Haber
2026-04-17 20:55:02
GENEL BAŞKANIMIZ ALİ YALÇIN TGRT HABER CANLI YAYININDA OKULDA ŞİDDET OLAYLARINI DEĞERLENDİRDİ

Genel Başkanımız Ali Yalçın, TGRT Haber’de canlı yayınlanan “Akşam Gündemi” programında, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik saldırılarla ilgili soruları yanıtladı.

Genel Başkanımız, iki ilde peş peşe yaşanan şiddet olaylarının yalnızca okul güvenliğiyle açıklanamayacağını, bu sürecin bir milat olarak görülerek ele alınması gerektiğini ifade ederek, “Eğitim-Bir-Sen olarak, okul güvenliği, akran zorbalığı ve dijital mecralardaki riskleri kapsayan bütüncül bir yaklaşımla kapsamlı bir çalışma süreci başlatıyoruz. Bu doğrultuda yoğun toplantılar gerçekleştirdik. Meselenin çözümü için ortak akılla güçlü bir yol haritası oluşturulması gerekmektedir.” dedi.

 

Genel Başkanımız Ali Yalçın’ın canlı yayında yöneltilen sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

 

SORU: Okul baskınlarının peş peşe yaşandığı Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taydınız. Bu illerde pek çok görüşme gerçekleştirdiniz. Temaslarınız sonrası gözlemlerinizi bizimle paylaşır mısınız?

 

“Öncelikle saldırıda hayatını kaybeden şehit öğretmenimize ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet diliyorum, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.

 

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki olaylar farklı illerde gerçekleşse de birbirine benzerlikler taşıyor. İkisi de dijital oyun platformlarında çok yoğun vakit geçiren ve bu platformlarda zihinleri kontrol altına alınmış, tabiri caizse zombileştirilmiş çocukların yaptığı terör saldırısıdır. Okullarda daha önce de şiddet hadiseleri yaşandı ama böyle bir şey ilk kez yaşanıyor.

 

14 Nisan Salı günü Siverek’te 16 yaralının bulunduğu saldırıda can kaybı olmaması tesellimizken peşinden Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırı, akıllara durgunluk verdi. Can kayıpları olması, başta eğitim çalışanları olmak üzere tüm milletimizin yüreğini kavurdu. Siverek’teki hadisenin önlenebilir olduğu görülmektedir. Dolayısıyla bu konuda valilik sorumluları açığa aldıSüreci takip edeceğiz ama benim gördüğüm o hadise, önlenebilir bir terör saldırısı.

 

Kahramanmaraş’taki hadisede ailenin büyük ihmalleri görülüyor. Katilin profiline baktığımızda, sanal dünyanın karanlık dehlizlerinde boğulduğunu ve tamamen zombileştiğini, arkadaş edinemeyen, gerçek dünyadan kopuk sanal dünyada gezen bir kimlik görülmektir. Babanın poligonlarda atış talimleri yaptırdığını, evindeki silahların güvenliğini almadığınıgörüyoruz.

 

Saldırganın eylemi önceden planladığı da anlaşılıyor. Çok net söylüyorum. Bu olayları sıradan bir olay olarak asla görmemeliyiz; okullarda şiddetin güvenlik, rehberlik, aile ve toplum boyutuyla değerlendirilmeye başlanması açısından bir milat olacaktır. Okul ve toplum güvenliği için dijital mecraların riskleri yeniden ele alınmak zorundadır. Platformlardan yapılan yazışmalar ve benzer girişimler, olayın boyutunu açıkça göstermektedir."

 

 

SORU: İş bırakma kararı aldınız. Bu kararla amacınız neydi ve bu amaca ulaşıldığını düşünüyor musunuz?

 

“İş bırakma kararımız ile öncelikle kaybettiğimiz meslektaşlarımız ve öğrencilerimizin acısını paylaşmayı, benzer hadiselerin tekrar yaşanmaması için önlemlerin alınması çağrısı yapmayıve bu olayın münferit bir hadise olmadığını ortaya koymayı amaçladık.

 

Güvenlik, rehberlik hizmetleri, dijital mecraların kontrolü başta olmak üzere konunun bütün olarak ele alınmasına dikkat çektik. Bu konudaki tartışmaların bizim dikkat çekmeye çalıştığımız alan üzerinden yürütüldüğünü ve bu nedenle iş bırakma eylemimizin amacına ulaştığını görüyoruz.

 

Ayrıca bu kararımızın, ilgili kurumları harekete geçirdiği için dijital platformlardaki benzer kirli planların da önüne geçildi diye düşünüyoruz. Dijital platformlarda çok sayıda hesabın kapatılması, birçok ilde gözaltıların yapılması sağlandı olayın vehameti görülmüş oldu.

 

Bu eylemi yapmamış olsaydık belki de Şanlıurfa’daki gibi bir rehavet felaket getirebilirdi.”

 

SORU: Pek çok sendika iş bırakma eylemine katıldı. Ancak bu sendikaların tamamı aynı talep ve amaç etrafında mı buluştu? Sendikaların odağında farklılıklar olduğu ve bazı açıklamaların okul güvenliği meselesinden farklı alanlara kaydığı yönünde değerlendirmeler var. Siz bu durumu nasıl yorumluyorsunuz?

 

“Keşke tüm sendikalar aynı amaca yönelik hareket etseydi. Tutarsızlıklar ve tuhaflıklar sendikalara da güveni sarsıyor. Bakın açıkça konuşmak isterim. Ramazan etkinlikleri dolayısıyla rahatsızlıkları olanlar, bu hadise üzerinden öfkelerini kusmaya ve saçmalamaya başladılar. 1 ay önce okullarda alınan güvenlik tedbirlerine, “okullar karakol değildir, eğitim polis nezaretinde sürdürülemez” diyen sendika görünümlü yapılar, bu kez “okulun önünde polis yok, X-ray yok” diye ortalığı birbirine katıyorlar. Ahlaklı olmanın asgari şartı tutarlı olmaktır. Ait oldukları sosyal tabanın siyasal bilinç altına mesaj vermek için saçmalıyorlar.

 

Ben aslında saldırganın kimliği ve kişiliğinde bazı sendikaları görüyorum. “Çocuğunuza kızım-oğlum diyemezsiniz o ileride kendi cinsiyetini kendi seçecek” diyen, sitelerinde “kadın, erkek ve diğer” seçenekleri koyan, okullarda tahtaları mora boyamak isteyen, çocuklara toplumsal cinsiyet adı altında LGBT propagandası yapmak isteyen, küresel efendilerinden talimatlı sendika görünümlü yapıların söylemleri ile eylemleri arasındaki tutarsızlık da ortaya çıkmıştır. Milletin değerleriyle ve geçmişiyle kavgalı olanların bu olayda da sapla samanı karıştırdıklarını görüyoruz. Marjinal yapılarla bir araya gelerek siyasal bir projenin parçasınadönüşmek sendikal harekete itibar kazandırmaz, irtifa kaybettirir. Bu hadisede bunu bir kez daha net olarak gördük. Odak, okulun güvenliği, dijital mecralardaki yeni tehlikeler ve alınması gereken önlemler, öğretmenlik meselesinin örselenmemesi, okulun kıymetli tutulması, okulun eğitimle uğraşacak kafa dinginliğini bulması iken onlar konuyu başka bir yere kaydırdılar. Konu bağlamından çıkarılmış, odak noktası kaybedilmiş, yaptıkları eylem ve etkinliklerle niyetlerinin “üzüm yemek değil bağcıyı dövmek” olduğu görülmüştür.”

 

SORU: Okullarda şiddete karşı ortak bildiri yayınladınız. Eğitim-Bir-Sen’in bundan sonraki hedefleri konusunda neler söylersiniz?

 

“Kahramanmaraş’ta Talip Bey'le bir araya gelerek ortak bir deklarasyon yayınladık. Pazartesi günü, sabah okullarımıza kaybettiğimiz canlara dualarla başlayacağız ve ay yıldızlı bayraklarımızla mesaj vereceğiz, “okulumuza öğrencimize, işimize, geleceğimize sahip çıkacağız” diyeceğiz. Şimdi okullarımıza sahip çıkma zamanı. Bunun için devlet yetkilileri üzerine düşeni yapacaklar, biz de bu konuda okulları, çocuklarımızı sahipsiz bırakmamak için elimizden gelen gayreti ortaya koymuş olacağız. Çünkü bu memleket bizim, bu çocuklar bizim, bu okullar bizim ve bizim geleceğimizle ilgili konuşuyoruz. Onun için herkese sorumluluk düştüğü bir zamandayız. Aile yapısını zedeleyen yayınlar, dijital mecralardaki kontrolsüzlük, şiddeti normalleştiren içeriklerle mücadele edilmelidir. Çocuklarımızınsavrulmasına neden olan her türlü riskin önüne geçilmelidir. Herkes, başını iki elinin arasına alıp düşünmeli ve sendika, siyaset, yetkili merci herkes, bu konuda üzerine düşeni yapmalı.Eğitim-Bir-Sen olarak, okul güvenliği, akran zorbalığı ve dijital mecralardaki riskleri kapsayan bütüncül bir yaklaşımla kapsamlı bir çalışma süreci başlatıyoruz. Bugün bu konuda yoğun toplantılar gerçekleştirdik. Bu meselenin çözümüne yönelik ortak akılla bir yol haritası oluşturulmalıdır.

 

TBMM’de bekleyen 15 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimini kısıtlayan düzenleme ivedilikle hayata geçirilmeli ve çok sıkı uygulanmalıdır. Her okulun önünde okul polisi olmalı, okul güvenliği konusu geçiştirilmemelidir.

 

Okullarda rehberlik hizmetleri güçlendirilmeli, rehberlik normları artırılmalı, okul-aile iş birliği güçlendirilmeli. Önlem alınmazsa uzun vadede sosyal çürüme riskiyle karşı karşıya kalırız.

 

Öğretmenlik mesleği örselenmemeli, öğretmenler öğrencinin velinin önüne atılmamalıdır. “Benim çocuğum asla böyle bir şey yapmaz” peşin kabulü üzerinden okula gelip zorbalık yapan veli profilinden artık bıkmış durumdayız. Proje çöplüğüne dönüştürülen uygulamalarla okul idareleri başını kaldırıp bu tip meselelerle uğraşacak rahatlığı bulamıyor. Okulyöneticileri liderlik, öğretmenler de öğretmenlik yapacağı zemini istiyor.  

 

Şiddet sarmalı bir milli güvenlik meselesi olarak görülmeli ve nesillerin geleceği için milli bir seferberlik başlatılmalıdır.”

 

MEMUR-SEN
KONFEDERASYONU
EĞİTİMCİLER BİRLİĞİ
SENDİKASI
Zübeyde Hanım Mahallesi Sebze Bahçeleri Caddesi No:86
Altındağ - Ankara / TÜRKİYE
Tel : 0.312 231 23 06 Faks : 0.312 230 65 28
ebs@ebs.org.tr
Copyright © Eğitim Bir Sen