Genel Yetkili Sendika

Ortaokullarda öğrenciler arası eşitliğe zarar verecek bir ölçme-değerlendirme yapılmamalıdır

Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Latif Selvi, Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Kolukısa ve Hasan Yalçın Yayla ile birlikte, Millî Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürü Dr. Cem Gençoğlu ile bir görüşme yaparak, 2020-2021 eğitim-öğretim yılı birinci dönemi için ortaokullarda yapılacak ölçme-değerlendirme faaliyetlerinin objektif kriterlere uygun, öğrencilerin üst öğrenimlerini olumsuz etkilemeyecek ve eşitsizlik oluşturmayacak şekilde düzenlenmesi talebinde bulundu.

Latif Selvi, Bakanlığın, kovid-19 salgınına karşı alınan önlemler kapsamında, temel eğitim kurumlarında 2020-2021 eğitim-öğretim yılı birinci döneminde yüz yüze sınav yapılmayacağını, canlı ders veya EBA TV takip ve ders etkinliklerine katılmalarına göre öğrencilere ders etkinliklerine katılım puanı verilmesini, derslerin dönem notlarının ise bu puanlara göre belirleneceğini kararlaştırdığını hatırlatarak, “Ancak canlı ders veya EBA TV erişiminde bölgesel ve yöresel eşitsizlikler ile aynı eğitim kurumundaki öğrenciler arasında dahi var olan eşitsiz derse katılım imkânları, ders etkinliklerine katılımı farklılaştırmaktadır. Bu durum, öğrencilerin bireysel çaba ve çalışmalarından kaynaklanmayan, kendi ellerinde olmayan sebeplere dayalı olarak adil ve objektif bir ölçme-değerlendirme yapılmasını zorlaştırmaktadır” dedi.

Yüz yüze eğitime ara verilinceye kadar geçen zaman zarfında bir kısım eğitim kurumu ve sınıfların yazılı sınav yaptıkları, büyük bir kısmının ise yapamadığı dikkate alındığında, bu durumun, adil ve karşılaştırılabilir sağlıklı sonuçlar üretmeyeceğinin açık olduğunu kaydeden Selvi, “Söz konusu eşitsizlikle, bunun doğurduğu/doğuracağı adil ve objektif olmayan sonuçlar, bir yandan ders notlarının uzun dönem etkilerinden hareketle öğretmenlerle ebeveynleri karşı karşıya getirmekte; diğer yandan öğretmenlerin sağlıklı, adil ve eşit bir ölçme-değerlendirme yapmasına engel teşkil etmektedir. Eşit olmayan şartlarda yapılacak her türlü ölçme-değerlendirme faaliyeti, objektif kıstaslara dayanmayan sonuçlar olarak değerlendirilebilecektir” şeklinde konuştu.

Selvi, ders etkinliklerine erişim ve katılım imkânlarında var olan bölgesel, yöresel ve kişisel eşitsizliklerin göz önüne alınarak, öğrencilerin canlı ders veya EBA TV takip ve ders etkinliklerine katılımları ya da farklı kazanım seviyelerinde gerçekleştirilmiş yazılı sınavlar eksenli bir ölçme-değerlendirme yerine, merkezi sınav puanına dayalı yerleştirmeye etkisi ortadan kaldırılmış, öğrenciden kaynaklanmayan eşitsizliklere duyarlı bir ölçme-değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi.