Yalçın, Esenler İftar Programı'nda konuştu


1425 | 23.05.2019
| |

Esenler İftar Programı’nda konuşan Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Gayret yoksa hayret vardır, Rehavetin olduğu yerde felaket yakındır. Bananeciliğin olduğu yerde, elini taşın altına koymakta çekincenin olduğu yerde, Türkiye çok daha iyi noktalara gelme hedeflerini gerçekleştiremez” dedi.

Eğitim-Bir-Sen İstanbul 1 No’lu Şubenin düzenlediği Esenler İftar Buluşmasında, çok sayıda Eğitim-Bir-Sen üyesi bir araya geldi. Kur’an tilavetiyle başlayan iftar programına Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç, Esenler Belediye Başkanı M.Tevfik Göksu, Eğitim Bir-Sen İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Mükremin Köse, İl ve ilçe yönetim kurulu üyeleri, Memur-Sen’e bağlı sendikaların şube yönetimleri, kurum müdürleri ve çok sayıda teşkilat mensubu katıldı.


 

İz bırakmayı sürdürüyoruz

Memur-Sen ailesi olarak 27 yılı geride bıraktıklarını hatırlatan Yalçın, “Kurulduğumuz günden bu yana da üyesi ve ülkesi için ter akıtan bir teşkilat olarak yer kürede iz bırakmayı sürdürüyoruz. Hikayemiz, ülke üzerindeki vesayeti kaldırmak, yeniden büyük Türkiye idealine doğru Türkiye’yi taşımak üzere mücadeleyle başladı, bu soylu mücadelemizi sürdürüyoruz. Bizim sendikacılık anlayışımızda, nerede bir mazlum varsa oraya ulaşmak vardır. Bu ilkeler doğrultusunda kimsesizlerin kimsesi olma yolunda gayret gösteriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ülkenin tüm kırılma anlarında Memur-Sen ailesinin milli iradeden yana olduğunu belirten Yalçın, “Hiçbir zaman milletin karşısına geçmedik. Çünkü bizim hikayemiz işi millet, derdi millet, kendi millet, yükü yeniden medeniyet mefkuresine dayanıyor. Bundan dolayı en kritik süreçlerde en omurgalı duran teşkilatlardan olduk” diye konuştu. 



 

Sözleşmeli öğretmenlik aile bütünlüğünü bozuyor

Sözleşmeli kamu görevlilerinin yaşadıkları sıkıntıları dile getiren Yalçın, “Eşi ve işi arasında tercihe zorlanan sözleşmeliler gerçekten mağdurlar. Öğretmenler arasında kadrolu/sözleşmeli şeklinde ortaya çıkan ayrım, kurum içi çalışma barışını bozmaktadır. Aynı niteliklere sahip aynı görevi ifa eden insanlar arasında bir nevi kast sistemi kurulması kabul edilemez. Sözleşmeli öğretmenlik anayasal hakları sınırlıyor, aile bütünlüğünü bozuyor, eşleri birbirinden, çocukları da anne babalarından 6 yıl boyunca ayrı bırakıyor.” ifadelerini kullandı.



 

Yeni ortaöğretim tasarımı paydaşlarla olgunlaştırılmalı

Ortaöğretim ders çizelgelerinin değiştirilmesinin, öğretim programları, ders kitapları ve öğretmen norm kadro hesabını doğrudan etkileyen çok önemli bir hususları barındırdığını vurgulayan Yalçın, “Başarılı ve sürdürülebilir bir eğitim sistemi, eğitimin sorunlarına çözüm getirmenin yanında sistemin aktörü öğretmenlerin hak ve menfaatlerini koruyan topyekûn bir iyileşmeyi hedef alan, birini diğerine feda etmeyen tasarım modelidir. Öğretmenleri ve öğrencileri doğrudan ilgilendiren ortaöğretim yeniden tasarım sürecinin sahadaki paydaşlarla olgunlaştırılması gerekmektedir.” diye konuştu.

Belediyelerde ciddi zulümler var

Ülkenin geliştiğini ve değiştiğini düşündükleri anda bunun böyle olmadığına dair belirtilerin geçtiğimiz günlerde yaşanmaya başladığına dikkati çeken Yalçın, “Ben isterdim ki üniversite önlerine turnike koyanlar, ikna odaları kuranlar ve bu ülkeyi yaşanmaz hale getirenler yaptıklarından utansınlar ve aradan geçen hoşgörü zamanlarından nasiplerini alsınlar ama bunun böyle olmadığını 31 Mart seçimlerinin ardından belediyeleri değişen yerlerde çok ciddi sıkıntılarla yüzleştiğimizde gördük” dedi. 

31 Mart Yerel Seçimlerinde milletin iradesini göstererek kullandığı oyların zayi edildiğini sözlerine ekleyen Yalçın, kamu görevlilerine seslenerek, buna teşebbüs edebilecek olanlara karşı fırsat verilmemesi gerektiğini belirtti. Bu noktada hiçbir adaletsizliğe imkân vermeksizin gayret göstermek gerektiğine işaret eden Yalçın, “Gayret yoksa hayret vardır, rehavetin olduğu yerde felaket yakındır. Bananeciliğin olduğu yerde, elini taşın altına koymakta sakınmanın olduğu yerde, Türkiye çok daha iyi noktalara gelme hedeflerini gerçekleştiremez” ifadelerini kullandı.



 

Mükremin Köse: Özgürlük ve haklar için mücadele ediyoruz

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen olarak kuruldukları günden bu yana özgürlük ve haklar için büyük bir gayretle mücadele ettiklerini ifade eden Eğitim-Bir-Sen İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Mükremin Köse, büyük bedeller ödeyerek, 28 Şubat’ın karanlığında dimdik durarak bu günlere geldiklerini belirterek, “15 Temmuz’da, tarihin en karanlık gününde de dimdik durduk ve Memur-Sen olarak farkımızı ortaya koyduk, tanklara geçit vermedik” dedi.



 

Tevfik Göksu: Memur-Sen’in kurulduğu günden bu yana yakından takip ediyorum

Programda bir selamlama konuşması yapan Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, bu iftar sofralarının hayırlara vesile olmasını temenni ederek, “Memur-Sen’i kuruluş aşamasından bu yana takip etmekteyim.  Rahmetli Kurucu Genel Başkan Akif İnan’la Memur-Sen’in teşkilatlanma dönemlerinde çok yol kat ettik” diye konuştu.

Göksu, İstanbul seçimlerine ilişkin ise herkesin üzerine tarihi bir sorumluluk düştüğünü kaydetti.

Ak Parti İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç ise yaptığı konuşmada, mübarek ramazanda kıymetli bir muhabbet ortamının kurulduğunu ifade ederek emeği geçenlere teşekkürlerini iletti.

Dalkılıç, İstanbul seçimlerine de değinerek, “Sizler kamu görevlileri olarak, eğitimciler olarak gereğini yapacaksınız, sandıklara, milli iradeye sahip çıkacaksınız; hiçbir yanlışa geçit vermeyeceksiniz” diye konuştu.

Küfür, Hakaret ve Rencide Edici Yorumlar Yayınlanmayacaktır.

Top