Kadınlar Günü'nde on binlerce kadın Hatay'da buluştu


3697 | 09.03.2018
| |

 

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen’in de aralarında bulunduğu 55 ülkeden 450 sivil toplum kuruluşunun öncülük ettiği 200 araçlık ‘Vicdan Konvoyu’, Kadınlar Günü’nde Hatay’da on binlerce kadın tarafından karşılandı.

İlk olarak, Vicdan Konvoyu temsilcilerinin oluşturduğu deklarasyon İngilizce, Arapça ve Türkçe olmak üzere 3 dilde okundu. 55 ülkeden sivil toplum kuruluşu temsilcisi kadınlar konuşma yaparak, Suriye zindanlarında yaşanan zulümlere değindi. Daha sonra, Suriye’den gelen cezaevi mağduru kadın, kitleye hitap ederek, “Suriye cezaevlerinde yaşanan zulümleri duyun, duyurun ve tüm dünyayı harekete geçirin” çağrısında bulundu.



“Kadınlara özgürlük” sloganları atılan eylemde, Suriye rejimi telin edilirken, dünya kamuoyunun da savaş bölgelerinde yaşanan zulümlere sessiz kalmasına tepki gösterildi. Daha sonra, Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Kadınlar Komisyonu Genel Başkanı Habibe Öçal, basın açıklaması yaptı.



 

Öçal: Suriye’de insanlık onuru ayaklar altına alınıyor

Habibe Öçal, Suriye zindanlarında işkence gören kadınların ve çocukların sesini dünyaya duyurmak istediklerini belirterek, “2011’den beri tam 7 yıldır, dünyanın sessiz bakışları arasında Suriye’de büyük bir insanlık trajedisi yaşanıyor. Tam 7 yıldır 1 milyona yakın insan rejim ve müttefikleri tarafından katledildi. Milyonlarca kişi evlerinden yurtlarından oldu. Yüz binlerce çocuk yetim ve öksüz kaldı. Suriye’de Halepçe, Bosna, Hiroşima trajedileri yaşanıyor. Suriye’de şebbihalar, rejim güçleri ve müttefikleri ile DEAŞ gibi taşeron örgütlerce kadınlara ve çocuklara işkence ve tecavüz ediliyor. İnsanlık onuru ayaklar altına alınıyor” dedi.



 

13 bin 581 kadın tutuklandı ve istismara uğradı

Tutsak kadınların ve çocukların trajedisinin unutturulmaya çalışıldığına dikkat çeken Öçal, Bosna-Hersek ve Irak’ta olduğu gibi, Suriye’de de savaşın en büyük mağdurlarının kadınlar ve çocuklar olduğunu söyledi. Suriye insan hakları kuruluşlarının verilerine göre Mart 2011’den 2017 sonuna kadar 13 bin 581 kadının tutuklandığını ve istismara uğradığını belirten Öçal, şöyle devam etti: “Rejimin resmi cezaevlerinde 417’si kız çocuğu olmak üzere en az 6 bin 736 kadın halen bu vahşeti yaşıyor. Bunlar resmî cezaevlerindeki rakamlar. Bir de gayriresmî cezaevlerinde, şebbihaların zindanlarında bulunan kadınlar ve çocuklar var ki oralarda bulunanlar katbekat daha fazla. Esaret altında vahşeti yaşayan bu kadınlar ve kız çocukları işkence görüyor, tecavüze uğruyor, rejime karşı savaşanlara karşı ahlaksızca silah olarak kullanılıyor. Her gün kulakları sağır edercesine zindanlardan yükselen çığlıklar her nasılsa uygar dünyanın keskin kulaklarına ulaşmıyor. Yerdeki bir karıncayı bile izleyen uydular bu kadınların uğradığı iğrenç işkenceleri, tecavüzleri görmüyor. Her şeyi bilen istihbarat örgütleri, kıyıya vuran balinaları canlı yayınlayan uluslararası medya, demokrasi, özgürlük ve insan hakları şampiyonluğunu kimseye bırakmayan barışseverler her nasılsa bu utanç tablosu karşısında kör, sağır ve dilsiz! Tıpkı Bosna-Hersek’te, Gazze’de, Arakan’da, Doğu Türkistan’da, Irak’ta, Orta Afrika’da olduğu gibi. Ama bu sefer de iş işten geçtikten sonra timsah gözyaşları dökülmesin, Suriyeli mazlumlar riyakâr girişimlerin nesnesi olmasın diye yollara düştük, yüzlerce otobüsle yollara düştük ve tam 55 ülkeden binlerce kadın bir araya geldik, vicdanın sesi olduk. 60 ülkeden yüzlerce haber ajansı bu sese kayıtsız kalamadı. Bugün Suriye’nin utanç zindanlarının sesinin dünyanın her yerinden duyulmasını sağladık. Bu ana yüreğinin gücüdür, bu fıtratın, vicdanın gücüdür. Burada insanlığın ortak değeri, insanlığın ortak paydası olan vicdanın ortak diliyle konuşuyoruz.”

“Biz dünyanın vicdanı, insanlığın kefareti, azap kırbacının üzerimize inmesini engelleyen masumların duası olmak için buradayız” diyen Öçal, “Çünkü biz fıtratın sesiyiz. Biz maşeri vicdanız. Biz ana yüreğiyiz. O nedenle diyoruz ki, herkes sussa da biz susmayacağız, kirli propaganda merkezleri gizlese de biz hakikati haykıracağız. Çocukların bile işkence gördüğü, tecavüze uğradığı bu savaş suçunu bütün dünyaya anlatacağız. Çünkü orada, o vahşet zindanlarında kardeşlerimiz kurtarılmayı bekliyor. Dünyanın bütün vurdumduymazlığına rağmen, biz vicdan demeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.



 

Bu meydanlarda mazlumların, çocukların duası var

Hatay sınırındaki atmosferin, zulmün bütün karanlığıyla boğmaya çalıştığı insanlığın hâlâ dipdiri, kirletmeye çalıştığı vicdanın hâlâ tertemiz olduğunu gösterdiğini kaydeden Öçal, bu meydanın umut anlamına geldiğini kaydetti. Umutlu ve kararlı olduklarını dile getiren Öçal, sözlerini şöyle tamamladı: “Biz, bu meydanı dolduran onurun temsilcileri olarak mazlumların çığlığına sağır olan kara dünyanın ak vicdanını uyandıracağız. Bugün bu meydandan Filistinlilerin, Iraklıların, Arakanlıların, Doğu Türkistanlıların, Bosnalıların çığlığı yükseliyor. Bugün bu meydanda dünyanın bütün mazlumlarının, dünyanın bütün analarının, dünyanın bütün çocuklarının haykırışı var, duası var. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yüzlerce araç, 55 ülkeden binlerce kadınla Hatay’dan dünyaya dua dua, slogan slogan, gözyaşı gözyaşı, ayet ayet yayılan bir sessiz çığlık olduk.”



Eylem, açıklamaların ardından, İnsan Hakları ve Adalet Hareketi (İHAK) Genel Başkan Yardımcısı Avukat Gülden Sönmez'in kapanış konuşmasıyla sona erdi.

Küfür, Hakaret ve Rencide Edici Yorumlar Yayınlanmayacaktır.

Top