Köklerimize dönmeli, faziletin izzetiyle yol almalıyız
6611 | | | 15-12-2018

Mithat SEVİN

Bugün karşılaştığımız problemlerin çoğu, negatif sonuçlarını önlemek için şu ya da bu sebeple önceden önlemini almadığımız gelişmelerin geldiği son aşamadan ibarettir. Kimi zaman bu gelişmeler millet olarak kazanımlarımızı zayıflatacak veya heba edecek bir mahiyet arz edebilmektedir.

Bizden veya hayatın öngörülemeyen akışından kaynaklanan yanlışların, yanılgıların olması, anlaşılmaz bir durum değildir. Ancak yanlışlar tespit ve teşhis edildikten sonra daha iyisini yapmak için gayret göstermemenin anlaşılır bir yanı yoktur, olamaz.

Olgun, erdemli insan, kendini ve hayatı sürekli gözden geçirendir. Yanlıştan dönmek, daha iyiyi aramak erdemli insanın temel tutumudur. Birlikte var olmayı bu tutumla anlamlı kılmalıyız. Aksi takdirde, hayatta hep geride kalırız. Devletin, toplumun her katında ihtiyaç duyduğumuz en önemli değer, fazilettir. İşlerimizi bu duyguyla yapmadığımız takdirde yaşanan olumsuzluklardan şikâyet etme hakkımız da olmaz.

Cesur fazilet, toplumun ve yönetimin her kademesinde belirleyici olmalıdır. Yakın geçmişimizde maddi ve manevi çöküntülerimizin altında nasıl fazilet eksikliği varsa, başarılarımızın temelinde de faziletin kendisi vardır. Yine devlet ve millet kaynaşmasıyla sağlanan sinerjinin olumlu etkisi ile ülke ve millet olarak elde ettiğimiz başarı ve kazanımların ana sebebi de azimdir, inançtır, fazilettir. Bu bağlamda, ulaşımdan enerjiye, sanayi ve tarım üretiminden konut ve şehirleşme hamlesine, ileri teknolojiye, sağlığa kadar birçok alanda dünyayı imrendiren reform niteliğinde başarılar, milletimizin, ülkemizin kazanımlarıdır. Ancak kazanımlar hayatın her alanında birbirini destekleyen, tamamlayan nitelikte olmalıdır. Bu konuda ihmal edildiği açık olan kimi alanlar, büyük iddialarla başlattığımız medeniyet koşusunda bizi zayıflatmakta, yavaşlatmaktadır.

Yeniden dirilişin ve şahlanmanın tamamlanıp tekemmül etmesi için özellikle eğitim ve kültür alanlarında son derece hassas, titiz olma mecburiyetimiz vardır. Eğitim ve kültür alanı, asla ihmal edilemez. Milletin manevi temelleri bu iki alan üzerinde yükselir, yükselecektir. Millî eğitimle sağlanması gereken yararlar, maddi alanda elde edilen kazanımla kıyaslanamayacak kadar fazla, önemli ve önceliklidir. Konutlar, şehirler inşa ettiğimiz kadar akıl, gönül ve ruh dünyamızı da inşa etmeliyiz. Bir mecburiyet olarak ülkemizin yeni sıçramalara hazırlandığı bu dönemde millî, manevi amaç ve ideallere uygun daha faziletli, daha cesur, köklü, kapsamlı adımların atılıyor olması sevindiricidir. 2023 Eğitim Vizyonu, insan ve bilgi merkezli, psikolojinin ve pedagojinin icap ve ilkelerine öncelik veren hususiyeti ile önemli bir açılımdır. Eğitim-Bir-Sen olarak, bu adımların beklentisi içinde üzerimize düşeni yaptık, yapmaya da devam edeceğiz.

Millî iradeyi ateşleyen ruhun millete verdiği heyecanla artık bu konuları açıkça düşünmenin ve gereğini yapmanın zamanı gelmiştir. Geçmişte önlemi alınmadığı için bugün omzumuzda ağır bir yüke dönüşen sıkıntılarla uğraşıyoruz. Yanlışları yarınlara taşımamak için bugünden önlem almak ve gerekeni yapmak kaçınılmazdır.

Kültür, irfan ve eğitim faaliyetini belli yer ve zamanla sınırlamak doğru değildir. Çünkü ilim, âlemin varlık cevheridir. Bilgi, hakikat evrenseldir ve herkesi, hayatın her alanını ilgilendiren mahiyetiyle vardır. O nedenle sorunların aşılmasında, faziletli bir hayatın inşasında bireyden sivil toplum örgütlerine, devlet kurumlarına kadar her aşamada herkesin yapacağı, yapması gereken şeyler vardır.

İzansızlığın zilletine düşmemek, faziletin izzetiyle yaşamak için fert ve millet olarak irfan köklerimize dönmeli, doğrulara yönelmeli, eksiklerimizi gidererek birbirimizi tamamlamalıyız.

Önceki Yazılar
1- Gelecek güzel günler bizim gayretlerimizle şekillenecek
2- Önce insan evvela ahlak
1
Top