Sorumsuz sendika, sebep olduğu mağduriyeti örtbas etmeye çalışıyor
13906 | | | 13-06-2016

Talat YAVUZ

 

Eğitim alanında faaliyet gösteren küçük ve sorumsuz bazı sendikalar, sudan sebeplerle mağdur ettikleri yönetici adaylarının tepkilerini göğüsleyemeyince, sorumsuzluklarına seviyesizliklerini de eklediler. “Mahkemede şaşar” bu sendikaların, sıkıştıkları yerden çıkacak zihinsel performansı göstereceklerine artık kimse inanmıyor.

İşlerine geldiği dönemlerde her türlü atama yöntemini kabul edenler, işler ters gitmeye başlayınca ne yapacaklarına bir türlü karar veremediler. Doksanlı yıllarda sınav artı 10 komisyon puanı ile atamalar yapıldı, sesleri çıkmadı. Sınav artı EK-2 ile atama oldu, yönetmeliği ve sınav sorularını mahkemeye verdiler. Mülakatla atamalara itirazlarını anladık, sınav istediler. Sınavda üyeleri dibe vurunca, “Eğitim-Bir-Senlilere sorular verildi” dediler. Yetmedi, şimdi de, “Neden İnkılap Tarihi’nden soru sormadınız, bizim üyelerimiz bu yüzden başarısız oldu” diyorlar. Bu zihinsel performansla siz, sadece İnkılap Tarihi’nden sınava girseniz yine dibe vurursunuz. Bu küçük ve seviyesiz sendikaların, eğitim sistemimize nitelikli yönetici yetiştirme ve seçme diye bir dertleri yok. Liyakat deyince, zannedersiniz ki bunların tamamı liyakatli ve yetenekli. Gördük halinizi, karşımızda lime lime döküldünüz. Size göre iyi yönetici olmanın ölçütü, sınavda üç adet İnkılap Tarihi sorusunu bilmek midir? Bu son yaptığınız; ortaokul, lise ve üniversite eğitimleri boyunca, köklü tarihimizin sadece seksen yılını kapsayan bu dersi defalarca almış ve başarı ile geçmiş eğitimcilere en büyük hakarettir.

Açtıkları davalarla, sınav kazanmış kendi üyelerini de mağdur eden bu küçük sendikalar, eğitim sistemimizi adeta mahkemelerin yönetmesini istiyorlar. Unutmayalım ki, 367 kararı, ülkemizin en yüksek mahkemesine ait bir karardır. Çok savundukları mahkeme kararlarına uygun olarak atandığı ve dört yılını doldurduğu okulunda, sekiz yıllık rotasyon süresi doluncaya kadar devam etme imkânı tanıyan düzenlemeyi iptal ettirerek, okulları büyük bir istikrarsızlığa sürüklemek için neredeyse Gemerek Mahkemesi’nden bile karar çıkaracaklar. Eğitim sisteminin ihtiyacı olan adımları atmak mahkemelerin işi değil, ülkemizin geleceğinde sorumluluk alanların işidir.

Yönetici atamaları söz konusu olduğunda, ülke sevgisi zirve yapan sizlerin, son günlerde okulların huzurunu bozmakta ne kadar maharetli olduğunuzu gördük. Ülkeyi karıştırmak ve yeni ayaklanmalar organize edebilmek için, anne babaların üzerine titrediği masum yavrularımızı nasıl örgütlediğinizi de gördük. Artık kimse sizin sahte hak hukuk söyleminize inanmıyor, sadece kuru gürültü çıkarıyorsunuz, o kadar.

Yönetici atama sürecinin neden bu duruma geldiğini, okullarda kimlerin hangi yıkıcı faaliyetler içinde neler yaptığını iyi etüt edemediğiniz sürece, mahkeme kararları derdinize derman olamayacak. Çözüm olarak bulduğunuz bize saldırma yönteminiz; okullarımıza, çocuklarımıza, geleceğimize, değerlerimize sahip çıkmamıza engel olamayacak.

Sizler ithal fikirlerin, kökü dışarıda organizasyonların, milletinden kopmuş marjinal yapıların taşeronu olarak küçülmeye ve yok olmaya devam edeceksiniz. Toplamınızdan daha büyük olduğumuzu ve siz küçülürken bizim büyümeye devam ettiğimizi unutmayın sakın…

 

 

Önceki Yazılar
11- Kâğıttan kaplan tüccarlarına cevap / Celal Demirci
12- Şair, mütefekkir, sendikacı Mehmet Akif İnan / Hıdır YILDIRIM
13- Müdürler müfettiş olunca! / Talat YAVUZ
14- Eğitim-Bir-Sen sadece sendika değildir / Şenol METİN
15- Sendikal mücadelede algılar ve gerçekler / Celal Demirci
16- Asker Ocağı, Peygamber Ocağı olmadıkça sorun çözülmez / Ahmet AYDINSOY
17- Demokrasi nöbeti / F. Arzu YALÇIN
18- MEB'in Danıştay'la imtihanı ya da bindiği dalı kesmek / Erol ERMİŞ
19- Sorumsuz sendika, sebep olduğu mağduriyeti örtbas etmeye çalışıyor / Talat YAVUZ
20- Yeni anayasa ve 657'ye ilişkin beklentilerimiz / F. Arzu YALÇIN
1 2 3 4 5
Top