Zorluk imtihansa dayanışma en büyük başarıdır
5484 | | | 17-08-2020

Şükrü KOLUKISA

Zor zamanların kendine has şartları, aşılması gereken eşikleri, alınması gereken tedbirleri, yapılması zorunlu hamleleri, hassaten yapılmasını salık verdiği özel işleri vardır. Böylesi zamanlar, kurumların hizmetlerinin nitelik değiştirdiği, bazı kısıtlamaların baş gösterdiği, yeni mecraların geliştiği, kişisel görev ve sorumluluk alanlarının değiştiği zamanlardır. İhtiyaç duyulan her gücün tedavüle sokulduğu, güzel hasletlerin sosyal dokuyu ördüğü, erdemli olmanın hayati önemi haiz olduğu, fedakârlığın ve merhametin iliklere kadar hissedildiği imtihan günleridir.

Koronavirüs salgını, zorluğu yaşattı, aşılması gereken eşikleri gösterdi ve yapılması gereken hamleleri dayattı. Bu zorlukları dayanışmayla aşanlar, eşikleri el ele tutuşarak geçenler, elindekini bölüşenler, sağlık için savaşanlar, eğitime nefer olanlar, asli olmayan görevleri gönüllü olarak yapanlar, sorumluluk sınırını ihtiyaç sahiplerinin bulunduğu son noktaya taşıyanlar güzel bir sınav verdiler, milletimizin gönlünde müstesna bir yer edindiler.

Bir virüsle ülkeler içine kapandı, hükûmetler test edildi, halkların gözünün feri söndü, öncelikler değişti. İhtiyaçlar hiyerarşisi yeniden şekillendi. Çalışma hayatının seyreltildiği, üretimin durgunluğa girdiği, hayatların evlere sığdığı bu virüslü günler hepimiz için yeni tecrübelere dönüştü. Hayatın yavaşlaması ve belli konumlara sabitlenmesi bazı şeylerin yokluğunun, bazı şeylerin varlığının, önemli önemsiz olanın, ihtiyacın ve ihtiyaç fazlasının ne olduğunu düşünmemize imkân verdi. İmkân denilen her potansiyelin ancak insanla hayat bulabileceği gerçeği bir kez daha net görüldü. Oluşan hayat şartları, ibret almak, hikmetine akıl yormak için yeni emareler gösterdi.

Bu süreçte örgütlü güç olmak, sendika olarak çalışma hayatı açısından sigorta vazifesi görmek, eğitim faaliyetlerinin yeni hâlini etkili ve verimli kılmak, ihtiyaç duyulan her alanda katkıda bulunmak, seferberlik duygusuyla ve her üyesiyle bir nefere dönüşmek, ihtiyaç sahibine vefa, kan ihtiyacına deva olmak, büyük bir eşiği el ele aşmak, gücünü millet için vakfetmektir.

Salgın sürecinde dünyanın birçok ülkesinde ücretler tam ödenmezken, çalışanların mağdur olmaması için aldığımız inisiyatifler, yaptığımız girişimler nedeniyle ortaya çıkan sonuç sendikacılık adına tarihe geçti. Eğitim çalışanlarımızın özlük haklarında herhangi bir kayıp yaşamaması çok önemli bir eşiktir. Yine ücretli öğretmenlerimizin ücretlerini almaya devam etmeleri sosyal devlet ilkesi gereğince zorunlu adım ve sendikal anlamda önemli bir kazanımdır. Ataması yapılan fakat görevlerine başlatılmayan öğretmenlerimizin sözcüsü olup yaptığımız görüşmeler, bakanlık nezdindeki girişimler ve dijital ortamlarda yaptığımız online etkinlikler, mağduriyetlerini bertaraf etme adına numune sayılacak işlerdendir. Üniversitelerimizdeki eğitim çalışanlarının sağlığının korunması adına Yükseköğretim Kurulu’na başvurarak, kamu üniversitelerindeki akademik ve idari personelin idari izinli sayılmasını, zorunlu ve gerekli hizmetlerin yürütülmesi için nöbetçi personel uygulaması yönünde karar alınmasını, bu süreçte de özlük haklarında herhangi bir kaybın yaşanmamasını sağlamamız sendikal kazanımdır.

Konfederasyon olarak ‘Şimdi Vefa Zamanı’ duygusuyla yaptığımız bağışlar, ‘Biz Bize Yeteriz’ kampanyası için sunduğumuz katkılar, ‘iyilik kanımızda var’ diyerek başlattığımız kampanyalar zor zamanların sendikası olduğumuzu herkese bir kez daha göstermiştir. Maske üreten öğretmen, ateş ölçen eğitimci, Vefa Sosyal Destek gruplarında koşturan gönüllü kamu çalışanı görüntüsü, zor günlerin ve cesur insanların ülkesi olduğumuzun en güncel resmidir.

Teşkilatımızla bu süreçte yaptığımız online istişarelerle aldığımız kararlar, salgın dönemini oturarak değil üreterek geçirmenin yeni bir yoludur. Üyelerimize telefonla ulaşma, ihtiyaç duyanların kapısını çalma, zor zamanda da mesafeleri ortadan kaldırmanın, sendikacılığı yeni şartlara uyarlamanın güzel örnekleridir. Dünyanın dört bir yanındaki sendika yöneticileriyle, eğitimcilerle online toplantılar yaparak dayanışma için öncülük etmek, tecrübe paylaşımına zemin hazırlamak, yerelden evrensele uzun yürüyüşümüz açısından aldığımız yeni bir mesafesidir. Dünyaya el uzatan devlet, varını paylaşan millet görüntüsü, bu zor zamanların en büyük hamlelerinden biridir.

15 Temmuz kanlı işgal girişiminin yıl dönümünde elimizde meşalelerle ‘Her Şehit Bir Meşaledir’ yürüyüşümüz, direniş bilincini diri tutmak, gençliğe bir şuur bırakmak için tarihsel misyonumuzun gereğidir. Salgın nedeniyle 15 Temmuz’a ertelenen yetkili sendika belirleme sürecinde mesafeleri ve duvarları ortadan kaldırma gayretimiz, yetki geleneğimizin sürdürülmesinde önemli bir merhaledir.

Ülkemiz demokratikleştikçe, özgürlük alanları genişledikçe sendikalaşma oranı yükselmekte, yükselen oranlar gerçek sendikacılığı resmetmekte ve yetkinin kimin hakkı olduğunu 9 yıldır göstermektedir.

Zorluklar bir imtihansa dayanışma bizim için en büyük başarıdır. Bu büyük dayanışma 28 yıldır her eşiği aşmıştır, aşmaya da devam edecektir. 

Önceki Yazılar
1- Madde manaya, sistem akla, eylem de ahlaka muhtaçtır
2- Sarsılmaz irade, muhkem kale: Eğitim-Bir-Sen
3- Grev hakkı tanıyacak yeni bir kanun artık kaçınılmazdır
4- Her darbe tarihsel bir yaradır
5- Soru çözen öğrenciden sorun çözen insana
6- Geleceğin izleri bugünde gizlidir
7- Uzun yolun sırrını ancak yürüyenler bilebilir
8- Kadim zamandan yeni döneme öğretmenliğin mutasyonu
9- Eğitimde yanlış hareket harakiri demek
10- TEOG'dan sonra geleceğin kodu: Adres mi not mu?
1 2 3
Top