımıyor. Artık sivil halkı da silahlandırmışlar ve tehlike anında vur emri verilmiş. Onların tehlike dediği, tamamen bir yargısız infaz süreci haline dönüşmüş. Kardeşlerimiz bir bir toprağa düşüyor. Siyonistler tarih boyunca huzur bulmamış ve dünyaya huzur vermemişler. Müslüman mezarlıklarının üzerine müze, bar, otel yapmışlar. Yüksek tepeleri işgal ederek yerleşim yerleri kurmuşlar. Filistinlileri istedikleri yerden atmışlar.

Mescid-i Aksa’nın altına tüneller kazmışlar. Camileri bölmüş, Sinagog yapmışlar. Burak Duvarı’nı ağlama duvarına çevirmişler. Uydurdukları yalanlarla kazı alanları belirlemişler. Adım adım Mescid-i Aksa’yı tamamen yıkarak, yerine hayal ettikleri tapınağı yapmak için fırsat kolluyorlar ve ellerine geçen her fırsatta bir adım daha ilerliyorlar.

Müslümanlar için üç kutsal mescitten birine, elleri sürekli tetikte, korkak Yahudi askerlerinin kontrolünde girmek gerçekten çok acı. Havaalanında giriş-çıkışlarda yaptıkları yetmezmiş gibi adım başı kontrol noktası ve adım başı tahrik. Mescide girişleri belirli zaman dilimlerine ayırmışlar. Yatsı namazından sabah namazına kadar tamamen kapalı tutuyorlar. En küçük bir olayda, ilk yaptırım, girişleri kapatmak oluyor. İsrail’in zulmü anlatmakla bitmez.

Tarih boyunca Kudüs’e hâkim olmak, güç ve kudretin ifadesi olmuş. İsrail, arkasına aldığı güçle bugün yaptığı çılgınlığın bedelini bir gün mutlaka ödeyecektir. İslam âlemi, Kudüs’e her zamankinden daha çok sahip çıkmalıdır. Filistin davasının sembol isimlerinden Şeyh Ahmet Yasin’in, “Allahım, ümmetin suskunluğunu sana şikâyet ediyorum” feryadını yüreklerimizde daha derinden hissetmeliyiz.

Neler yapılıyor, neler yapılabilir? Bugün birçok vakıf, dernek, sivil toplum kuruluşu önemli çalışmalar yapıyor. İslam eserleri korunmaya çalışılıyor. Yapılması gereken en önemli iş, Kudüs ziyaretlerine daha çok önem vermek ve ziyaretçi sayısını artırmaktır. Kampanyalar düzenlenmelidir. Okullarda yarışma ödülü olarak, Kudüs ziyareti belirlenmelidir. Kudüs konulu yarışmaların sayısı artırılmalıdır. Gençlerimizi yeniden Kudüs ruhu ile eğitmeliyiz. Bu yönde çalışma yapan Burak Derneği ile irtibata geçilerek tecrübelerinden mutlaka yararlanılmalıdır. Mescid-i Aksa’nın özgürleşmesini, ümmetin onur meselesi olarak görmeliyiz.

Mescid-i Aksa’nın otuz beş yıllık imamı her şeye rağmen umudunu kaybetmemiş: “Eskiden sabah namazlarını on beş yirmi yaşlı cemaat ile kılardık, şimdilerde daha iyiyiz. Türkiye’deki siz eğitimcilere çok iş düşüyor. Sizi, kendi halinize bırakacaklarını sanmayın. Bunlarla barış olmaz, bunlar sadece güçten anlarlar. Bu zulüm bir gün bitecek, yeniden Selahattin Eyyubilerin fetih ruhu hâkim olacak. Atalarınız burayı dört yüz elli sene yönetti.”

Bir Filistin atasözü paylaşıyor son olarak: “Eğit gençleri, yönet şehirleri.”

Evet, şimdi yeniden adanma ve eğitme vaktidir. 

Önceki Yazılar
1- Öğretmen Mehmet Akif İnan / Hıdır YILDIRIM
2- Mehmet Akif İnan'ın şiir anlayışı ve 'vefa' beyti / Hıdır YILDIRIM
3- Toplu sözleşme sürecine dair / Şenol METİN
4- Yeni Türkiye tescillenmiştir / Talat YAVUZ
5- Vefa/t yahut Eğitim-Bir-Sen'in taşra tarihi / Hıdır YILDIRIM
6- Kâğıttan kaplan tüccarlarına cevap / Celal DEMİRCİ
7- Şair, mütefekkir, sendikacı Mehmet Akif İnan / Hıdır Yıldırım
8- Müdürler müfettiş olunca! / Talat YAVUZ
9- Eğitim-Bir-Sen sadece sendika değildir / Şenol METİN
10- Sendikal mücadelede algılar ve gerçekler / Celal Demirci
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
Top