Pamukkale Üniversitesi'nde haksızlığa son verilmelidir


7462 | 05.02.2020
| |

Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Latif Selvi, akademik özgürlüğü, kaliteli eğitimi, güncel bilgiyi ve derinleşmiş bilinci merkeze alan, ara rejim kalıntılarından bütünüyle arınmış demokratik üniversiteye ve yükseköğretim sistemine dönük reformun bir an önce yapılması gerektiğini söyledi.

Eğitim-Bir-Sen Denizli 2 No’lu Şube, Pamukkale Üniversitesi’nde (PAÜ) uygulanan mobbingi, yapılan keyfî uygulamaları ve haksızlığı kınadı. Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Kolukısa, 2 No’lu Şube Başkanı Mehmet Baysal ve Yönetim Kurulu, 1 No’lu Şube Başkanı Feyzullah Öselmiş, Memur-Sen’e bağlı sendikaların yöneticileri ve üyelerin katılımıyla yapılan eylemde, “PAÜ’de rektör mobbingine, derebeyliğine, keyfîliğine, hukuksuzluğuna hayır” sloganları atıldı.



 

Burada konuşan Latif Selvi, üniversitelerin bilimsel alanlarda gelişmelere yön veren, yenilikçi eğitim-öğretim uygulamalarında öncü olan, değer üreten ve mükemmelliği esas alan kurumlar olduğuna dikkat çekerek, “Geçmişte yaşanan yasaklar ve keyfî uygulamalar yerine üniversiteler, hem milletle hem de akademik ve idari ayrım yapılmadan kendi personeliyle barışmalıdır. Hedef, ufku geleceğe, kapıları millete açık üniversite olmalı ve bu mutlaka hayata geçirilmelidir” dedi.

Üniversiteye dair yeni anlayışın, dünyadaki ve Türkiye’deki demokratikleşmeyi ve normalleşmeyi fırsat bilerek demokratik bildiriler yazmak, gençlerin aydınlık geleceğinin önünü açacak manifestolar üretmek, resmi ideolojiye son vermek olması gerektiğini vurgulayan Selvi, “Ancak, Pamukkale Üniversitesi’ndeki hukuksuzluklar, aymazlıklar ve keyfîlikler bu vizyonla tamamen çelişmektedir. Rektör, koltuğunda kalabilmek için kendi meselelerini kişiselleştirmekte ve bütün bunları üniversitenin meselesi hâline getirmektedir. Kişisel meselelerini, gayriahlaki yollarla FETÖ ile mücadeleyi kullanarak çözmeye çalışıyor görünmesi hem vatan haini darbecilerle mücadeleyi zedelemekte hem de Pamukkale Üniversitesi’ni itibarsızlaştırmaktadır” şeklinde konuştu.



 

Başkalarınca bağışlanan atıl kitaplarda hassasiyet gösteren rektör, kendi kütüphanesinden bihaber görünmektedir

Uzun zamandır, gerek akademik gerekse idari personelin, korku kültürü ve derebeylikle yönetilen iş ortamında çalışmaktan son derece mutsuz, huzursuz ve rahatsız olduğunu kaydeden Selvi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birçok üniversite personeli, rektör Hüseyin Bağ tarafından gerçekleştirilen keyfî atamalar, uygulanan psikolojik şiddet, personele yönelik keyfî yer değişiklikleri ve keyfî FETÖ soruşturmaları yoluyla mobbinge maruz kalmaktadır. Bağ, Türkiye’de mahkeme kararıyla mobbingden ceza alan ilk rektör olmuştur. Bu mobbinglerin en bariz örneği, Şube Başkanımız Mehmet Baysal’a FETÖ iftirası ile açılan soruşturmadır. Rektör, İlahiyat Fakültesi’ne bağışlanan kayıtlı olmayan ve Müftü Ahmet Hulusi Efendi Camisi’nin ek binasındaki kullanılmayan ve kilitli olan, anahtarı cami derneği ve il müftülüğünde de bulunan salondaki atıl kitaplar arasında FETÖ iltisaklı yayınlar bulunduğu gerekçesiyle İlahiyat Fakültesi dekanı ve fakülte sekreteri şube başkanımıza soruşturma açmıştır. Bunun yanı sıra, üniversite kütüphane sisteminde, FETÖ’yle iltisaklı yayınevlerine ait kitaplar kayıt altında ve erişime açık vaziyette bulunmaktadır. Başkalarınca bağışlanan atıl kitaplarda hassasiyet gösteren rektör, kendi kütüphanesinden bihaber görünmektedir. Durumun vahameti bununla da sınırlı kalmamaktadır. FETÖ elebaşını doğrudan doğruya öven, FETÖ’nün faaliyetlerini yücelten ve aklayan bir kitap, hangi amaçla üniversite kütüphane sisteminde halen erişime açık bulundurulmaktadır? Kayıtlı olmayan bağışlanmış atıl kitaplar üzerinden FETÖ suçlaması yapılabiliyorsa, üniversitenin kütüphane sisteminde bulunan FETÖ yayınevlerine ait ve FETÖ’yü yücelten kitaplardan dolayı üniversite yönetimine kim soruşturma açacak, hangi işlemi uygulayacaktır?”


 

13/b-4 maddesinin son üç yılda en çok ve fütursuzca kullanıldığı üniversitelerden biri PAÜ’dür

“Rektör Bağ, iki şube yönetim kurulu üyemizin ve bazı üyelerimizin yerlerini, çalıştıkları birimlerin itirazına rağmen, değiştirerek kendilerini cezalandırma yoluna gitmiştir” diyen Selvi, “Rektörlere tanınmış olan 13/b-4 keyfî yer değişikliği uygulama maddesinin son üç yılda en çok ve fütursuzca kullanıldığı üniversitelerden biri, hatta birincisi Pamukkale Üniversitesi’dir. Rektör Bağ döneminde 100’ün üzerinde üst kademe yönetici değiştirilmiştir. Bu yöneticilerden bazılarının yerleri değiştirilmiş, bazıları görevinden alınmıştır. Bağ’ın üç yıllık rektörlük döneminde 4 rektör yardımcısı, 4 genel sekreter, 4 genel sekreter yardımcısı, 5 personel daire başkanı, 5 öğrenci işleri daire başkanı, 6 sağlık, kültür, spor daire başkanı, 4 idari ve mali işler daire başkanı, 7 yapı işleri teknik dairesi başkanı, 5 bilgi işlem daire başkanı, 3 hastane başmüdürü değişmiştir. Fakülte dekanları, dekan yardımcıları, yüksekokul müdürleri, müdür yardımcıları, fakülte sekreterleri, yüksekokul ve enstitü sekreterleri ile diğer idari yönetici değişikliğini saymıyoruz bile. Özetle, Pamukkale Üniversitesi korku kültürüyle ve derebeylikle yönetilmektedir. Üniversite, Rektör Hüseyin Bağ’ın kişisel ihtiraslarına, keyfî uygulamalarına ve yönetim beceriksizliğine kurban edilemeyecek kadar önemlidir” ifadelerini kullandı.



 

YÖK’ü, haksızlık ve hukuksuzluk silsilesine son vermeye, iftiracılara karşı işlem yapmaya çağırıyoruz

Demokratikleşmeyi, akademik özgürlüğü, kaliteli eğitimi, güncel bilgiyi ve derinleşmiş bilinci merkeze alan, ara rejim kalıntılarından bütünüyle arınmış demokratik üniversiteye ve yükseköğretim sistemine dönük reformun bir an önce yapılması gerektiğini belirten Latif Selvi, sözlerini şöyle tamamladı: “Bilimsel çalışmaları, araştırma-geliştirmeleriyle adını duyurması gereken Pamukkale Üniversitesi, Hüseyin Bağ döneminde eşini üniversiteye sekreter olarak ataması, mobbing davaları, evrakta sahtecilik gibi konularla ülke gündeminden düşmemiştir. Rektör hakkında YÖK’ü göreve davet ediyor, sadece bir örneğini paylaştığımız Pamukkale Üniversitesi’ndeki haksızlık ve hukuksuzluk silsilesine son vermeye, iftiracılara karşı işlem yapmaya çağırıyoruz.”





 

Küfür, Hakaret ve Rencide Edici Yorumlar Yayınlanmayacaktır.

Top