Öğretmenler Gününe Farklı Bir Yorum / İsmail Okutan
80129 | | | 25-11-2008

Diğer Yazarlar

      Bilindiği gibi toplumların sosyal, ekonomik ve siyasal yönden gelişmesinde eğitim hayati bir öneme sahiptir. Bilginin üretimi, kullanımı ve toplumsal gelişmeye olan etkisi ele alındığında eğitim, toplumların en öncelikli konularının başındadır. Bu yüzden ülkemizin en önemli sorunu da eğitim sorunudur.

      Eğitim sistemimiz bireysel ve toplumsal beklentilere ne kadar yanıt vermektedir? Yirmi birinci yüzyılın temel değerlerini öğrencilere aktarabiliyor mu? Toplumun kalkınmasında, toplumsal hareketliliğin sağlanmasında eğitim yeterli rolü oynayabiliyor mu? Toplumda demokrasi, eşitlik, adalet, doğruluk anlayışının yerleşmesinde şu anda işlevi nedir? Eğitim sistemi çağın değerleriyle birlikte toplumsal değerlerimizi, milli, manevi, ahlaki, kültürel ve tarihi değerlerimizi de öğrencilere aktarabiliyor mu?

     Üzülerek belirtmek gerekir ki Türkiye’de eğitim; kolaycılığa kaçma ve yabancılaşmaya katkı sağlama şeklinde uygulanmaktadır. Eğitim çağının daha ilk yıllarında, çocuklara ve gençlere sadece teorik bilgi yüklemeye çalışmak eğitim felsefesine,  çocuk ve genç psikolojisine ters bir yöntem değil mi? Çocukların oyun, eğlence ve sosyal etkinliklerinin yanında ruh, duygu, düşünce, karakter ve manevi bakımdan olan ihtiyaçları da göz önüne alınmalıdır. Okullarımızda öğrencilerin bu gereksinimleri karşılanıyor mu? Günümüzde eğitim anlayışı, öğrencilerden şahsiyetli birer birey olmalarını değil, sadece not almalarını istemektedir. Eğitim sürecinde öğrenci, evden okula, okuldan eve ya da okuldan dershaneye gidip gelen bir makine konumunda olmaktan çıkarılmalıdır.

 

       Aydınlık yarınlara ulaşmak, ancak çocuklarımızın ve gençlerimizin kendi kültür katmanından beslenmesiyle mümkündür. Öğrencinin davranışları öğretmenin davranışları ile doğrudan ilişkilidir. O halde bizler sadece bilgi yüklemekle değil, daha çok kültürel ve manevi bilinç vermekle yükümlüyüz.

      Sorunlarımızı çözme makamında oturanların, sorunları çözme yetkisine sahip olanların, bunları çözmeyip var olan sorunlara her gün yeni yeni sorunlar eklemeye devam edenlerin, öğretmenler günümüzü kutlamalarını kabul etmiyorum. Bizi geçinebilmek için olmadık ek işler yapmaya mahkûm edenlerin, çocuklarımızı beş kuruşa muhtaç edenlerin, öğretmenler günümüzü kutlamalarını kabul etmiyorum. Öğrencilerimizin ve toplumun nezdindeki itibarımızı, saygınlığımızı ayaklar altına alanların, bilimsel çalışmalarımızı geçim derdinden dolayı sıfıra indirenlerin karşımıza geçip her şey güllük gülistanlıkmış gibi öğretmenler günümüzü kutlamalarını kabul etmiyorum. Bilimsel çalışmalarımızı sadece AB projelerine havale edenlerin öğretmenler günümüzü kutlamalarını kabul etmiyorum

     Diğer taraftan, bize hasredilen bu öğretmenler gününde biz de kendimize biraz çeki düzen vermeliyiz diye düşünüyorum. Sadece özlük haklarımızın peşine düşmüş gidiyoruz. Derdimiz sadece ekonomik iyileştirmeler ve birtakım sosyal haklardan mı ibarettir? Başka derdimiz yok mu bizim? Bu ülkede şuurlu, imanlı, ahlaklı, bilgili, terbiyeli bir nesil yetiştirme gibi bir derdimiz var mı bizim? Evet, sadece özlük haklarımızla değil, aynı zamanda eğitimin özü olan gençlerimizin yetiştirme tarzı ve buna bizim yaptığımız katkıyla da ilgilenen bir eğitimci olmalıyız. Sanırım bu günde düşünmemiz gereken en önemli konu da budur.

     İşte, bu gerekçelerden dolayı eğitimde, materyalist felsefeyi değil, maneviyatçı felsefeyi, nefsini öne alan değil, onu terbiye eden, gücü ve güçlü olanı değil, hakkı ve haklı olanı üstün tutan bir eğitim sistemini savunmak görevlerimizin en başında gelmelidir. Sadece öğretmenlerin özlük haklarıyla değil, daha çok eğitimin özüyle ilgilenmek de sendikacıların ilgi alanına girmelidir. Şuurlu ve kültürlü bir nesil yetiştirme azminde olmak her eğitimcinin asli görevi olmalıdır. Önce ahlak ve maneviyat bayrağını en yüksekte tutan bir anlayışa sahip olan nesiller yetiştirmek öncelikli görevimiz olmalıdır, diye düşünüyorum.                                         

 

Önceki Yazılar
1- Taşrada sendikacı olmak ya da bir yol açıcının hikâyesi / Hıdır YILDIRIM
2- Nev'i şahsına münhasır bir sendika önderi: Erol Battal / Hıdır YILDIRIM
3- Mehmet Akif İnan'ın gençlik tasavvuru / Hıdır YILDIRIM
4- Öğretmen Mehmet Akif İnan / Hıdır YILDIRIM
5- Mehmet Akif İnan'ın şiir anlayışı ve 'vefa' beyti / Hıdır YILDIRIM
6- Toplu sözleşme sürecine dair / Şenol METİN
7- Yeni Türkiye tescillenmiştir / Talat YAVUZ
8- Vefa/t yahut Eğitim-Bir-Sen'in taşra tarihi / Hıdır YILDIRIM
9- Kâğıttan kaplan tüccarlarına cevap / Celal DEMİRCİ
10- Şair, mütefekkir, sendikacı Mehmet Akif İnan / Hıdır Yıldırım
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
Top