Norm Kadroda Yaşanan Sıkıntılar / Erol Ermiş
79949 | | | 05-03-2011

Diğer Yazarlar

Her yıl okullarımızda norm kadro fazlası öğretmen sıkıntısı yaşanmaktadır. Bu öğretmenlerimiz zaman zaman istemedikleri okullara da atanmak zorunda kalmaktadır. Çünkü öğretmene bazen tercih hakkı verilmekte, bazen de resen atama yapılmaktadır. Özellikle resen yapılan atamalar öğretmenleri zor durumda bırakmış, bu atamalar dava konusu olmuştur.

1999 yılında norm kadro yönetmeliği çıkarıldığında bayağı bir gürültü kopmuştu. Çünkü merkezi okullarda haftada 15 saat bile derse girmeyen çok sayıda öğretmen vardı. Dezavantajlı bölgelerde ise öğretmenlerin neredeyse tamamı haftada 30 saat derse girdiği halde, dersler doldurulamıyordu. Yığılmaların yaşandığı okullardan diğer okullara atamalar yapılırken ciddi bir direnişle karşılaşıldı. Geçen 12 yıl içinde önemli mesafeler alındı, okullarımızın öğretmen açıkları büyük oranda giderildi, ancak sorun bütünüyle çözülemedi. Bazı bölgelerimizde öğretmen açığı had safhada. İstanbul’un bazı ilçelerinde bile ücretli öğretmenlerin sayısı yüzlerle ifade edilmektedir.

Bu yıl hiç yaşanmadığı kadar norm kadro fazlası sıkıntısı yaşandı. Peki öğretmenlerimiz neden norm fazlası durumuna düşmektedir? Bunun elbette çok sebebi var. Önceki yıllarda sehven ya da kasten okullarımıza norm fazlası öğretmen atanmıştır. Durumun düzeltilmesi yönündeki yazışmalardan çoğu defa netice alınamamıştır. Çünkü atamadan sorumlu birimler, atama kararnamelerinde imzası bulunan mercilere “pardon yanlış yaptık” diyememişlerdir. Pardon dedikleri zaman karizmalarının çizileceğini düşünmüşlerdir.  Son yıllarda hak arama kültürünün gelişmesi, kişilerin haklarını hukuki yollarla aramaları, mahkemelerin verdiği kararların bağlayıcı olması herkesi daha dikkatli olmaya sevk etmiştir. Bu da norm kadro fazlası öğretmen atamalarında yanlışlıkları azaltmıştır.

Norm hesaplamaları bilindiği gibi okul müdürlüklerince yapılmakta, daha üst merciler tarafından kontrol edilerek onaylanmaktadır. Yanlışlıkların oluşmasında, titiz davranılmaması,  hesaplamaları yapan kişilerin konu hakkında yeterince bilgi sahibi olmamaları önemli etkenlerdendir. Bazı ilçe Milli Eğitim Müdürlükleri onay sürecinde okulları ilçe milli eğitim müdürlüklerine çağırmakta, birer bir kontrol yapmakta iken bazı ilçeler aynı oranda duyarlık göstermemektedir. Ne kadar az kontrol, o kadar çok hata demektir.

Okul / kurumlar bazen beğenmedikleri-istemedikleri öğretmenleri norm fazlası durumuna düşürmektedir. Rehberlik saatleri dağıtılırken bu öğretmenler dikkate alınmamakta, rehberlik saati norm hesaplamalarında bazı okullar tarafından bir, bazıları tarafından da iki saat olarak değerlendirilmektedir.

Seçmeli dersler dağıtılırken özellikle istenmeyen öğretmenlerin branşı göz ardı edilmekte, bu şekilde bir öğretmen boşa çıkartılmaktadır. Yalnız bu yöntemden, öğretmen atamalarında torpilin büyük oranda önüne geçildiği için, git gide vazgeçilmektedir.

Haftalık ders saatlerinde yapılan değişiklikler de okulların norm ihtiyaçlarını etkilemiştir. Haftalık ders saatleri, aynı okul türlerine göre, bir önceki çizelgeyle karşılaştırıldığında artma ya da eksilmeler görülmekte. Örneğin Anadolu Liselerinde kah haftada 37, kah 35 ders okutulmuştur. Bu da 21 derslikli bir okulda iki öğretmeni etkileyecek bir sonuç doğurmaktadır.

Yine haftalık ders çizelgeleri incelendiğinde seçmeli ders saati miktarında ciddi farklar göze çarpmaktadır. Bu yılki uygulamayla alanlar kaldırılmıştır. Hal böyle olunca seçmeli ders daha bir önem kazanmıştır. Bu da normla oynama konusunda geniş bir alan açmıştır. İyi tarafından bakıldığı zaman da mevcut öğretmenlerin değerlendirilmesi konusunda idareye inisayatif verilmiştir denilebilir.

Haftalık ders saatleri çizelgesi branşlar dikkate alınarak incelendiğinde özellikle Bilgisayar öğretmenlerinin sıkıntı yaşadığı görülecektir. Bu öğretmenlerimiz ilköğretimin birinci kademesinde derse girebilirken giremez hale gelmişlerdir. İkinci kademede ise Bilişim Teknolojileri dersi, seçmeli ders olarak okutulmakta; ancak ikinci kademede seçmeli ders saatleri sınırlı tutulmaktadır. Orta öğretimlerde ise Bilgi ve İletişim Teknolojisi dersi diğer seçmeli dersler kategorisinde yer almakta ve bu kategoriden sınırlı saatte ders seçilmektedir.

Anadolu liselerinde İngilizce ders saatinin lise birinci sınıflar için 10 saatten altı saate düşürülmesi, çok sayıda İngilizce öğretmenini fazla konumuna getirmiştir. Aynı şekilde başka derslerde de bu anlamda değişiklik olmuştur. Anadolu Liselerinde dokuzuncu sınıflarda ikinci yabancı dilin zorunlu hale getirilmesi, özellikle Almanca öğretmeni ihtiyacını artırmıştır.

Dönüştürülen okullarda öğretmenler Anadolu kadrosuna aktarılmış, sınavla atanan öğretmenlerden bir kısmı, dönüştürülme sonrasında hizmet puanları düşük olduğu için fazla konumuna düşmüşlerdir. Bu okullarda öğrenci sayısının düşmesi de norm sayılarını ciddi oranda etkilemiştir. Bu uygulama doğal olarak, meslek liselerinde öğrenci ve öğretmen sayısını artıracaktır.

Son iki yıldır haftalık ders saatleri çizelgelerindeki değişikliklerin okulların açılmasına yakın bir zamanda yapılması ve açıklamalarda değişikliğe gidilmesi, okulların ders programı yaparken zorlanmalarına, değişiklikleri yeterince etüt edemedikleri için de yanlış yapmalarına neden olmuştur.

22 Şubat 2011 tarih ve 27854 sayılı norm kadro yönetmelik değişikliğine göre, idarecilerin girmiş oldukları ders saatleri norm hesaplamalarında dikkate alınmayacaktır. Bu da, idarecilerin altı saate kadar maaş karşılığı derse girebilecekleri şeklindeki bir değişikliğe kapı aralamaktadır. Bu yönde yapılacak bir düzenleme, eğitim sistemimiz açısından önem arz etmektedir. Yöneticilerin altı saat zorunlu olarak derse girmeleri; öğrenciler, veliler, öğretmenler ve yöneticiler açısından istenmeyen bir durumdur, burada en çok da öğrencilerimize yazık olmaktadır. Yönetmelikteki bu değişikliği önemsiyor ve doğru buluyoruz.

Bakanlığın, normlarda sehven yapılan yanlışlar sonucu dahi öğretmenlerin atamasını yapması, şubat sonuna kadar olayı anlamamakta direnmesi çok sayıda öğretmeni okulundan etmiş, öğretmenler haklarını yine yargıda aramak zorunda kalmışlardır.

Yanlış hesap Bağdat’tan dönmüştür. Bakanlığın geç de olsa yaşanan mağduriyetlere kulak vermesi, yapılan yanlışlara dur demesi önemlidir ve çoğu öğretmeni rahatlatmıştır. Öğretmenlerimiz il içi ve il dışı atamalarda durumlarını yeniden değerlendirecek, tayin isteyenler olacak, bu da norm fazlalıklarının azalmasını sağlayacaktır.

Önceki Yazılar
101- Mevcut Örgün Eğitim Modelimiz İçin Bir Durum Analizi ve Alternatif Sistem Yaklaşımları / Gürhan Kurukaya / Diğer Yazarlar
102- Irgat Kurtlar ve Ergenekon’dan Kaçış - Ali Yalçın / Diğer Yazarlar
103- Söze Bakarım Söz mü Diye Sendikaya Bakarım Sendika mı Diye / Halil Etyemez / Diğer Yazarlar
104- Milli Eğitimde “V. Dönemi” Bitermi? - Ali Yalçın / Diğer Yazarlar
105- Hukukun mu Hukukçunun Üstünlüğü - Aslan Balta / Diğer Yazarlar
106- Hakikatte Başörtüsünü Kim İstismar Ediyor? - Aslan Balta / Diğer Yazarlar
107- Başörtüsünde Hizmet Alanla Hizmet Veren Ayırımı Çözümü - Aslan Balta / Diğer Yazarlar
108- Medeniyet Tasavvuru Olarak Manip / Diğer Yazarlar
109- Örgütlerde Çatışma Yönetimi - Aslan Balta / Diğer Yazarlar
110- Bir Elin Nesi Var, İki Elin Sesi - Mahmut Kaya / Diğer Yazarlar
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
Top