Toplu sözleşme sürecine dair
4778 | | | 17-08-2017

Şenol METİN

 

4. Dönem Toplu Sözleşme süreci yoğun tartışmalarla devam ediyor. Kamu görevlilerinin yetkili konfederasyonu Memur-Sen olarak, sadece kamu görevlilerinin bordrolarındaki rakamları yükseltmekle sınırlı, ücret sendikacılığı olarak kodlanmış sendikacılığı eksik buluyoruz. Toplumsal sorumluluklarımızın farkındayız, gücümüzün de.

Biliyoruz ki, alanlardan ürettiğimiz gücü, güçlü sivil toplum/sendikal kimliğimizi Yeni Türkiye’nin kuruluş harcı olarak değerlendirmek zorundayız. Güçlü bir sivil toplum/sendika, aynı zamanda eski Türkiye özlemiyle yanıp tutuşanların uygun ortam bulduğunda kurmaya tevessül edeceği aşikâr olan vesayete karşı da en önemli sigortadır.

Biz, “Yeni Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya” hayali için ter akıtmaya devam edeceğiz. Ancak, eski Türkiye’de kalmış bazı bürokratlar, eski alışkanlıklarının etkisi ile toplu sözleşme sürecinde farklı toplum kesimlerini memurlar aleyhine yönlendirerek siyasi iradeyi manipüle etmeye çalışıyor ve şimdiye kadar kendilerinin hiç yapmadığı, yapamadığı fedakârlığı yapmamızı, haklarımızdan feragat etmemizi istiyorlar. Fedakârlık gerektiğinde bu ülkenin memurları fedakârlığı fazlası ile gösterirler, gösterdiler. Birileri, 15 Temmuz gecesi, telefonlarını kapatıp süreci gözlerken, gece 02.00’a kadar ortalıklarda gözükmezken; memurlar ve onun sendikası Memur-Sen, daha gece yarısı bile olmadan meydanlardaydı. Ve alan hâkimiyetini tesis etmişti. Evet, vatan sevgisi bizi biz yapan kimliğimizin bir parçası…

İstismarınızın argümanı ne kadar güçlü olursa olsun bu milletin tuzağa düşmeyecek kadar feraseti var.

Fedakârlık; emeğin, alın terinin karşılığı ki, biz buna hak diyoruz ve inanıyoruz ki, Hakk’ın hatırı Ali’dir. Hak bizatihi varlığı ile hiçbir şeye feda edilemez.

Bu ülkede adaletin sağlanması ve ikamesi için sürdürdüğümüz bir çaba var. Bu çabanın en önemli boyutu ise emeğin karşılığının verilmesi, alır terinin en büyük değer sayılmasıdır. Milli geliri adil dağıtmanın yöntemi ise sermayeye haksız gelir transfer eden faiz yasağı uygulaması ile emek gelirlerinin ‘ücretlerin’ milli gelirden aldığı payı artırmaktır. ‘Adil ücret’, Memur-Sen’in talebi de zaten budur. Teklifimiz, enflasyon farkının üzerinde, üretmenin ve büyütmenin karşılığında refahtan payımızı almaktır. Sonuç olarak emeğimizin hakkını talep ediyoruz, ne bir eksik ne bir fazla.

4. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerini kamu görevlilerinin lehine başarıyla sonuçlandırmak için yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Sendikamızın talepleri, ülkenin ekonomik dengelerini gözeten gerçekçi taleplerdir. Enflasyona ezdirilmeyen bir ücret ve ülkenin milli gelir artışından hakkımız olan payın bir kısmı ile dezavantajlı konumda bulunan temel ücret seviyesinde 2 bin 500 TL’nin altında maaş alan memurlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesini hedefliyoruz. 

Önceki Yazılar
121- Değişimde Zorluğun Sebepleri - Aslan Balta / Diğer Yazarlar
122- Sendikal Tassup - Arslan Balta / Diğer Yazarlar
123- Eğitim, küreselleşme ve D-8 - Ali Yalçın / Diğer Yazarlar
124- Hocan Öğretmene - Said Coşar / Diğer Yazarlar
125- Muallimden Öğretmene - Orhan Kocabaş / Diğer Yazarlar
126- Aydın Olması Gereken Hakikat İşçisi:Öğretmen Suat Soydemir - Suat Aydın / Diğer Yazarlar
127- Kim Okul Müdürü Olmak İster? - Ali Yalçın / Diğer Yazarlar
128- Eğitimcilerimiz ve Eğitim Ortamlarımız Ne Kadar Sivil? - Ali Yalçın / Diğer Yazarlar
129- Kimliksiz Öğretmen Kişiliksiz Toplum - Hasan Coşkun / Diğer Yazarlar
130- Türk Milli Eğitim Sistemi’nde Medeniyet Algısı - Rüstem Budak / Diğer Yazarlar
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
Top