Gelecek sizinle daha iyi olacak
7127 | | | 05-06-2017

Ramazan ÇAKIRCI

 

Bir âlime, ‘Bu dünyada rahat var mıdır?’ diye sordum. O da, ‘Ya deli ya sarhoş ya da divane olmalı’ dedi. (Nizamü’l-Mülk)

 

Kutuplarına adam çekmek için, toplumu saplantılı söylemlerle manipüle edip ideolojik kamplara ayırma dönemi gerilerde kaldı. Eğitim çalışanları, toplumu kutuplaştırarak kurulan tuzaklardan uzak duruyor. Hangi sendika kendilerinin hak ve hukuklarını daha iyi koruyorsa, geliştiriyorsa eğitim çalışanlarının teveccühü orayadır. Artık eğitim çalışanları için ölçü budur.
 

Ülkemizin en birikimli, dinamik, heyecanlı, cesur ve vefalı teşkilatı olan Eğitim-Bir-Sen, insanımızın ve kamu görevlilerimizin alın terine göz dikmiş küreselci güçlerin oyunlarını gördüğü yerde bozduğu gibi, bu küreselci güçlerin insanımızı başkalaştırmak için kullandığı içerideki araçlara karşı da mücadele ediyor. Darbecilere, marjinal gruplara, emperyalist güçlere yaslanarak, onların toplumu manipüle eden maşaları karşılarında, kurulduğu günden bugüne milletimizin değerleriyle kuşanan Eğitim-Bir-Sen’i buldular.
 

Eğitim-Bir-Sen, sayısal azlığı veya çokluğu hiçbir zaman haklılık gerekçesi görmedi. Geçmişte sayısal anlamda bir elin parmakları kadar olduğu dönemde hakkın yanındaydı ve savunucusuydu. Bugün de gücünü haktan ve haklılığından almaktadır. Her şeyden önemlisi bir yanlışta ittifak etmedi. Şunu iyi biliyordu; kalabalıktan oluşan bir yanlış doğruya dönüşmez, dönüşmüyor. Üstelik ne kadar güç hezeyanına kapılsa da yanlışların doğrular karşısında yok olup gitmek gibi kaçınılmaz bir sonları vardır.

Diğer yandan, Eğitim-Bir-Sen, geçmişte enflasyona karşı ezilen, hak kaybı yaşayan eğitim çalışanlarına verdiği mücadele ile özlük, mali, sosyal, kültürel haklarının gelişiminde önemli kazanımlara imza atıyor.
 

Aslında bizim için başarı veya başarısızlık, zafer veya hezimet yok. Sadece gaye var, görev var, sorumluluk var. Başarılı yürüyüşümüzde sabır ve samimiyet var. Sabır ve samimiyet sınavından geçerek bu seviyeye geldik. Bu, sadece bir başarı hikâyesi değil, kuşatmaları yara yara, tüm engelleri, zorlukları aşa aşa gerçekleştirilmiş bir başarı destanıdır. Aslında başarımızın sırrı da buradadır. Defalarca ayaklarına gittiğimiz, sorunlarına koştuğumuz üyelerimiz hak ve hukukunu korumak için geceli gündüzlü verdiğimiz çabanın sonucu bu başarı. Teşkilat olarak bu meşakkate alışığız. Meşakkatin sonu hep hayırlı neticeler veriyor. Bunun için de bize rahat yok.
 

Zorlu, sancılı, hararetli ve hareketli bir yılı geride bıraktık. Milletimizle birlikte 15 Temmuz gecesinde darbe ve işgal girişimini bertaraf ederek ülkemize çok daha ağır fatura çıkmasını hep birlikte önledik. Fakat çıkan faturada ise en ağır bedel kamu çalışanlarına çıktı. Terör örgütlerine üyeliği ve mensubiyeti olanlar için söylenebilecek bir şey yok. Ancak bu örgütlerle ilgisi olmamasına rağmen gözaltına alınan, ihraç edilen, açığa alınanların mağduriyeti vicdanları yaralamakta, bunun oluşturduğu kırılganlık ve tedirginlik sendikal mücadeleyi de etkilemektedir. Teşkilatımız, böylesi hassas ve çetin bir zaman diliminde daha çok kenetlendi. Yaptığı çalışmalar, döktüğü alın teri, mağdurların hak ve hukuklarını korumak için verdiği mücadele ile 18 bin yeni eğitim çalışanının daha saflarımıza katılmasını sağladı. Gelinen noktada, Türkiye’nin ve eğitim çalışanlarının gerçekliğini göremeyenlerin, sorunlarını omuzlayamayanların güneş karşısındaki kar yığını gibi erimeye başladıklarına şahitlik ediyoruz. İlk gelen mutabakat metninden son mutabakat metnine kadar sendikamızın büyüdüğünü, diğer sendikaların çözülmeye devam ettiğini gördük. 79 ilde yetkimizi pekiştirdik. Diyarbakır ve Tunceli’de yetki için makası daralttık. Ülke insanını başkalaştırma ödevini alan sendikanın 25 binin üzerinde, diğer sendika ise 10 bin üye kaybı yaşadı.
 

Eğitim-Bir-Sen, birlerle yola çıktığı günden bu yana 25 yıldır hep büyüyerek emin adımlarla bu kutlu yolculuğuna devam etti, ediyor. Eğitim çalışanları, 2011’de Eğitim-Bir-Sen’e verdiği yetkiyi bir kez daha yineleyerek pekiştirmiştir. Bize gösterilen itimadın, 15 Temmuz darbe ve işgal girişiminin ardından başlayan OHAL gibi sıkıntılı süreçlere rağmen artarak devam etmesi çok önemlidir. Demek ki, biz sadece sayısal olarak çoğalmıyor, mahiyet olarak da kendimizi tahkim ediyoruz.
 

Evet, sayısal olarak dünden daha güçlüyüz. Türkiye’nin en büyük sendikasıyız. Bilinmelidir ki, asıl üstünlük inançladır, inançtadır. Birlikte büyüdüğümüz zaman daha güçlü olacağız. Birlikte büyük ve güçlü olursak iyilik bütün bir ümmet coğrafyasını, giderek bütün yeryüzünü saracak, dolduracaktır.
 

Bu dünyada bize rahat olmaz diyen, 420 bin 146 bin üye sayısına ulaşmamızda gece gündüz demeden, bazen bir kişi için defalarca üyenin ayağına giden, uzun yollar geçen, tepeler aşan fedakâr şube başkanlarımıza, ilçe temsilcilerimize, yönetim kurullarımıza, işyeri temsilcilerimize ve bütün üyelerimize yürekten teşekkür ediyorum.

İnanıyorum ki, gelecek sizinle daha iyi olacak…

 

 

 

 

Önceki Yazılar
1- Truva atı ya da beşinci kol faaliyetleri
2- Bir halk destanı: 15 Temmuz
3- Gelecek günler daha güzel olacak
4- Türkiye Buluşmamızda yapay sınırları aştık
5- Öze yeni bir yolculuk zamanı
6- Seçimimiz Kumpasları Bozmalı
7- Kararlı mücadeleyle güçlü Kazanımlar
8- Yüreğe Düşen Loğ Taşı
9- İLKSAN'da Zorunlu Üyelik Dayatmasına Nokta Koyduk
10- Destanlarımıza destan ekleyen lider kadrolara selam olsun
1 2 3 4 5 6
Top