Genel Yetkili Sendika

Öçal: Kendi sorunlarımızı ithal düşüncelerle çözemeyiz

 

Eğitim-Bir-Sen Kadınlar Komisyonu Başkanı Habibe Öçal, kadınlar olarak, kendi sorunlarını ithal düşünce ve duyarlılıkla çözmelerinin mümkün olmadığını belirterek, “Başkalarının kavramlarıyla kendi dilimizi konuşamayız. Her bir meselemizin hayatımız ve varlığımız içinde sahici bir karşılığı olacaksa, onu kendimize özgü modellerle çözmeliyiz. Bu yaklaşım ve duruş, zihnimizi kuşatmadan kurtarmak demektir” dedi.

Habibe Öçal, Başkan yardımcıları Fatma Maraş ve Hatice Ay ile birlikte, Eğitim-Bir-Sen Konya 2 No’lu Şube Kadınlar Komisyonu’nun Meram Öğretmenevi’nde düzenlediği programa katıldı.

Memur-Sen Konya Kadınlar Komisyonu Başkanı Hayrunnisa Özer, Memur-Sen’e bağlı sendikaların kadınlar komisyonu başkanları, Eğitim-Bir-Sen Konya 1 ve 2 No’lu Şube Yönetim kurulları ve üyelerin katıldığı programda konuşan Habibe Öçal, erdem, ahlak, hürmet, hoşgörü, inanç gibi en temel insanî ve kültürel değerleri barbarca yok eden materyalist azgınlığın kanlı, kirli amaç ve hesapları için, bütün zamanı, hususen de içinde bulunduğumuz coğrafyanın tertemiz iklimini zehirlediği talihsiz, umutsuz bir dönemde, kadınları, dört bir yanımızı saran yangından kurtarmanın mücadelesini verdiklerini ifade ederek, şunları söyledi:

“Değersizlikten başka bir şey üretmeyen modern acımasızlık, en öldürücü araçlarla asker, sivil, yaşlı, çocuk, genç, kadın, erkek demeden şehirlerin altını üstüne getiriyor. Kültür ve medeniyet varlıkları, umutları, özlemleri ve beklentileriyle birlikte bütün bir insanlık katlediliyor. Akıl, çıldırmayı çözüm olarak görecek duruma geldi. Vicdanlar kaskatı kesildi. Burada bizi dışarıdan kuşatan zulüm, yapanlarının iç dünyalarını bütünüyle öldürmüş vaziyettedir. Hangi ve nasıl bir maksatla olursa olsun, başkasının ölümüyle var olan, başkasının acı ve ızdırabından zevk duyan bir psikoloji, hastalıkla ifade edilecek sınırı çoktan aşmış bir sapkınlık içindedir. Bu durum yabancılaşma kavramının hafif kaldığı bir yabancılaşmayı, insan varoluşunun trajik, korkunç çöküşünü göstermektedir. Evlerimizle birlikte içimiz cayır cayır yanmaktadır. Kirli, sinsi, siyasi, ideolojik, ekonomik hesapları için dünyamızı yakanlar, kadın, erkek ayrımı gözetmediler, gözetmiyorlar. Şimdi biz bu yangından kadını nasıl kurtaracağımızın yollarını arıyoruz. Bunları, sıkıntının yaşandığı dünyada ona temel olan kültürel ve ontolojik sebebe işaret etmek için söylüyorum. Müslüman kadının sorunlarını, işte böyle yangının içimizi dışımızı sardığı bir ortamda konuşuyoruz. Her şeye rağmen yine de Konya’nın bahara girmeye hazırlanan bu coşkulu güzelliğinde meselenin özünü tespit etmeye dönük çabaların olması, bizlere yeni bir ufuk, umut, yeni bir pencere, yeni bir çıkış hazırlayacak olması bakımından hayati derecede önemlidir.”
 


Değerlerini değersizlere bakarak düzenlemek zavallılıktır

Kadın ve erkek oluşun ruhsal, psikolojik farklılıkları bulunduğunu kaydeden Öçal, “İnsan varlığı, bu farklılıkların birlikte uyumuyla bütünleşir. Asıl değer inançtır, ahlâktır, düşüncedir, bilgidir. Bu değerler kimde varsa değerli, kimde yoksa değersizdir. Bu açıdan batı toplumları, bugün tam manasıyla bir değerler bunalımı, çöküşü yaşamaktadır. Değerlerin çökmesi, ahlâkın da, benliğin de çökmesi demektir. Bunlar birbirleriyle bağlantılı, birbirini besleyen olgu ve kavramlardır. Dünyanın yaşadığı başka bir bunalım da, değerlerini değersizlere bakarak düzenlemek isteyenlerin içine düştükleri koyu çelişki, yanılgı hatta zavallılıktır” şeklinde konuştu.

Başkalarının kelimeleriyle kendi dilimizi konuşamayız

“Kendi sorunlarımızı ithal düşünce ve duyarlılıkla çözemeyiz. Başkalarının kelimeleri, kavramları ile kendi dilimizi konuşamayız” diyen Öçal, “Her bir meselemizin hayatımız ve varlığımız içinde sahici bir karşılığı olacaksa, onu kendimize özgü modellerle çözmemiz gerekir. Bu yaklaşım, zihnimizi başka anlayışlara kapatalım demek değildir. Bu duruş zihnimizi kuşatmadan kurtarmak demektir” ifadelerini kullandı.
 


Çağlar: İçinde bulunduğumuz sıkıntılı durumdan bir an önce kurtulmayı diliyoruz

Eğitim-Bir-Sen Konya 2 No’lu Şube Kadınlar Komisyonu Başkanı Ayşe Kamuran Çağlar, ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntılı durumdan en kısa sürede kurtulması dilediğinde bulunarak, şehitler için hatim indirdiklerini, programda da bu hatimlerin duasını yapacaklarını söyledi.
 


2 No’lu Şube Başkanı Şenol Metin, başörtüsü zulmüyle başlayan kadın sorununun varoluşsal bir boyut taşıdığını dile getirerek, medeniyetimizin kadın sorununa matematiksel bir eşitlik çerçevesinde değil,  fıtrata dayalı bir uyum çerçevesinde baktığını kaydetti.
 


Konuşmaların ardından, Necmettin Erbakan Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Dudu Kuşçu, “Gök Kubbede İz Bırakan Validelerimiz: Altuncan Hatun” konulu konferans verdi.

Kuşçu, ‘Altuncan Hatun’u, milletimizin İslam’la ilk tanıştığı dönemde, inisiyatif alan, toplumsal olaylarda örnek davranışlar sergileyen bir kadın rol model olarak genç nesillere aktarmak gerektiğini vurguladı. Kuşçu, kadının anne rolü ile toplumsal statü rolleri arasında dengeyi bulmasında Altuncan Hatun’un hayatının iyi bir örnek olduğunu ifade etti.