Genel Yetkili Sendika

Beklentiler karşılıksız, sorunlar çözümsüz bırakılmamalıdır

Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Latif Selvi, Niğde, Aksaray, Karaman, Antalya ve Burdur şubeleri tarafından düzenlenen toplantılara katılarak, salgın sürecinde yaşanan sorunlar, sendikal çalışmalar ve eğitim gündemi hakkında değerlendirmelerde bulundu.


 

Latif Selvi, salgın sürecinde meydana gelen sıkıntıların, yaşanan sorunların giderilmesi için kararların hızlı bir şekilde, istişare edilerek alınması ve uygulanması gerektiğini ifade ederek, “Aksi takdirde, önemli kayıplar, telafisi zor sonuçlar ortaya çıkar” dedi.

Eğitim çalışanlarının çözüm bekleyen birçok sorunu bulunduğunu kaydeden Selvi, beklentilerin vaktinde karşılanması, sorunların zamana yayılmadan çözüme kavuşturulması gerektiğini belirterek, “Beklentilerin karşılıksız kalması hayal kırıklığına, sorunların çözümsüz bırakılması ise moral bozukluğuna, motivasyonun düşmesine ve başarısızlığa yol açmaktadır” şeklinde konuştu.

Vadedilmesinin üzerinden iki buçuk yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen hâlâ 3600 ek gösterge ve öğretmenlik meslek kanunu ile ilgili bir adımın atılmamış olmasını anlamakta güçlük çektiğini söyleyen Selvi, daha fazla zaman geçirilmeden verilen sözlerin gereğinin yerine getirilmesi çağrısında bulundu.



 

Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik bir an önce son bulmalıdır

Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik uygulamalarının hem öğretmenlik mesleğine zarar verdiğini hem de ciddi hak kayıplarına neden olduğunu dile getiren Selvi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aynı işi yapan öğretmenler arasında kadrolu-sözleşmeli ayrımı olması öğretmenlerimizin hem iş huzurunu hem de iç huzurunu bozmaktadır. Fakültelerin ilgili bölümlerinden mezun olmuş yüz binlerce öğretmen adayı atama beklerken, ücretli öğretmen istihdamı eğitim-öğretimi olumsuz etkilemekte ve güvencesiz istihdamın sebep olduğu olumsuz sosyal sonuçlara yol açmaktadır. Bu alanda yaşanan mağduriyetler görülmeli, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik uygulamaları bir an önce son bulmalıdır.”



 

Üniversite idari personelinin hak kayıpları önlenmelidir

Konuşmasında, üniversite idari personelinin yer değişikliği hakkı, yükseköğretim tazminatı, döner sermaye payı, geliştirme ödeneklerinden üniversite idari personelinin yararlanması, hülle atamalar, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavının merkezî ve iki yılda bir yapılması gibi konulara değinen Selvi, “Üniversite idari personeli, üniversitelerin idari özerk yapılarının mağduru olmamalıdır. Kadro unvanları veya görev tanımları itibarıyla üstlendikleri görev yeknesak olduğu için üniversitelerarası yer değişikliği haklarından yararlandırılmaları gerekir. Mevcut hukuki düzenlemeler buna imkân vermemekte; bu durum ise keyfî uygulamalara, gereksiz, uzun ve yıpratıcı dava süreçlerine neden olmaktadır. Bu itibarla üniversite idari personelinin üniversiteler arası merkezî isteğe bağlı ve mazerete dayalı yer değişikliğine imkân sağlayacak bir hukuki düzenleme Yükseköğretim Kurulu koordinatörlüğünde çıkarılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Üniversitelerdeki araştırma görevlilerinin artık 50/d maddesi kapsamında istihdam edildiklerini, bunun ise hem söz konusu maddenin amacına aykırı hem de araştırma görevlileri yönünden iş güvencesi hakkının ihlali niteliğinde olduğunu belirten Selvi, araştırma görevlilerinin doktoralarını bitirmesinin ardından işsiz kalmalarına neden olan 50/d sorunuyla mücadele etmek zorunda bırakıldıklarını vurguladı.



 

Görevde yükselme/unvan değişikliği sınavları için üç yılı aşmamak üzere düzenleme yapılacak olması önemlidir

Selvi, 4/C’den 4/B’ye geçen personelin mağduriyetleri, yardımcı hizmetler sınıfının kaldırılması, derece ve kademe ilerlemede mevcut sınırlandırmalara son verilmesi, döner sermayede adalet sağlanması ve ek ödemeye-ek göstergeye ilişkin çözüm önerilerinin dile getirildiği Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplantısına ilişkin olarak, “Kurulda alınan önemli kararlardan biri de görevde yükselme/unvan değişikliği sınavları için üç yılı aşmamak üzere düzenleme yapılacak olmasıdır. Bu kararı kamunun etkinliği ve verimliliği, adil kamu yönetimi ve nitelikli kamu hizmeti konusunda son derece önemli görüyoruz. Kariyer ve liyakat sistemi; ehliyet odaklı olarak, görevde yükselme ve unvan değişikliği bağlamındaki yeni düzenleme ve değişikliklerle, kamu görevlileri önceliğinde uygulama ve mevzuat bakımından doğru bir zeminde konumlanmış olacağı kanaatindeyiz” diye konuştu.



 

Yardımcı hizmetler sınıfı personeline fazla çalışmasının karşılığı olarak ücret ödenmelidir

Salgın sürecinde birçok farklı görevi bir arada yapmak zorunda kalan yardımcı hizmetler sınıfı personeline fazla çalışma karşılığı ücret ödenmesi gerektiğini söyleyen Selvi, sözlerini şöyle tamamladı: “Yardımcı hizmetler sınıfı personelinin hak kayıplarının önlenmesi için öncelikli olarak görev tanımlarındaki belirsizlik giderilmeli, keyfî görevlendirmelere zorlanmamalı ve fazla çalışmalarının karşılığı olarak ücret ödenmelidir.”;
 

Latif Selvi, programı kapsamında Niğde Valisi Yılmaz Şimşek’i, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhsin Kar’ı, Bor İlçe Millî Eğitim Müdürü Celalettin Özüdoğru’yu; Aksaray Valisi Hamza Aydoğdu’yu, Aksaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Şahin’i, İl Millî Eğitim Müdürü Hacı Ömer Kartal’ı; Karaman Millî Eğitim Müdürü Mehmet Çalışkan’ı, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Namık Ak’ı; Alanya Alaaddin Keykubat Üniversite Rektör’ü Prof. Dr. Ekrem Kalan’ı; Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı, Antalya Millî Eğitim Müdürü Hüseyin Er’i; Burdur Millî Eğitim Müdürü Emre Çay’ı, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz’ı ziyaret ederek, çalışmalar hakkında bilgi alışverişinde bulundu.