Davamızdaki samimiyet yetkimizdeki mahiyettir
16104 | | | 06-06-2016

Şükrü KOLUKISA

 

Güç diriltir, zafiyet öldürür, kabiliyetsiz güç zehirler.

Bir şey zirveye ulaştığında en yalanla en gerçek iç içe geçer. Zirvede ince zarlar arasından kayıp yörünge kaybetmek daha kısa mesafede gerçekleşir. İstikamet için en geçerli yol; vakar, düstur ve sabırdır.

Yokluğun imtihanı dert ile varlığın imtihanı zevk iledir. Yoklukta derdini zevk edinmek insanı idealizme, varlıkta zevkini dert edinmek insanı Makyavelizm’e sürükler.

Değişim, zamanın kaçınılmaz cilvesidir; doğru istikamet tutanları teskin ve terbiye ile kâmil, yanlış tercihte bulunanları ise tahkir, tezyif ile tasfiye eder. Zamanın ruhunu okumayı bilenler mekâna hâkim olur, dilini evrensele, istikametini ufka oturtur.

Tarihin geleceği haber verdiği, geleceğin de tarihten beslendiği günlerden geçiyoruz. Bu geçiş kafilesinde olan inananlar için zafer sadece ilahi bir takdir, sefer ise insan olmanın asgari şartıdır. Tarih şahittir ki, seferi olmayanların zaferi de olmamıştır. Bugünkü başarı tablosu bu kafileyle seferde olan binlerce Akif’in birlik ve gelecek manifestosudur. Bu manifestonun her bir hamlesini uzak mesafelere rağmen senkronize bir şekilde icra edenler; rant ve temettüye karşı yeri geldiğinde asil bir zararı kâr saymayı bilenlerdir. Dününün ideolojik tornasının hayata şekil verdiği günlerde çeperde kalıp kavileşenler, bugün merkeze yürüdüğünde hayata erdem ve asalet aşılayanlardır.

Tarihimizin bizi ileri ittiği, geleceğin de kendisine davet ettiği bu demler devranın dönüp bir daha zevalin kader olmaması gereken günlerdir. Bu günler; yapılanların kalıcı olması, maddi ve manevi kazanımların artarak devam etmesi, herkesin kendi olarak var olabilmesi, Türkiyelilik duygusu ve bilincinin her türlü asabiyete galip gelebilmesi için herkesin sorumluluk almasının dünden bugüne atılacak en doğru adım olduğu günlerdir. Erişilen gücün faziletle karışarak yumuşaması, her mülkün hizmete adanması ve her imkânın dava için selsebil olması, her kişinin aktör değişimine bağlı bugünkü güvensiz zeminden kurtularak sistematik bir düzenin, kalıcı zihinsel değişimin gelmesi için seferber olması gereken günlerdir.

Zaman ve mekân sünnetullah üzere akar, dinamikleri ıskalayanlar sadece bakar.

Bu ülkede büyümek her hâlükârda normalleşmenin bir ürünüdür. Kendi potansiyel gerçeğine ulaşmanın tek ve emin yolu da budur. Eğitim-Bir-Sen’in büyümesi, ülkede normalleşme debisinin yükselmesidir. Rakiplerinin giderek küçülmesi ise ülke realitesini kaybettikleri için kendi realitelerini kaybetmelerinin doğurduğu varoluşsal erozyondur. Zemin kayboldukça verimlilik azalacak, marjinalleşmenin duygusal hezeyanları tek söylem olarak kalacaktır.

İnsanlar ötekileştirilmediği, sömürülmediği, bastırılmadığı, tercihleri gelecekleri açısından risk taşımadığı sürece tam olarak kendisidir, bu resmin yansıttığı her şey gerçeğin ta kendisidir. Bugün Eğitim-Bir-Sen her hâliyle tam bir Türkiye fotoğrafıdır. Herkesin kendisi olarak yer bulduğu, emeği ölçüsünde değer gördüğü yerli bir manzumedir. Kurucu Genel Başkan’ın mütefekkir sancısını bastırdığı özlemin gerçeğe dönüştüğü yerdir. Ülkenin yerlileşmesinin, millileşmesinin yapıcı gücü, insanımızın öz güven kazanmasının, kendi kimliğini başkasına göre değil, içeriden oluşturma çabasının adıdır. Eğitim-Bir-Sen, dünyadaki mağdur ve mazlumların kaderinin değişmesi, bölgemizdeki yönün artık lehimize işlemesi ve ülkemizdeki değişimin aktör ekseninden çıkıp standart bir sisteme erişebilmesinin taşıyıcı sütunlarından biridir.

Zamanında doğru adam(lar)la yola düşenler, bu topraklarda kendi özsuyu ile yoğruldukça bu kıvamı buldular ve bugün 402 bin 165 ilmekle birbirine bağlanarak kardeşliğin nişanesi mühürlerini tarihe vurdular. Bu uhuvvetin mayasını vuranlara, emek emek, ilmek ilmek büyütenlere, kardeşliğin harcını karanlara, gecesini gündüzüne katanlara, tek bir üye için dağ aşıp yollara karışanlara, gönülden koşturup gönüllere ulaşanlara, bire bin olarak katılanlara selam olsun. 

Önceki Yazılar
1- Kadim zamandan yeni döneme öğretmenliğin mutasyonu
2- Eğitimde yanlış hareket harakiri demek
3- TEOG'dan sonra geleceğin kodu: Adres mi not mu?
4- Bugün için verilen emek geleceğe yönelik basirettir
5- Bireysel vefa, kurumsal bekadır
6- Hızlı ve organize kötülük, müzmin ve örgütlü iyilik
7- Tarihe hamasetle değil verasetle talip olmak
8- Medya temaşasından tefekkür sinemasına
9- İdeoloji, teoloji ve pedagoji sarmalında imam hatip okulları
10- Ölüm hayata, din dersi ahirete aykırı mı?
1 2
Top