Madde manaya, sistem akla, eylem de ahlaka muhtaçtır
6700 | | | 30-05-2020

Şükrü KOLUKISA

 

“Sizler yaysınız, çocuklarınız da bu yaylardan geleceğe fırlatılan oklar” Halil Cibran

 

Eğitim sistemi, toplumun tarihinden süzülerek kadim değerlerinden neşet etmesi gereken, diğer taraftan da toplumun güncel ihtiyaçlarına cevap üretmesi umulan bir organizmadır. Eğitim, dünün sabitleriyle bugünün değişkenlerini mezcettiği ölçüde başarıya ulaşır. Geçmişi geleneğe dönüştürmeyi başarmış, dünün tecrübelerini bugünün kazanımları hâline getirebilmiş sistemler, zaman içinde tortu biriktirmiş kronik problemlerle ve yapısal sorunlarla uğraşmak zorunda kalmaz, daha ziyade zamanın öngördüğü güncel değişim sancıları yaşar.

Ülkemizde eğitim sistemini ve problemlerini tartışırken yukarıda saydığımız veçhenin dışında başka boyutlara da eğilmek gerekir. Çünkü bizdeki eğitim sistemini kırılma noktaları, dramatik tarafları, trajik dönemleri, ideolojik uzantıları, endoktriner misyonuyla birlikte ele almak, gerçeği kavramak açısından daha fikir verici olacaktır.  Çünkü biz, modernleşmeyle birlikte kendi dokusuna uygun kök salmak yerine sistem ithal etmiş, geçmiş birikimini, tecrübesini yok saymış, bazı kurumlarını kapatmış, önceki eğitim anlayışını ilga etmiş, dönüşüm ve yapılandırma işini yabancılara havale etmiş, doğruda sebat göstermek bir yana yanlışlardan ders çıkarma azmini bile göstermemiş, siyasi değişimlere göre törpü görmüş, ideolojik tartışmaların mevzisine dönüştürülmüş bir hikâye ile karşı karşıyayız. Bugün yeni bir ufka yönelmek, daha iyisini yapmak için tek gerçeğimiz var, o da eğitim konusunda içinde bulunduğumuz durumla yüzleşmek, sağlam bir muhasebe yapmak, eğitim sistemimizin sorunlarını eleştirel bir bakış, yapıcı bir usulle tartışmaya devam etmektir.

Bugün tarih şuuruyla milletin değerleri ekseninde; değişen dünyanın kriterlerini kavramak, çağa uygun yeni çözümler öngörmek, güncel yaklaşımları ve anlayışları takip etmek, gelişen araçları sistem içine dâhil etmek, uygulamadaki gerçeklere uygun değişimler geçirmek, değerlerimizi koruyucu ve geliştirici misyon üstlenmek eğitim politikalarını belirleyenlerden en büyük beklentidir. Zaman değişse bile insanın özünün değişmediği gerçeğinden hareketle, insanın değişmeyen doğasına uygun evrensel kazanımların, bilgi ve donanımın yanına güzel ahlak, örnek insan hedeflerini ekleyerek birçok konuyu yeniden düşünmek zorundayız. Bugün geldiği nokta itibarıyla eğitimi, endüstrinin insan temin aracı olmasının da ötesine taşıyarak, değerlerimizi özümsemiş, iş dünyasının maddi şartlarını iç dünyamızın mana zenginliğiyle dengelemiş bir sistem, her geçen gün daha büyük bir ihtiyaç hâline gelmektedir.

Son zamanlarda, dünyanın baş döndürücü bir hızla değişime uğradığı, farklı dengelere evrildiği, aşkın insanların etkin olduğu zamanlardan aşırı fenomenlerin tasallutuna düçar kalındığı, değerlerin soy kütüğünün kurutulduğu, kavramların terminolojik bağlamından kopartıldığı, her şeyin birbirine benzeşerek yıkıma uğradığı, eleştirel düşünen herkesin fark ettiği bir gerçektir. Böylesi bir dönemde yönümüzü doğru tayin edememek, yol alamamak tarihi bir handikap olacaktır. Ülkemizin birçok atılım yaptığı, gelişim kaydettiği, toplumsal öz güvenin yükseldiği, doğru hamlelerin milletimizce güçlü bir şekilde desteklendiği bir süreçten geçiyoruz. Geçmişin muhasebesini yaparak, sorunları doğru tespit ederek, ortak akılla çözümler üreterek yeni bir sayfa açmanın mümkün göründüğü bu dönem, tarihi bir fırsattır. Bu dönemin potansiyeli görülmeli, vadettiği imkânlar harekete geçirilmelidir. Bilgiye doymuş, yarışan birey kadar güzel ahlaka bürünmüş örnek insan yetiştirecek, bilgi hazinesinin yanında değerler manzumesi de diyebileceğimiz bir sistem hepimizin ihtiyacıdır.

Sınırların siyasi haritalardan ibaret kaldığı, bir tarafta çöküşe, başka yerlerde uyanışa dair emarelerin görüldüğü; bir tarafta çürümenin, diğer tarafta umudun saf bağladığı, güçlü olanın değil değerleri ayakta tutanın, insana kıymet verenin kazanacağı açıktır.

Koronavirüs salgını da köklü değişimlere yol açacak birçok gerçeği ortaya çıkarmış, güçlü olanı gücüyle, zayıf olanı zafiyetleriyle, geleceği göreni öngörüsüyle, altyapısı olanı hizmetiyle, erdemi olanı dayanışmayla, imkânı olan fakat insani değerleri erozyona uğramış olanları yalnızlık sarmalında çaresizlikle sınamış, birçok dengeyi değiştirmiş, ters yüz etmiştir. Hayatlarımız bazı yerlerden daralırken bazı yerlerden de genişleme imkânı bulmuştur. Sağlıktan eğitime, siyasetten kültüre, haberleşmeden ekonomiye, bireyden devlete, kıtalardan dünyaya kadar sanal ve dijital mecburiyetler, yeni biçim, içerik ve uygulamalarla insan ilişkilerinde ve etkinliklerinde hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağına dair göstergeler ortaya koymuş, herkesi ve her şeyi yeni bir paradigmaya muhtaç edecek derecede bir kırılma yaşatmıştır. Sürecin sonunda ödenecek bedel, tutulması gereken yolu, alınması gereken azığı, umut taşıyanların omuzundaki yükü daha net ortaya koyacaktır. Tüm bu çabalar, geleceğe dönük hamleler eğitim sisteminden asla bağımsız olamaz, olmamalıdır.

Hız ve hareketin, zaman ve mekân faktörünü izafî hâle getirdiği bir dönemde, duranlar düşer, koşanlar ayakta kalabilir. Dijitalleşerek gerçeklerden kopanlar değil, dijital verileri gerçeğin bağrında yorumlayabilenler hakikate uzanabilir. Çünkü gerçek sanalın bir uzamı değil, sanal gerçeğin sadece bir uzantısıdır. Yeni dünyanın zorunlu kıldığı her türlü donanım ve bilgi, hayatı, dünyayı, insanı yeniden, daha derinlikli, hızlı kavramayı beraberinde getirmektedir. Yaşadığımız, yaşayacağımız dünyanın bilgisini üretme, mevcut bilgi ve birikimleri yeni değer ve durumlara göre etkin kılarak yenileme çabası en başta eğitim sisteminin göstergesi olmalıdır.

Dünya denilen dekorun tek öznesinin insan, eğitim faaliyetinin en büyük aktörünün öğretmen, hayatı anlamlı kılan ve ayakta tutanın değer olduğu gerçeğinden hareketle ‘eğitim ve insan’ bizi geleceğe taşıyacak mükemmel kombinasyondur. Zira madde manaya, sistem akla, eylem de ahlaka her zaman muhtaçtır.

 

Önceki Yazılar
1- Zorluk imtihansa dayanışma en büyük başarıdır
2- Sarsılmaz irade, muhkem kale: Eğitim-Bir-Sen
3- Grev hakkı tanıyacak yeni bir kanun artık kaçınılmazdır
4- Her darbe tarihsel bir yaradır
5- Soru çözen öğrenciden sorun çözen insana
6- Geleceğin izleri bugünde gizlidir
7- Uzun yolun sırrını ancak yürüyenler bilebilir
8- Kadim zamandan yeni döneme öğretmenliğin mutasyonu
9- Eğitimde yanlış hareket harakiri demek
10- TEOG'dan sonra geleceğin kodu: Adres mi not mu?
1 2 3
Top