İLKSAN eğitim çalışanlarının tercihine saygı göstermelidir


2740 | 13.02.2018
| |

 

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın Yayla, eğitim çalışanlarına İLKSAN üyeliği dayatmasından vazgeçilmesi gerektiğini ifade ederek, “İnsanlara bir şey dayatmak, onları bir yere zorla üye yapmak demokratik değildir. Antidemokratik uygulamalara karşı mücadele vermiş bir sendika olarak, İLKSAN üyeliğinin zorunlu olmaktan çıkarılarak ihtiyari hâle getirilmesini istiyoruz. İLKSAN, eğitim çalışanlarının tercihine saygı göstermeli; yetkililer, İLKSAN’ın hukuku çarpıtmasına müsaade etmemelidir” dedi.



 

Çankırı Şubesi’nin düzenlediği ilçe yöneticileri ve işyeri temsilcileri toplantısında konuşan Yayla, eğitim çalışanlarının hakkını hukukunu savunan, mali, özlük ve sosyal hakları için mücadele veren bir sendika olduklarını belirterek, “Nitelikli bir eğitim için emek harcıyor, iyi ve başarılı gençlerin yetişmesi için elimizi taşın altına koyuyoruz. Temsil ettiğimiz kesimin, eğitim çalışanlarının çalışma şartlarının iyileştirilmesine yönelik gayretimiz kararlılıkla devam ediyor” şeklinde konuştu.



 

Başkalarına göre değil, değerlerimize göre sendikacılık yapıyoruz

Sendikanın ve sendikalı olmanın önemine vurgu yapan Yayla, hak aramanın en önemli ve etkili yollarından birinin örgütlenmek olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: “Kimse bize hakkımızı vermez, eğer bir araya gelip talep etmez, sesimizi yükseltip ısrarcı olmazsak. Adaletsizliğe gark olmuş, gelir dağılımındaki dengesizliğin her geçen gün arttığı, haksızlıkların hat safhaya çıktığı bir dünya dünyayı, adaletli bir şekilde tanzim edecek en organize güçler sendikalardır, sivil toplum kuruluşlarıdır. Çünkü biz aynı zamanda adalet arayıcısı olan teşkilatlarız. Geliri eşit şekilde paylaşmak, refahı tabana doğru yaymak için gayret gösteriyoruz.”

Sendikacılığı diğerlerine göre değil, değerlerine göre yaptıklarının altını çizen Yayla, “Öncülerimiz, kuruluş aşamasında yeni bir sendika anlayışıyla bu oluşumun temellerini atmıştır” diye konuştu.

Eğitim konusuna gereken önem ve öncelik verilmezse, sonuçları ağır olur

Eğitim çalışanlarının sorunlarına da değinen Yayla, “Öğretmenlik mesleğinin itibar kaybına uğratılması, ciddi bir sorundur. Günü kurtarmaya yönelik politikalar, yeni sorunları beraberinde getiren uygulamalar, eğitimin aktörü olan, olması gereken öğretmenin karar alma süreçlerinin dışında tutulması eğitim sistemindeki bütün dengeleri altüst etmiştir. Farklı istihdam modellerinin hayata geçirilmesi de ayrı bir sorundur. Eğitim gibi, çok önemli bir alana gereken değerin verilmemesi, eğitim ve öğretimin birlikte yürütülmemesi, eğitim kısmının ihmal edilmesi, sınav kaygısı, hayatın önemli bir bölümünün soru çözmekle geçirilmesi, iyi insan yetiştirmeye dönük adımların atılmaması, doğuracağı sonuçlar göz önüne alındığında, gelecek adına endişe vericidir ve üzerinde düşülmesi gereken hayati konulardır. Başta yetkililer olmak üzere, eğitimin bütün paydaşları bu konularda üzerine düşeni, elinden geleni yapmalıdır” ifadelerini kullandı.





Başarının yolu daha çok çalışmaktan, birlik olmaktan geçmektedir

Yayla, birlik ve beraberliğin, kol kola, omuz omuza yürümenin önemine dikkat çekerek, güçlü olmanın, sorunlara en hızlı çözüm bulmanın, kazanmanın, kazandırmanın, iyiye, doğruya, güzele erişmenin, hayalleri gerçekleştirmenin yolunun daha çok çalışmaktan, güçleri birleştirmekten, birlikte yol almaktan geçtiğini söyledi.

Yetkililer suç işleyen İLKSAN’a dur demelidir

Konuşmasında İLKSAN konusuna da değinen Hasan Yalçın Yayla, şöyle konuştu: “İLKSAN yöneticileri, hukuka ve kanuna aykırı birtakım yorumlar icat ederek, zorlama fikirleri hukuki gerçeklermiş gibi dile getirerek kanuna aykırı işlem tesis ederek, üyelerden aidat kesilmesini istemektedir. Bunu da, Bakanlık makamlarını devre dışı bırakarak, il millî eğitim müdürlüklerine yazı göndererek yapmaktadır. 4. Dönem Toplu Sözleşme hükümlerinin uygulanmaması, gerek ceza hukuku gerekse disiplin hukuku açısından suç teşkil etmektedir. Çağın gerisinde kalmış bir kurum olan İLKSAN, bireysel tercihlere, itibar etmemekte, üyelerimiz adına açtığımız ve zorunlu sandık üyeliğinin anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne taşıdığımız davayı kişisel hak ve özgürlükler bağlamında değerlendirememekte, zorunlu kesintiyle ayakta kalacağına inanmaktadır. Sandık üyeliğini ihtiyari hâle getiren toplu sözleşmenin 27. maddesi hükmü, 1.1.2018 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş olup İLKSAN üyesi Bakanlık çalışanlarının üyeliklerini sona erdirme hakları bulunmaktadır. Üyeliklerini sona erdirdiklerini bildiren çalışanların maaş ve ücretlerinden Sandık üyelik aidatı kesintisinin yapılmaması gerekmektedir. Aksi hâlde, anayasa gereği kanun hükmünde olan toplu sözleşmenin uygulanmaması suretiyle görevi kötüye kullanma suçu ile kasıtlı olarak emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak fiili işlenmiş olacaktır.”

Karatekin: Doğrunun yanında, yanlışın karşısında olmaya devam edeceğiz

Çankırı 1 No’lu Şube Başkanı Kasım Karatekin, açılışta yaptığı konuşmada, gelecek adına umutlu olduklarını kaydederek, “Ülkemiz, milletimizin, eğitim çalışanları ve kamu görevlileri için elimizden geleni yapıyor, yapmaya da devam ediyoruz. Kurulduğumuzdan beri yaptığımız gibi, doğrunun, haklının yanında, yanlışın, haksızlığın karşısında olmaya devam edeceğiz” dedi.




Gürgan: Yenilenme şart

2 No’lu Şube Başkanı Niyazi Mete Gürgan ise, sendikal faaliyetlerin sürekli kendini yenilemesi gerektiğine, aksi takdirde etkinliğini kaybedeceğine işaret ederek, sendikal faaliyetlerin etkin ve başarılı olmasında teşkilatlanma yapısının önemli olduğunu ifade etti.
 


İlçe temsilcilerinin, kadınlar komisyonu ve Genç Memur-Sen başkanlarının faaliyetlerine ilişkin bilgi verdikleri toplantının sonunda, Çalışma Hayatı Uzmanı Tarkan Zengin, ‘Etkili Sendikacılık’ konulu bir sunum yaptı.



 

Küfür, Hakaret ve Rencide Edici Yorumlar Yayınlanmayacaktır.

Top