Genel Yetkili Sendika
84073 | | | 24-02-2016
Yeni YÖK Kanunu tasarısına dair
Doç. Dr. Hasan FURKAN

 

Türkiye’de, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana üniversiteler, gerek kadrolaşma gerekse işleyiş olarak gayri millî rejimin tesisi, tahkimi ve devamına hizmet misyonu yüklenen müesseselerden biri olmuştur. 12 Eylül darbesinin mahsulü olan YÖK Kanunu da, üniversitelere dayatılan bu misyonun revizyonundan başka bir maksada hizmet etmemiştir.

Cumhuriyet tarihi boyunca üniversitelerde ideolojik kadrolaşma süreklilik göstermiş, bilimsellik geri plâna itilmiş; rejimin propagandasına alet edilen bu müesseseler, akademik başarıda da çağın standartlarını yakalamakta zorlanmıştır.

Günümüzde varlığı devlet tarafından tespit edilen, çeşitli kisveler altında devletin kurumlarına, dolayısıyla üniversitelere de sızmış ve buralarda yapılanmış yerli görünümlü dış menşeli teşekküller ise, üniversitelerdeki girift akademik ve idari problemleri daha da derinleştirmiş, çözüm teşebbüslerini akamete uğratmıştır.

Söz konusu yapılar nedeniyle, demokratik bir tatbikat olan rektörlük seçimleri ve bilimsel yeterlilik şartlarını esas alan akademisyen alımları zaman zaman adaletten, ahlâktan, bilimsellikten, devletin bekasına ve milletin maslahatına hizmetten uzak neticeler vermektedir.

Anılan problemlerin çözümünün ilk adımını, çıkması gereken yeni ve sağlıklı bir YÖK kanunu teşkil etmektedir.

Kamuoyunun beklentisi, üniversitelerin işleyişini düzenleyecek olan yeni YÖK Kanunu’nun hem idari hem akademik problemlere çözüm üretici olması yönündedir.

Yeni YÖK Kanunu, millî bir zemin üzerine cihanşümul bir üniversite inşasına imkân verecek bir muhtevaya sahip olmalıdır.

Üniversitelerdeki mevcut kadro ve yapıların menfi tertiplerinin önüne geçme tedbirlerinden biri de, suistimal edilen rektörlük seçimlerinin kaldırılması; üniversitelerin idaresine atama yoluyla millî kimliğe sahip, ehliyetli ve liyakatli rektörlerin getirilmesidir. İdari kadroların rektörle görev alıp, rektörle görev devri yapması da üniversitelere hizmet ruhunu, üretkenlik ve yenilik şevkini aşılayacaktır.

Yeni kanuna bağlı uygulamada, akademisyen alımlarında, millîlik vasfını ve bilimsellik şartlarını taşıyan fertlerin tercih edilmesi, üniversitelerin ihyası, yeniden inşası ve gelişmesine önemli katkı sağlayacaktır. Bu vasıflar ve şartlar da, suistimallere meydan vermemek için sağlıklı akademik, enformatik ve istihbarî bilgilere, belgelere göre tespit edilmelidir. 

Tüm Yazılar
1 Şehit yakınlarına sürgün, kendi adamlarına her kadro uygun
2 Yeni YÖK Kanunu tasarısına dair
3 Diplomalarını ihanet belgesine dönüştürenler bulundukları makamda işgalcidir