Genel Yetkili Sendika

Sorunların çözümü de kazanımların artması da örgütlü olmaktan geçiyor

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Kolukısa, İstanbul 1 No’lu Şube’nin divan toplantısında yönetim kurulu üyeleriyle istişarelerde bulunarak sendikal faaliyetleri ve eğitim gündemini değerlendirdi.   

Eğitim-Bir-Sen’in kurulduğu 1992 yılında anayasada sendikayla ilgili herhangi bir düzenleme, sendikacılıkla ilgili herhangi bir mevzuat olmadığını belirten Kolukısa, “İnanmanın gücü birlikte yol almanın kudretiyle bugünleri gördük. Türkiye’nin en büyük ve en güçlü sendikası olduk. Bizi bugünlere taşıyan en önemli etken insan odaklı, hizmet odaklı, çözüm odaklı sendikacılık anlayışımızdır. Bu topraklara olan aidiyetimiz gönül gönüle vererek, el ele vererek sorunların çözümü için dayanışma içinde olmamızdır. Bir hak varsa onu almak, çiğnenmiş bir hukuk varsa o mağduriyeti gidermek, eğitim çalışanlarının alın terinin karşılık bulması için mücadele etmek insanlığın faydasına olan her işte rol üstlenmektir” dedi.  


İmkânsız denilen 3600 ek gösterge mücadelemiz sayesinde artık mümkün

Kolukısa, bugüne kadar altı toplu sözleşmeyi geride bıraktıklarını ve yalnızca emekler karşılığını bulduğunda imza attıklarını anımsatarak şöyle devam etti:

“Kamu görevlerinin emeği karşılık bulmadığında masadan kalktık. Ama her halükarda sendikacılığa değer katan hamleler yaptık. Sendikalı olanların kazanması için stratejiler uyguladık. İşte 3600 ek gösterge ve toplu sözleşme aidatının 400 liraya çıkarılması bu bakış açımızın ve mücadelemizin bir sonucudur.3600 ek gösterge yıllardır her platformda dillendirdiğimiz, her defasında masaya taşıdığımız ve maalesef çözüm aşamasına getiremediğimiz bir konuydu. Azmimiz ve kararlılığımızın neticesinde bu toplu sözleşmede imkânsız denilen 3600 konusunu mümkün olacak şekilde karara bağladık.”



 

Toplu sözleşme ikramiyesiyle örgütlü olanlar kazandı

Mesleki örgütlenmelerin, ülkede sivil inisiyatiflerin gelişmesi, yeri geldiğinde çalışanların ve milletin sözcülüğünü yapması, demokratik tercihlerin daha saygın bir hale gelmesi için 30 yıldır mücadele verdiğini vurgulayan Kolukısa, “Sendikacılık kadar sendikalılığın da değerli olması için uzun yıllardır mücadele veriyoruz. Çalışma hayatının tüm sorunların çözümünün örgütlü olmaktan geçtiğine inanıyoruz. Bu değeri ortaya çıkarmak, karşılık bulmasını sağlamak için bu toplu sözleşme masasında toplu sözleşme ikramiyesini 134 liradan 400 liraya çıkararak örgütlü olanların kazanmasını sağladık” diye konuştu.

  


Meslek kanunu öğretmenliği tanımladığı kadar yukarıya taşımayı da hedeflemelidir

Öğretmenlik mesleğinin toplumsal algısının ve hukuki altyapısının güçlendirilerek mesleki bir kanuna sahip olunması gerektiğini vurgulayan Kolukısa, “Başarılı bir eğitim sistemi inşa etmenin ilk adımı öğretmenliğin toplumsal saygınlığını artırmaktan geçmektedir.  Öğretmenlere yönelik yeni politikalar geliştirilirken hem bugüne kadarki tecrübelere dayalı uygulamalar, hem de bilgiye dayalı araştırmalar dikkate alınmalıdır. Bu çerçevede, meslek kanunu öğretmenliği tanımladığı kadar yukarıya taşımayı da hedeflemelidir. Öğretmenlerin mevcut durumları, çalışma koşulları, sorunları ve talepleri konusunda yıllardır ortaya koyduğumuz çözüm önerileri bir kanun çerçevesinde düzenlenmeli ve bu konuda verilen vaat yerine getirilmelidir” diye konuştu.



 

Okulların açık kalması hijyen ortamının sağlanmasıyla hijyen ortamlarının sağlanması da personel istihdamıyla mümkündür

Milli Eğitim Bakanlığı’nın “71 bin 320 okulumuzdan yüz yüze eğitime ara veren okulumuz bulunmamaktadır” açıklamalarını anımsatan Kolukısa, “Okullarda eğitim yöneticilerinin ve öğretmenlerin salgın döneminde de görevlerini yerine getirebilmeleri hijyen ortamının sağlanmasıyla mümkündür. Tüm resmi eğitim kurumları aynı standartlara ve imkânlara sahip değilken eğitim yöneticilerini ve eğitim çalışanlarının hayatını tehlikeye atmamak ve onların çalışma ortamında stresini artırmanın önüne geçmek gerekiyor. Bu kapsamda ihtiyaç duyulan okullarda gerekirse Toplum Yararına Programlar (TYP) kapsamında çalışacak personel istihdamı yapılmalı ve ihtiyaç duyulan malzemelerin temini geciktirilmemelidir. Eğitimin yüz yüze devamı hijyen ortamının sağlanmasıyla mümkündür” şeklinde konuştu.