15 Temmuz, çelikleşmiş millet iradesinin şanlı direnişidir


4011 | 16.07.2020
| |

15 Temmuz şanlı direnişinin dördüncü yıl dönümünde, o gece darbecilerin hedefi olan Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne yürüdük. Şehitleri temsilen meşalelerin taşındığı yürüyüşün ardından Ankara Emniyeti önünde yaptığımız basın açıklamasıyla darbe girişimini bir kez daha kınadık.


 

Memur-Sen Genel Merkezi‘nden başlayan eyleme Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Al Yalçın, Memur-Sen Yönetim Kurulu, bağlı sendikaların genel başkanları ve yönetimleri ile üyeler katıldı.



 

15 Temmuz gecesi bütün dünya milletimizin kahramanlığına şahit oldu

Yürüyüşün sonunda açıklama yapan Genel Başkan Ali Yalçın, 15 Temmuz’da bulunulan hain darbe girişiminin taşeronluğunu FETÖ’nün üstlendiğini ve planın da okyanus ötesinde hazırlandığını söyledi. Yalçın, “Türkiye’yi kaosa ve iç savaşa sürüklemeyi, millete diz çöktürmeyi hedefleyen bu hain planda 8 binden fazla askeri personel, 35 uçak, 37 helikopter, 74 tank, 246 zırhlı araç, 3 askeri gemi millete karşı kullanıldı. Gözü dönmüş hainler, küresel efendileri adına millete ve milletin kurumlarına alçakça saldırdılar. Meclis, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Özel Harekât Daire Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, MİT, TRT ve birçok kurum saldırıya uğradı; Genelkurmay, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, TRT ve onlarca kurum işgal edildi. Hesapta önceki darbeler gibi millet sessiz kalacak, ülke teslim olacaktı ama ülkenin yiğit evlatlarının tarihî direnişi ve Allah’ın yardımı bütün planları bozdu. 15 Temmuz gecesi bütün dünya; meydana yüreklerini koyanlarla, ihanetlerini koyanların, çekirdek çitleyip televizyondan darbeyi izleyenlerle, abdest alıp tanklara direnenlerin, milletin silahını millete çevirenlerle, milletine göğsünü siper edenlerin mücadelesine şahit oldu. O gün millet coşkun bir ırmak gibi, iradesinin önüne örülmüş bentleri yerle bir etti. 251 kardeşimiz şehadet makamına erişti. 2 binden fazla kardeşimiz yaralandı ve gazilik mertebesine ulaştı” dedi.



 

“Gün bugündür” diyerek alanlara indik

O gece darbe olduğu haberini alır almaz, henüz hiçbir çağrı yapılmadan, ‘Gün bugündür, evde durma günü değildir, millî iradeye sahip çıkmak günüdür, herkes meydana çıksın’ diyerek 1 milyonu aşkın teşkilatlarıyla meydanlara çıktıklarını kaydeden Yalçın, “Kimileri bankamatiğe ve markete koşarken, Memur-Sen meydanlara koşuyordu. Bu bir vatan savunmasıdır dedik ve meydanları doldurduk” ifadelerini kullandı.



 

15 Temmuz’da destan yazan bir teşkilat olduklarını vurgulayan Yalçın, şunları söyledi: “Bu teşkilat, halka operasyon yapmaya kalkışanlara en büyük operasyonu yapan teşkilattır. Biz meydana ilk çıkan ve üyelerini meydana ilk çağıran teşkilat olarak, hainlere karşı inancımızı, irademizi, ülkemizi savunduk; şehitler verdik, gazilerimiz oldu. Türkiye o gece, büyük ve yekpare bir meydana dönüştü ve biz o meydandaydık. Türkiye’nin kamu görevlileri olarak, en büyük kamu görevlileri konfederasyonu olarak milletin yanındaydık. Yaralılara hemşirelerimiz, doktorlarımız koştu, TRT’yi kurtarmaya haberciler, basın mensupları koştu. Milletin yüreğine coşku, zalimlerin yüreğine korku salmak için selaları okumaya imamlar, müezzinler koştu. O gece Türkiye’nin entelektüel birikimi, tankların topların karşısında bir direniş manifestosu yazdı. Bütün sendikalarımızla oradaydık. Bütün komisyonlarımızla o meydandaydık. Cuma Dağlarımız ile, Ali Alıtkanlarımız ile, Yusuf Elitaşlarımız ile, İlhan Varanklarımız ile o meydandaydık.”




 

Darbe bastırılınca hayal kırıklığına uğrayanlar, hain işgali sulandırmaya, basitleştirmeye kalkıştılar

“Bu ülkenin son kurtuluş destanını kanlarımızla yazdık. Vatan millet denince mangalda kül bırakmayan, vatanı tekeline almaya kalkanlar o gece evdeydi” diyen Yalçın, şöyle devam etti: “Sözde antiamerikancılar, antiemperyalistler o gece oturanlardandı. Sözde darbe karşıtları, sahte demokratlar, imitasyon antikapitalistler, vatan millet bezirgânları. O gece hepsi evde televizyon izleyip darbenin neticesine göre pozisyon almanın hesabını yapıyorken, milletin yiğit evlatları, hesapsızlar, hasbiler meydanlarda, vatan savunmasında son kurtuluş destanını yazıyorlardı. O gece cilası dökülenler, sabah darbe bastırılınca telaşla şehitlerin kanından rant devşirmeye kalktılar. Darbe bastırılınca hayal kırıklığına uğrayanlar, hain işgali sulandırmaya, basitleştirmeye kalkıştılar. ‘Meydanlara çıkmayın’ diyenlerle 15 Temmuz’a ‘kontrollü darbe’, ‘tiyatro’ diyenler, 29 gün boyunca tuttuğumuz direniş nöbetlerine burun kıvıranlar aynı tornadan çıkmış kurşun askerlerdir. Bunların sözü de ruhu da sahte. Biz bunları tanıyoruz, sizler de tanıyorsunuz.”

Okyanus ötesinde planlanan darbe girişimiyle Türkiye’nin tekrar ABD-İsrail hattına katılmak, ümmetle kurulan köprülerinin yıkılmak, küresel vesayete yeniden yol açmak, Türkiye’nin küresel düzenin uslu çocuğu yapılmak istendiğini belirten Yalçın, 15 Temmuz’un milletin çelik iradesinin dize getirme operasyonu olduğunu dile getirdi.



 

Bir kurşun yağmuru altında kaldık

15 Temmuz’un, direnişin ve yeniden şahlanışın adı olduğunu ifade eden Yalçın, “15 Temmuz, şahitler, şehitler, gaziler geçididir. Bir şehadet şöleni, bir diriliş gecesidir! Yeni bir Çanakkale, yeni bir Kûtü’l-Amare direnişidir. Demagojinin güvenli limanına sığınmadan, sözde değil özde, lafla değil kanla yazılmış antiemperyalist bir manifestodur. Diğerkâmlığın zirvesi, kardeşliğin simgesi, adamlığın belgesidir. Şehitlerimiz o gece bize özgür bir gelecek, bağımsız bir vatan hediye ettiler. Daha güçlü, daha özgür, daha büyük bir Türkiye’nin önünü açtılar. Bugün hakkımızı dünyanın neresinde olursa olsun alabiliyorsak, Ayasofya Camii yeniden ibadete açıldıysa, bu şehitlerimizin o gece kanlarıyla meydanları kızıl kana boyaması sayesindedir. O gece gördüğümüz ihaneti de sadakati de asla unutmayacağız ve unutturmayacağız. ‘Soykırımı unutmayın, çünkü unutulan soykırım tekrarlanır’ diyor Aliya. Biliyoruz ki zulmü unutan, aynı zulme bir daha uğrar. Gaflete yatan, ihanete uyanır. İşte bu yüzden dördüncü yılında da ‘Her şehit bir meşale’ diyerek meydanlardayız. O gece meydanlara hangi şuurla çıktıysak, bugün de aynı şuurla buradayız. Bu vatana gözünü dikenlere 15 Temmuz’u hatırlatmak için buradayız. Evet, biz buradayız, vatan savunmasındayız, nöbetteyiz, teyakkuzdayız” şeklinde konuştu.



 

Dünya direniş tarihinin bu muhteşem sahnesini karalamak, unutturmak isteyenlere inat 15 Temmuz’u anmayı, anlatmayı, o ruhu kuşanmayı sürdüreceklerinin altını çizen Yalçın, sözlerini şöyle tamamladı: “Çünkü 15 Temmuz’u unutmak demek, hainlerin ihanetini, milletin direnişini unutmaktır. Direniş şuurunu kaybetmek, vatan ufkunu yitirmektir. Bu milletin üzerinde hesabı olanların, bu ülkenin geleceğine göz koyanların hesaplarını boşa çıkarmak, heveslerini kursaklarında bırakmak için 15 Temmuz’u unutmayacağız ve unutturmayacağız.”



 

Basın açıklamasının ardından katılımcılar hep bir ağızdan şöyle haykırdı: “Herkes bilsin, herkes duysun ki Allah’tan gayrısına eğilmeyeceğimize, şehitlerin emanetine sahip çıkacağımıza; emperyalizme, siyonizme, teröre geçit vermeyeceğimize; söz konusu vatansa susmayı gaflet, tereddüdü zillet, oturmayı ihanet sayacağımıza; vatanı koruyup, milleti savunacağımıza emekçiler olarak tarihin ve insanlığın önünde söz veriyoruz.”











 

Küfür, Hakaret ve Rencide Edici Yorumlar Yayınlanmayacaktır.

Top