Genel Yetkili Sendika
84003 | | | 18-03-2016
Yalnız değiliz
F. Arzu YALÇIN

 

Güvercinleri her gördüğümde kadınlar aklıma gelir. Ne kadar ürkek olduğumuzu düşünürüm. Birilerinin sopasını sallamasıyla yerimizden sıçrarız. Bir farkla… Güvercinler uçup göğün maviliğinde kaybolurken, bizler bir köşeye sıkışıveririz. 28 Şubat’ı unutmadık daha, nasıl da saldırmışlardı. İnancımızı yaşamak, inandığımız gibi giyinmek isteğimizden ne kadar da rahatsız olmuşlardı. İşlerimizden kovdular, sokak ortasında aşağıladılar, genç kızlarımızı üniversitelerde ikna odalarına çekip ‘ikna’ etmeye çalıştılar. İkna olmayan binlerce kızımızın eğitim hakkını ‘çağdaş yaşam’ adına engellediler. İnandığı gibi yaşamak isteyen kadınlara yapılan saldırı, engellemeler yalnızca 28 Şubat’la sınırlı değil. O, ilk aklımıza gelen… Yüzlerce örnek ortaya koyabiliriz.

Bir 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü daha geride bıraktık. “Bin yıl” sürecek diyenlere inat alanlara çıkarak, çalıştığımız kurumlarda toplanıp sesimizi yükselterek ‘biz varız’ dedik. Korkumuzu yendik. Çünkü yanımızda sendikamız vardı. Yalnız değildik. Onun elini üzerimizde hissediyorduk. Güvercin ürkekliğinden kurtulmamız için yanımızdaydı.

Alanlara çıkmak, hak arayışında bulunmak kadınlar için çok önemliydi. Bu ilk aşamaydı, önümüzde yapacak çok işimiz olduğunu biliyoruz. Ülkemizde, yılların kurumsallaştırdığı genel kadın anlayışını yıkmalıyız. Kadınları tüketim toplumunun esaretinden kurtarmak için mücadele vermeliyiz.

Kadınlara çağrım şu: Yalnız değiliz! Güvercin ürkekliğini üzerimizden atmak için Eğitim-Bir-Sen’e üye olmalıyız, daha çok üye kazandırmalıyız. Çalışma arkadaşlarımıza sendikamızın çalışmalarını anlatmalı, birlikte olmanın güçlü olmak olduğunu –büyük, güçlü Eğitim-Bir-Sen ailesi- olduğumuzu hissettirmeliyiz. Çünkü kadınlar olarak, sendikaya üye olmaktan korkuyoruz. Az olan sendikalı kadın sayımızı ne kadar artırırsak, etkinliğimiz o kadar artacaktır. Görev almaktan da korkmamalı, çalışmalarımızı yemek ve kermes düzenlemenin dışına taşımalıyız.

Kadına şaşı bakışı değiştirmek, yüklendiğimiz/yükleneceğimiz görevleri yerine getirmemiz, önümüzün açılması için bizlerin çabaları gereklidir. Kendine özgüveni olan, önüne koyduğu hedeflere ulaşmak için, kamusal alan, siyasi alan ve sivil toplum kuruluşları içinde yer alarak sesimizi duyurmaya çalışmalıyız.

Bunu yapabildiğimiz oranda, ‘kadın ve erkeği eşitlemek değil, hak ve hukukunun korunması noktasındaki eşitliğin sağlanması’ yolunda başarı elde edebiliriz. 

Tüm Yazılar
1 Demokrasi nöbeti
2 Yeni anayasa ve 657'ye ilişkin beklentilerimiz
3 Yalnız değiliz
4 Gönül coşkusunun diğer adı: Kadınlar Komisyonu Türkiye Buluşması