Her başlangıç yeni bir ruh, yeni bir heyecandır
4735 | | | 11-12-2018

Ramazan ÇAKIRCI

Silahlara Veda romanının yazarı Ernest Hemingway, yazmaya başlamadan önce kalemtıraşla bir düzine kalem açar, öyle yazmaya başlarmış. Her başlangıçta bizim de yapmamız gereken bu değil mi? Başlangıç… Bir sonraki zamanı planlamak ve eylemi tanımlamak; aynı zamanda bir niyeti, gayeyi dışa vurmaktır.

Bir fikir hareketi veya bir örgüt hiçbir zaman sıfır malzeme ile inşa edilemez. Bilge sendikacı, şair, fikir insanı Mehmet Akif İnan ve dava arkadaşlarının temelini attığı sendikamız, Türkiye için, Türkiye’deki emek hareketi için yepyeni bir başlangıçtı.

İlk günkü heyecan, azim ve kurucu felsefeden hiçbir şey kaybetmeden, bu güzel mirası devralan sonraki kadrolar Eğitim-Bir-Sen’i fikirle ve büyük bir adanmışlıkla yoğurdular; mücadele ile ilmek ilme dokudular. İyi bir niyetle yola çıkan ilk öncülerimiz ve halefleri; bir insanı değiştirebilirlerse milyonları değiştirebileceklerine, birleri örgütleyebilirlerse milyonları örgütleyebileceklerine inandılar ve başardılar. İnançla, kararlılıkla çıkılan bu yolda önemli mesafeler kaydettiler. Emek, hak, adalet ve özgürlük fikrini Eğitim-Bir-Sen’de tecessüm ettirdiler. Bu şaheserin muazzam omurgasını oluşturan teşkilatın harcını iyi niyet, salih amel, ihlas, samimiyet, insani değerler ve kurumsal kültürle yoğurdular.

Eğitim-Bir-Sen, statik, statükocu, akim değil; mümbit, üretken ve dinamik bir yapıdır. Çünkü bizim yolculuğumuz her yürekte yeniden yazılan bir hikâye; her karanlıkta yeni bir şafak, her umutta yeni bir türküdür. Dört yılda bir tazelenen, güçlenen, yenilenen teşkilatıyla her dönem yeniden yazılan bir destandır Eğitim-Bir-Sen. Bu nedenledir ki, Eğitim-Bir-Sen, her seçim dönemi yeni umutlar, yeni öyküler ve yeni ufuklar demektir.

Türkiye’nin en büyük sendikasına yakışan bir olgunlukta, dostluk atmosferi içinde 17 bin 850 şube delegeliği için 2 bin 554 sandıkta adaylarımız yarıştı. 222 bin 382 üyemiz oy kullandı. Bu süreçte teşkilatlarımız hem güven tazeledi hem de yenilendi.

İnanç değerlerimize uygun, nezaket ve ahlaki olgunluk içerisinde, bir şölen havasında gerçekleştirdiğimiz olağan genel kurulların akabinde 13. Türkiye Buluşması ve 42. Başkanlar Kurulu toplantısında Şube yönetimlerimiz ve ilçe temsilcilerimizle bir araya geldik. Bu toplantıda, sorumluluk bilincini kuşanmış, ne kadar diri, dinamik bir örgüt olduğumuzu bir kez daha gördük. Yenilenen yönetimlerin sadece birbiriyle buluşup tanışması, konuşması sağlanmamış, ayrıca çok yararlı eğitim programlarıyla teşkilatta bilinç ve biliş tahkimatı yapılmıştır. Bu tablo, gücünü örgütlülüğünden alan sendikamızın kendini yenileme kapasitesini ortaya koyduğu gibi, üyenin sendikasına, sendikanın da üyesine güvendiğini göstermektedir.

Her zaman olduğu gibi, kişisel veya fikri farklılıklarımız ayrışma sebebi değil, görüş ve seçenek zenginliğimiz oldu. Tartışarak, konuşarak, gerektiğinde rekabet ederek birbirimize açı ve açılım kazandırdık.

Bu sendikal işleyiş biçimi, her şeyden önce medeniyet geleneğimizle uyumlu, hür ve şahsiyetli insan davranışının da temelidir. Bu nedenle, özgür iradeyi kısıtlayıcı tutumlarla bu zemine hasar verecek, insanların öz güvenini yok eden kişi ve kurumların her zaman karşısında olduk. İnsanlığın birikimi bize göstermiştir ki, baskı ve zor kullanarak var olmaya çalışan yapılar sağlıksız; özgür tartışma ve arayışlara imkân veren yapılar ise sağlam olmuştur.

Biz, ortak aklın ürünü olan, istişareyle alınan kararların neticesine saygı duyulmasını emreden bir gelenekten geliyoruz. Kurumsal kimliğin ve işleyişin gereği ve ilk şartı da budur. Bu ilkeler doğrultusunda yapılan seçimlerimiz, kardeşlik hukuku içinde olgunluğumuzu ve gücümüzü artırmış, artırmaktadır. Özünde, kaybedeni olmayan bu yarış, sorumluluk bilincimizi artırdı, kurumsal kültürümüzü geliştirdi. Dört aylık rekabet süreci bitti, dört yıllık refakat dönemi başladı.

Şimdi, yeni eserler bırakmak için kalemlerimizi yeniden açarak, yeni ufuklardan yeni umutlara yol alma zamanı.

‘İnsanı ilgilendiren her şey bizi ilgilendirir’ şiarıyla, hep birlikte, kamu görevlilerinin haklarını geliştirmeye, sorunlarını çözmeye, kazanım elde etmeye, üretmeye, adalet için emek harcamaya, özgürlük için ter akıtmaya, insan haklarını ihlal eden herkesin karşısında; mazlumların, masumların, mağdurların yanında olmaya devam edeceğiz.

Önceki Yazılar
21- Yönetmelik Durdurulduğunda Atanmışlar Yürür mü?
22- Özgür Üniversite ve Örgütlenme
23- Kariyer Basamakları Bariyer Basamaklarına Döndü
24- Özür Durumuna Bağlı Yer Değişikliği ve Yargı Kararları
25- MEB Hatasından Dönmelidir
26- MEB Mevsimsel Norm Güncellemesinden Vazgeçmelidir
27- Nerden Baksan Haksızlık Nerden Baksan Tutarsızlık!
28- MEB’e Acil Reçete
29- Üniversitelerde Özgürlük ve Özlük için Örgütlenme
30- Tahriklere Gelmeden Kararlı ve Sabırlı Olacağız
1 2 3 4 5 6
Top