İyilik örgütlü gücümüzle kazanacak
3599 | | | 09-10-2017

Ramazan ÇAKIRCI

 

 

Bu yoksul türküler bitsin diyorum
Sana hicret ettim yılgınlıklardan

Mehmet Akif İnan

 

Mao Zedong, Çin devrimini anlattığı üzerinde yıldız olan kitabına “Bir kıvılcım bütün bir ovayı tutuşturdu” diye başlar. Soljenitsin, muhalif duyguların umutlu bekleyişiyle “Her çığlık bir çığ koparır” diyor. Tam da bu söze nazire kabilinden yakın dönem politikacılarından Kamran İnan’ın şu sözleri, ait olduğumuz toplum ve ülke adına düşündürücüdür: “Biz, şu memlekette 30 yıldır çığlık atıyoruz ama bir kar topu bile yuvarlanmadı.”

Biz, yeterli ölçüde çığlık atılmadığı, sinmiş veya sindirilmiş fısıldaşmaların, ürkek, kısık seslerin çığlık sanıldığı, bu yüzden çığın kopmadığı, çığırın açılmadığı düşüncesindeyiz. Eğer aynı duygulardan beslenen sesler birleşerek çığlık seline dönüşseydi, ne kar, ne karanlık bu milletin yolunu kapatamazdı. Sesi kısılmış kitlelerin suskunluğundan cesaret bulanlar, yıllarca irademizi çaldılar, umudumuzu tükettiler. Bir ses, bir iddia etrafında oluşmuş kararlı birliktelik, sesini ve sözünü yükseltseydi, gece karanlığını bu kadar uzun sürdüremezdi. Örgütlülük insana var olma ve başarma gücü verir. İşte öğrenilmiş çaresizliğe mahkûm edilmek istenen Türkiye’de Eğitim-Bir Sen olarak en büyük farkımız budur, buradadır.

Her eylem, her hareket, her iş bir niyetle, bir düşünceyle ve bir kişiyle başlar. Her yağmurun bir ilk damlası, her baharın açan ilk çiçeği vardır.  Her yürüyüşün de bir ilk adımı vardır. Her adım sonraki adımın hazırlığıdır. Adım yürüyüşe, yürüyüş koşuya dönüşür.

Medeniyetimizi besleyen değerleri sahiplenerek yaşanabilir kılmak. Örgütlülüğümüzün ve mücadelemizin asıl amacı budur. Bu yolda hiçbir mazerete sığınmadan, hiçbir engel karşısında geri adım atmadan, durmak, dinlenmek bilmeksizin yürümek, koşmak düsturumuzdur.

Bir düşünür, “Tembeller için şans diye bir şey yoktur” diyor. Şans, çalışmak, çabalamaktır. Şans, birlikte var olduğumuz bilinciyle hareket eden her bir arkadaşımızın görevini, bitmeyen, hep tazelenen heyecanla ifa etmesidir. Tembelliğe meşru gerekçeler bulmak isteyenlerin aksine işi tesadüflere bırakmamaktır. “Bir adım atarsak kafes kırılır. Belki birden erir zincirlerimiz.” Kurucu Genel Başkanımız Mehmet Akif İnan’ın bu mısralarında ifade ettiği gibi, demir kafeslere kapatılmış ülkemizde hak ve özgürlük mücadelesinin bir adım atmakla başlayacağını biliyorduk. Karanlık dehlizleri, iddiamızın ısrarcı kararlılığı ile her gün yeni bir adım atarak geçtik. Bugün geldiğimiz noktada Eğitim-Bir-Sen’li dava arkadaşlarımız öncü, örnek kişilikleri ile haklı bir gururun sevinç ve mutluluğunu yaşıyorlar. Kafesler kırılıyor, zincirler eriyor.

Bu duygularla ve bilinçle, il divan toplantılarımızı, işyeri temsilcileri toplantılarımızı ve üyelerimizle buluşma toplantılarımızı, diğer yandan üniversite şube başkanlarımızın, yönetim kurullarımızın, Kredi ve Yurtlar Kurumu temsilcilerimizin, kadın komisyonlarımızın katıldığı 9. Üniversite Teşkilatları Buluşması ve MEB teşkilatlarımızla gerçekleştirdiğimiz 12. Türkiye Buluşması’nı yaptık. Teşkilatlarımızın katılımı, katkısı, heyecanı tek kelime ile ‘muhteşemdi.’  Bilgi ve tecrübe paylaşımıyla birlikte, eğitim ve sendikacılıkla ilgili yaptığımız istişareler ve fikir alışverişleri çok yararlı oldu. Medeniyet değerlerimizden beslenen bilgi ve 25 yıllık tecrübeyle, ilk günkü heyecanla henüz işe başlamış gibi büyüyor, büyüdükçe çelikleşiyoruz. Bir sendika olmanın ötesinde güçlü, canlı bir birliktelikle sağladığımız, sağlamlaştırdığımız gücümüzün sırrı buradadır.

İçerideki çalışmalarımızla birlikte, küresel emperyalist operasyonlara karşı insanlık ortak paydasında bir araya geldiğimiz eğitim/emek örgütleriyle tecrübe paylaşım toplantılarımızı da yaptık, yapıyoruz. Eğitim ve emek hareketinin yeni sesi, soluğu olmak için “bir”le başladığımız eğitim/emek örgütleriyle iş birliği anlaşmaları “elli”yi aştı. Nitelikli eğitimler ve faydalı paylaşımlar yapıyoruz. Pergel misali, bir ayağımız yerelde sabit, gözümüz, gönlümüz yeni coğrafyalara, yeni ufuklara odaklanmış, tüm insanlığı kucaklayabilecek bir örgüte dönüştük. Attığımız her adım mazluma ve insanlığa umut olmaktadır.

Bu gücümüzle, kötülük karşısında alın teri dökenler kazanacak, iyilik kazanacak ve insanlık kazanacaktır. Bu kutlu yürüyüşü koşuya dönüştüren bir teşkilat olarak, her birimiz hızımızı kesmeden, şeytani fısıltılara kulak vermeden yeni hedeflere odaklanıyor ve her güne tazelenmiş bir heyecan ve umutla başlıyoruz.

Yol gidenin, at binenin, kılıç kuşananın… 

Önceki Yazılar
1- Gelecek sizinle daha iyi olacak
2- Truva atı ya da beşinci kol faaliyetleri
3- Bir halk destanı: 15 Temmuz
4- Gelecek günler daha güzel olacak
5- Türkiye Buluşmamızda yapay sınırları aştık
6- Öze yeni bir yolculuk zamanı
7- Seçimimiz Kumpasları Bozmalı
8- Kararlı mücadeleyle güçlü Kazanımlar
9- Yüreğe Düşen Loğ Taşı
10- İLKSAN'da Zorunlu Üyelik Dayatmasına Nokta Koyduk
1 2 3 4 5 6
Top