MEB ve eğitim sendikaları başkanları bir araya geldi


4014 | 24.09.2019
| |

Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Mustafa Safran başkanlığındaki bakanlık heyeti ile eğitim sendikalarının genel başkanları bir araya geldi. Bakan Yardımcısı Mustafa Safran, Personel Genel Müdürü Hamza Aydoğdu, Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı, Daire Başkanları Ahmet Aytaç ve Aykut Bal’dan oluşan Millî Eğitim Bakanlığı heyeti ile Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Eğitim-Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan ve Eğitim-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım’dan oluşan sendika başkanları bir araya gelerek, eğitim ve eğitim çalışanları gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundular.

Önemli başlıklar gündeme alındı

Toplantıda Öğretmenlik Meslek Kanunu, 3600 ek gösterge, sözleşmelilik ve 3+1 uygulamasına geçildiği hâlde aile bütünlüğü sağlanamayan öğretmenlerin durumu başta olmak üzere istihdam türünden kaynaklı sorunlar, yönetici atama yönetmeliği ve kariyer-liyakat, serbest kıyafet eylemi, öğretmen atama ve yaşanan sorunlar, öğretmenlerin mesleki gelişimi ve motivasyonları, kariyer basamakları, derslik ihtiyacı ve eğitim yatırımları gibi başlıklar üzerinde eğitim paydaşları karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.

Öğretmenlik Meslek Kanunu daha fazla gecikmemeli

Öğretmenlik mesleğinin kariyer mesleği olmasının olmazsa olmazı “Öğretmenlik Meslek Kanunu” beklentileri karşılayacak şekilde bir an önce hayata geçirilmeli. Kadrolu-sözleşmeli ayrımını kaldıran, yarım kalan kariyer basamakları konusunda çözüm üreten, okul yöneticilerinin genel idare hizmetler sınıfına alınıp özlük haklarında iyileştirmeler yapılmasını öngören, istihdamda güçlük çekilen yerlerde teşvik unsurunu devreye koyan bir düzenleme olması başta olmak üzere, öğretmenlik mesleğinin örselenmesinin önüne geçmesi gereken kanun daha fazla gecikmemelidir.

Bakan Yardımcısı Mustafa Safran, “Gelinen nokta itibarıyla 965.000 öğretmen sayısına ulaşıldı. Mesleğin statüsü ve saygınlığı açısından katılımcılığı esas alarak taslak hazırlığı yapıldı. Eğitim paydaşlarının görüşleri başta olmak üzere her kademeden öğretmen katılımıyla 200 kişilik bir mutfak çalışması gerçekleştirildi” dedi.

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Yalçın, kamu görevlilerinin üçte birinin öğretmen olduğunu belirterek, “Kamuda toplam çalışan sayısı içerisinde 965.000’i bulan sayısal ağırlığı ile öğretmenler beklentilerinin karşılamasını umdukları Öğretmenlik Meslek Kanunu konusunu yakından takip etmektedirler. Eğitim-Bir-Sen olarak, ‘Öğretmenlik Meslek Kanunu İhtiyaçlar-Öneriler’ başlıklı özel çalışmamızı kamuoyu ile buluşturduk. Hazırlanan taslak paylaşılıp, olgunlaştırıldıktan sonra daha fazla gecikmesine fırsat verilmeksizin bir an önce kanun tasarısı hâlinde Meclis’e sevk edilmelidir” şeklinde konuştu.

Öğretmenlerin ana gündemi 3600 ek göstergedir

“Öğretmen ihtiyacı konusunda makas daralmış durumda” diyen Mustafa Safran, “Gelecek projeksiyonu açısından da öğretmenlerin yer değiştirme isteklerinin karşılanması açısından da bu konu önemli. İstihdam boyutu ile doyuma ulaşma tartışmaları var. Öğretmen ataması bekleyenlerin beklentilerinin karşılanabilmesi açısından da yeni alan açılması bir anlamda 3600 ek göstergeye bağlı olacak gibi” ifadelerini kullandı.

Genel Başkan Ali Yalçın, yeni öğretmen ataması yapılması’ taleplerini karşılama noktasında da kilit rolü bulunan 3600 ek gösterge konusunun, emekliliğini bekleyen öğretmenlerin ana gündemi olmaya devam ettiğini kaydederek, “Toplu sözleşme masasında da kamu görevlilerinin 3600 ek gösterge talebi vardı ve tartışıldı. Meslek kanunu tartışmaları 3600’den bağımsız olmamalı ve kanun bu konuda da geniş düşünülmelidir” diye konuştu.

Sözleşmelilerin aile bütünlüğü bir an önce sağlanmalı

3+1 düzenlemesi sonrası ana beklenti, sözleşmelilerin aile bütünlüğünün hemen sağlanacağı yönündeydi. Aradan geçen zaman tartışmayı gündemden düşürmedi, çünkü aileler beklenti içerisinde.

Genel Başkan Ali Yalçın, önceki görüşmelerinde de konuyu gündeme taşıdıklarını hatırlatarak, “Bu sorun zaman kaybedilmeden çözüme kavuşturulmalı ve bir an önce adım atılmalıdır. En geç Şubat ayı içerisinde ara tatil baz alınarak sorun çözülmeli. Bu konuda sitemler de beklentiler de tekliflerimiz de haklı gerekçelere dayanıyor” şeklinde konuştu.

Sözleşmeli istihdamın sorun çözmek yerine sorun üretmeye devam ettiği konusunda görüş birliği içerisinde olan sendika başkanları, kadrolu istihdamı savunarak, “3+1 düzenlemesi sonrası aile bütünlüğü konusunda dozajı düşmeden devam eden talep konusunda bakanlık yetkililerince kurulmuş cümleler de var. Adım atılmalı, açıklama yapılmalı ve belirsizlik giderilmeli” dediler.

Yönetici atama ve kamuda kariyer-liyakat tartışmaları konusunda MEB öncülük edebilir

Toplantıda, kamuda kariyer-liyakat tartışmaları ve yönetici atama sistemi konusunda “Millî Eğitim Bakanlığı öncülük edebilir ve üretilebilecek model tüm kamuya örnek oluşturabilir” önerisinde bulunuldu.

Genel Başkan Ali Yalçın, 2017 yılında “Eğitim Yönetiminde Kariyer ve Liyakat Sistemi” başlığıyla bir rapor yayımladıklarına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Konuya disipline bir çalışmayla dikkat çektik. Adalet ve hakkaniyet temelli bir sistem önerisinde bulunduk. Bu tüm kamu açısından önemlidir. Millî Eğitim Bakanlığı ile yaptığımız görüşmelerde her zaman bu konuda net olduk. 1998-2003 yılları arasında Şırnak’ta öğretmenlik ve idarecilik yaptım. Yönetici atama sisteminde bir kural yoktu. Bu tartışmalar 2003’ten sonra yoğunluklu olarak tartışılmaya başlandı. Sınav getirilmiş ve bir çerçeve çizilip, kuralları olsun denilmiş olmasına rağmen bu konu tartışılmaya devam edildi. Her yönetmelik bir şekilde yargıya taşındı. Eften püften denilebilecek detaylarda bile yargı kararlar ile süreç akamete uğratıldı. Aslında mevcut hükûmete yönetici ataması yaptırmamak gibi bir arka plan vardı. Dün kural kaide konusunda konuşmayanlar şimdi ne hikmetse hiç susmuyorlar. Hükûmete atama yaptırmak istemeyenler de görüyor ki hükûmet 16 yıldır devam ediyor. Burada olaya duygusal değil, ilkesel yaklaşılmalı. Tüm öz güvenimizle bir şey söylüyoruz. Kamuda bir sistem inşası gerekiyor. Okul müdür yardımcısı ve müdür için birçok prosedür olmasına rağmen daire başkanlığı için veya başka bir üst yönetim görevi için şart var mı? Hiç yöneticiliği olamayan biri üst göreve atanabiliyor. Bu konuya bir sistem inşası olarak yaklaşmak ve bunu kademeli şekilde kurgulamak gerekir. Onun için 2017’de rapor yayımlayarak temel bakış açımızı ortaya koyduk.”

Kamuda yönetici sayısı ve sendika korelasyonu tartışmaları konusunda Genel Başkan Ali Yalçın, Personel Genel Müdürü Hamza Aydoğdu’ya “Yapılan son sınav sonuçlarının sendikalara göre dağılımı var mı” diye sordu. Aydoğdu, bilgi alarak rakamları paylaştı.

En son yapılan yöneticilik sınavında 60 puan ve üzeri alan öğretmen sayısının 36.756 olduğunu ifade eden Hamza Aydoğdu, sendikal dağılımları verdi. ÖSYM tarafından yapılan sınavda 20.286 Eğitim-Bir-Sen üyesi sınavı kazanmışken; 507 Eğitim-İş üyesi, 1367 Eğitim-Sen üyesi, 5.189 Türk Eğitim-Sen üyesi kazanabilmiş durumda. 9.282 kişi ise diğer sendikaların ve sendikasızların toplamı şeklinde ifade edildi.

Ali Yalçın, “Bu durumda neyi konuşuyoruz? Çalışan ve çalıştıran kazanır. Millî Eğitim’de değil sadece, tüm kamuda bu konuda yapılacak tartışmalara da atılacak adımlara da katkı sunarız. Biz bu konuya daha ileri seviyede yaklaşıyoruz. Konuya İlişkin tek rapor da bizim raporumuzdur. Bu yaklaşımlarımızı, ‘Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin 1. Yılı’ vesilesiyle konfederasyon başkanlarının sisteme ilişkin görüş-öneri ve eleştirilerinin alındığı toplantıda da aynı şekilde paylaştık” dedi.

Yönetici atama konusunda mülakat olabileceği ancak bunun ölçülebilir, izlenebilir olması, kayıt altına alınması gerektiği dile getirildi.


 

Serbest kıyafet talebinde adım şart

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen’in 6 yıl önce başlattığı, sendikaların destek verdiği serbest kıyafet eyleminde 8 Ekim 2013’te kadın çalışanların başörtüsü özgürlüğü konusunda adım atıldı ama 1982 model yönetmelikte değişiklik talepleri 6 yıldır devam ediyor. Sivil itaatsizlik sürüyor. Sendikalar kamu tarafının adım atmasını bekliyor.

Genel Başkan Ali Yalçın, “Konu tartışılsın istiyoruz. Bu vesileyle konuyu tartışmamız bile önemli bir adımdır. Biz temel bir şeyi söylüyoruz. 1982 model kılık ve kıyafet yönetmeliğinde revizyon yapılmalı ve adımlar atılmalı. 1994’ten beri İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanının kılık ve kıyafeti sorun değil ama şimdi sorun. Yeni Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu saç sakal, kılık ve kıyafet avına çıkmış. Üniversite önünde çocukları turnikelere sıkıştıranlar tarih oldu diyorduk ama fırsat kolluyorlarmış anlaşılan. Önceki gün Küçükçekmece Belediyesi’nin bir talimatı medyaya düştü. İçlerine Kemal Gürüz, Kemal Alemdaroğlu, Nur Serter kaçmış anlaşılan. Bazı mülki idare amirlerinin de onlardan farkı yok. Kenan Evren ile aralarında fark olması gerekmiyor mu? Bu konuda yapılacak tartışmalara hazırız. Temel bir talebi dile getiriyoruz. Bize ‘ama şöyle böyle tipler var’ deniliyor. Bu bir eylemdir ve eylemin nizamisi olmaz. Eylem ‘gelin konuyu konuşalım ve tartışalım’ diyor. KPDK toplantısı niye yapılıyor. Kamu Personeli Danışma Kurulu bu konuyu tartışabilir ve talepleri alıp, hükûmete bir yol önerebilir” ifadelerinde bulundu.

Yalçın, şöyle devam etti: “Eylemimiz görmezden gelinemez. 6 yıldır bir şey söylüyor ve bir eylem ortaya koyuyoruz. Bu konuda adım şart. Kişilere bağlı özgürlükler olmasın. Yasal metinler özgürlüklere uygun hâle getirilsin. 45 derece sıcaklığın olduğu Şırnak-Cizre’de klimasız sınıfta öğretmene ‘boynundaki kravat gevşemiş, onu düzelt’ demek yerine, işine odaklan ve rahat ol hocam, ortam sıcak bunalma o kravatı çıkart demeliyiz. Hırvatlar bu kravatı buldular. Bugün bu kadar şekil dayatmasına dönüşeceğini bilseler ve eziyete dönüştüreceğini görselerdi bulmaz ve vazgeçerlerdi. Ben 6 yıldır sivil itaatsizlik dolayısıyla takmıyorum ve bir zararını görmedim. İnsan sağlığı açısından da yerinde bu.”

Öğretmen atama sistemi lazım

Toplantıda, öğretmenlerin atama ve yer değiştirme iş ve işlemlerinde sistem gerekliliği de konuşuldu. Belirsizlikler yerine takvimlendirilmiş ve kuralların oturduğu, insanların yarına ilişkin öngörülebilir ve yönetilebilir bir sistem beklentisi var. Eğitim-Bir-Sen “Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Süreci Tespitler ve Bir Model Önerisi” odak analizi yayımlayarak konuya dikkat çekmişti.

İl içi sıra sisteminin geri gelmesi gibi Eğitim-Bir-Sen’in odak analizde de gündeme getirdiği konuların etrafında sendikalar görüşlerini paylaştılar. “Öğretmen atama ve yer değiştirmede üzerinde uzlaşılmış bir sistem lazım” denildi.

Mesleki gelişim ve motivasyon konusu sadece bakanlığın sorumluluğu değil

“Eğitim çalışanlarının mesleki gelişimi ve motivasyonu bütünlüklü bir yaklaşımla ele alınmalı. Sendikalar, meslek örgütleri, paydaşlar bu konuda imkân ve fırsatlar nispetinde katkı sunmalı” denildi. “Sendikaların sadece eleştirmek değil, birlikte geliştirmek üzere bir politikayı benimsemesi ülke açısından daha isabetlidir” tespitleri yapıldı.

Derslik ihtiyacı bütçe disiplinine takılıyor

Eğitimde kalabalık sınıflar, ikili eğitim yapan okullar ve 2020-2021 yılında 600 bin rutin öğrencinin dışında ortaöğretime geçecek kitlenin getireceği sorunların da konuşulduğu toplantıda, sendika başkanları konuya ilişkin önerilerini paylaştılar. “Bütçe disiplini ve tasarruf konusunun Millî Eğitimi zorladığını ve stresi artırdığını görüyoruz” diyen sendika başkanları, “Her şeyden tasarruf olur ama eğitimden tasarruf olmaz. Millî Eğitim Bakanlığı’na diğer kamu kurumlarına yaklaşıldığının dışında yaklaşılmalı” görüşünü dile getirdiler.

Sendika başkanları, toplantı için Bakan Yardımcısı Mustafa Safran’a teşekkür ederek, bu tür buluşmaların devam etmesi gerektiğini ifade ettiler.

Sonraki toplantının ev sahipliğini Eğitim-Bir-Sen yapacak.

Küfür, Hakaret ve Rencide Edici Yorumlar Yayınlanmayacaktır.

Top