Genel Yetkili Sendika

Kamu görevlileri açlık ile yoksulluk arasında bırakılmamalıdır

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Ağustos ayında yapılacak toplu sözleşmenin hak kayıplarının telafisi için bir fırsat olduğunu ifade ederek, “Hiçbir kamu görevlisi açlık ile yoksulluk arasında sıkışıp kalmamalıdır. En düşük memur maaşı mutlaka ama mutlaka yükseltilmelidir” dedi.

Ali Yalçın, Eğitim-Bir-Sen Mardin 2 No’lu Şube’nin Mardin Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen 1. Olağan Kongresi’ne katıldı. Burada bir konuşma yapan Yalçın, sözlerine, “Örgütlenme oranındaki başarısı ile Mardin Artuklu Üniversitesi’nde şube kurma sayısını aşan sendikamız, 2 No’lu Şube ile güçlü bir temsil oluşturdu. Emeklerinden dolayı Dr. Ahmet Ceylan Başkanımıza ve yönetim kurulunda bulunan arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” diyerek başladı.



 

Hak, emek ve özgürlük yolculuğumuzu kararlılıkla sürdürmeliyiz

Sorunlara çözüm bulmanın, kazanım elde etmenin, özgürlük alanlarının genişletilmesinin yolunun örgütlenmeden geçtiğini kaydeden Yalçın, “Hiç kimse durup dururken bize hakkımızı vermez. Mücadele etmeden, alın teri dökmeden, sorumluluk almadan, elimizi taşın altına koymadan başarıya ulaşmamız, kazanım elde etmemiz, sorunlarımızın çözümünü sağlamamız mümkün değildir. El ele vererek, omuz omuza yürüyerek, aynı amaç için el birliği ederek hayal dahi edilmeyen yasakların kaldırılmasını temin ettik, birçok sorunu çözüme kavuşturduk, onlarca kazanıma imza attık. Aynı hedefe, birlikte, daha güçlü bir şekilde yürümeli; hak, emek ve özgürlük yolculuğumuzu kararlılıkla sürdürmeliyiz” şeklinde konuştu.

Şikâyet etmekle, yakınmakla sorunlara çözüm bulunamayacağını dile getiren Yalçın, tek çarenin çalışıp çabalamak, kol kola girip mücadele etmek olduğunu söyledi.



 

Yükseköğretimde çözüm bekleyen sorunlar için adım atılmalıdır

Yükseköğretim alanında çözüm bekleyen sorunlara da değinen Yalçın, başta YÖK kanunu olmak üzere pek çok konuda adım atılması gerektiğini belirterek, yapılması gerekenlerden bazılarını şöyle sıraladı: “Yükseköğretim kurumlarının yönetiminde yetkilerin tek bir makamda toplanmasını ve her türden yetkinin keyfî kullanımını önleyecek mekanizmaları tesis edecek; akademik yükseltme sistemini objektif ve ölçülebilir kıstaslara bağlayacak; araştırmacı ve öğretim üyesi yetiştirme sisteminin ana hatlarını yükseköğretim politikaları doğrultusunda düzenleyecek, yükseköğretim personelinin her türlü karar mekanizmasında yer almasını sağlayacak nitelikte yeni bir yükseköğretim kanunu hayata geçirilmelidir. Araştırma faaliyetlerinin daha rahat ve verimli şekilde yapılabilmesi için akademisyen başına düşen öğrenci sayısı, haftalık ders sayısı azaltılmalı; akademisyenlerin araştırma yapmalarını ve bunların sonuçlarını nitelikli yayınlara dönüştürebilmelerini sağlayacak ortamlar oluşturulmalıdır. 2547 sayılı Kanun’un 13/b-4 maddesinin keyfî, sınırsız, ölçüsüz ve amacı dışında kullanımı önlenmeli, denetim altına alınmalıdır. 33/a ve 50/d maddesi kapsamında çalışan araştırma görevlileri iş güvencesine kavuşturulmalı; doktora eğitimini tamamlayanlar doktor öğretim üyesi, doçent unvanını alanlar doçentlik kadrolarına atanmalıdır. Akademik personel için getirilen norm kadro uygulaması yeniden masaya yatırılmalı; ülkemizin öğretim elemanı açığı gözetilerek istihdamı kısıtlayan değil, istihdam artışı sağlayan bir gözle ele alınmalıdır. Yükseköğretimde hedeflenen seviyeye ulaşılması, idari personelin talep ve ihtiyaçlarına cevap verilmesiyle, sorunlarının çözülmesiyle, aynı zamanda nitelik ve becerilerinin artırılmasıyla mümkündür. Geliştirme ödeneğinde akademik ve idari personel ayrımı yapılmamalı, idari kadrolarda çalışanlara da geliştirme ödeneği verilmelidir. Üniversitelerde, idari personelin yer değiştirmelerinde muvafakat uygulaması yerine üniversiteler arası merkezî atama ve yer değiştirme hakkı verilmelidir. ÖSYM tarafından tüm yükseköğretim kurumlarını bağlayıcı şekilde her yıl merkezî görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları yapılmalıdır. Döner sermaye ödemelerinden üniversite idari personelinin de faydalandırılması sağlanmalıdır.”

Toplu sözleşmeyi toplumsal sözleşmeye dönüştürme konusunda hükûmete sorumluluk düşüyor

Ali Yalçın, Ağustos ayında yapılacak toplu sözleşme görüşmelerine dikkat çekerek, son toplu sözleşmede bir mutabakata varamadıklarını, uyuşmazlıkla sonuçlanan ve Hakem Kurulu’na kalan toplu sözleşme görüşmelerinde iradelerini ortaya koyduklarını kaydetti. Yalçın, “Toplu sözleşmeyi bir toplumsal sözleşmeye dönüştürme konusunda hükûmete sorumluluk düşüyor. Gerekli görüşmelerimizden sonra teklifimizi kamu işverenine Temmuz ayı içerisinde teslim edeceğiz. Ağustos’ta süreç başlayacak. İstiyoruz ki açlık ve yoksulluk sınırı arasında memur kalmasın. En düşük memur maaşının mutlaka ama mutlaka yükseltilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Yalçın, tek listeyle gidilen seçimde Eğitim-Bir-Sen Mardin 2 Nolu Şube Başkanlığı’na seçilen Mustafa Öztürk’e ve yönetim kuruluna yeni görevlerinde başarılar diledi.



İndirimli yüksek lisans anlaşması imzalandı

Genel Başkan Ali Yalçın, Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar’ı ziyaret ederek, kültürel çalışmalar, çalışma hayatı, temel hak ve özgürlükler konusunda sohbet etti. Görüşmede, indirimli yüksek lisans anlaşması imzalandı.





Yalçın, Eğitim-Bir-Sen Mardin 1 No’lu Şube Başkanı Eyyüp Değer ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Polat’ı ve Valisi Mahmut Demirtaş’ı ziyaret etti.



Trafik kazasında hayatını kaybeden öğretmenin ailesine taziye ziyareti

Yalçın, daha sonra, öğretmen arkadaşı Büşra Yıldız ile birlikte yolun karşısına geçmeye çalışırken bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybeden Suzan Basın’ın ailesine taziye ziyaretinde bulundu. İki öğretmenin vefatı nedeniyle derin üzüntü yaşadığını ifade eden Yalçın, öğretmen Suzan Basın’ın ailesine başsağlığı dileklerinde bulundu.